ENFLASYON BELİRSİZLİĞİNİN KREDİ HACMİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ
®
Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi
®
Electronic Journal of Social Sciences
www.esosder.org
ISSN:1304-0278
Temmuz/July(2021) - Cilt/Volume:20 - Sayı/Issue:79
(1370-1384)
ENFLASYON BELĠRSĠZLĠĞĠNĠN KREDĠ HACMĠ ÜZERĠNDEKĠ
ETKĠSĠ
EFFECT OF INFLATION UNCERTAINTY ON CREDIT VOLUME
Seray ERKAN1 - Servet CEYLAN2
Öz
Ekonomide enflasyon yüksekliği kadar enflasyon belirsizliği de diğer bütün sektörlerde olduğu gibi bankacılık
sektörünü olumsuz etkilemektedir. Enflasyon belirsizliğinin kredi piyasasında risk oluşturmakta ve piyasa
aksaklığı yaratarak kredi hacmini düşürmektedir. Çalışmada Türkiye ekonomisinde enflasyon belirsizliğinin
banka kredi hacmi üzerindeki olası etkisini araştırılmıştır. Bu amaçla ARDL yöntemine dayalı sınır testi
kullanılarak enflasyon belirsizliği ile kredi hacmi arasındaki uzun dönem ilişki incelenmiştir. Elde edilen
bulgular, iki değişken arasında uzun dönemli ilişki olduğunu ve Türkiye ekonomisinde enflasyon belirsizliğinin
kredi hacmini olumsuz etkilediğini göstermiştir.
Anahtar Kelimeler: Enflasyon belirsizliği, Kredi hacmi, Bankacılık sektörü, Asimetrik bilgi, ARDL
Abstract
Inflation uncertainty as well as the inflation rate affects the banking sector negatively as in all other sectors.
Inflation uncertainty poses a risk in the credit market and reduces the credit volume by creating market
disruption. This study investigates the potential impact of inflation uncertainty on the volume of bank loans in
Turkey's economy. For this purpose, the long-term relationship between inflation uncertainty and credit volume
was analyzed using the limit test based on the ARDL method. The findings showed that there are long-term
relationships between two variables that negatively affect the credit volume in Turkey's economy and inflation
uncertainty.
Keywords: Inflation uncertainty, Credit volume, Banking sector, Asymmetric information, ARDL
1
Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisat Anabilim Dalı İktisat Bölümü Doktora
Öğrencisi, , Orcid: 0000-0002-4760-3998
2
Prof Dr., Giresun Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü Öğretim
Üyesi, , Orcid: 0000-0001-7475-8322
Makale Türü: Araştırma Makalesi – Geliş Tarihi: 02.04.2020 – Kabul Tarihi: 05.06.2021
DOI:10.17755/esosder.713423
Atıf için: Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi, 2021;20(79): 1370-1384
Temmuz/July(2021) - Cilt/Volume:20 - Sayı/Issue:79
(1370-1384)
1.Giriş
Enflasyon literatürde çok fazla incelenen ve incelenmeye devam edilecek olan iktisadi
sorunlar arasında yer almaktadır. Hiç kuşkusuz yüksek ve istikrarsız bir enflasyonun
ekonomik büyüme ve gelir dağılımı gibi değişkenler üzerindeki olumsuz etkileri bu ilgide
önemli paya sahiptir. Dolayısıyla günümüz merkez bankalarının çoğunluğu temel amaç olarak
enflasyonu istikrarlı ve düşük seviyede tutmayı benimsemiştir. Türkiye'de uzun yıllar yüksek
ve istikrarsız seyreden enflasyon sorunu çözümü için 2006 yılında açık enflasyon hedeflemesi
rejimini benimsemiştir.
Enflasyonun yüksek ve istikrarsız olmasının oluşturduğu olumsuzlukların bir bölümü
enflasyon belirsizliği ile ilgilidir. Ekonomide enflasyon belirsizliği arttığında, istihdam
Mullineaux (1980), Holland (1986), üretim, büyüme Fischer (1993) ve yatırım Barro (1996)
gibi makroekonomik değişkenler olumsuz etkilenmekte ve bu da ekonomiye ağır yükler
getirmektedir. Enflasyon belirsizliğinin önemli etkilerinin görüldüğü sektörlerden biri de
bankacılık sektörüdür. Ekonominin can damarı olan bankacılık sektörü, fon arz ve talebine
aracılık ederek ve kaynak transferi yaparak, mali piyasanın hacmini genişletmek, milli gelir
ve istihdamı artırmaktadır. Bu anlamda mali sistemin temelini oluşturan bankalar, halkın
tasarruflarının toplanması, kullanım alanlarına dağıtılması ve hane halkının-işletmelerin
harcamalarını finanse etmeleri açısından ekonomide önemli bir rol oynamaktadır. Bankalar,
bireylerin-işletmelerin harcamalarını veya ihtiyaçlarını kredi kullandırma yoluyla finanse
ederler. Yüksek enflasyon ve yüksek enflasyondan kaynaklanan enflasyon belirsizliği kredi
piyasasında risk oluşturması ve piyasa aksaklığı yaratması açısından önemli etkiler ortaya
çıkabilmektedir.
Enflasyonun kredi piyasaları ve kredi hacmi üzerinde etkisini araştıran birçok yerli ve
yabancı kaynak olmasına rağmen, enflasyon belirsizliğinin kredi hacmi üzerindeki etkisini
araştıran kaynaklar sınırlıdır. Bu çalışma ile Türkiye ekonomisinde, 1985-2017 dönemi için
enflasyon belirsizliğinin kredi hacmi üzerindeki etkisi uygulamalı olarak ilk defa
incelenmiştir ve makale bu yönüyle iktisat literatürüne önemli bir katkı sağlayacaktır.
Çalışmanın Türkiye ekonomisi için yapılmış olması ise çalışmayı diğer yabancı kaynaklardan
farklı kılmaktadır.
Çalışmada, Türkiye ekonomisinde enflasyon belirsizliğinin banka kredi hacmi
üzerindeki olası etkisi zaman serisi yöntemleri vasıtasıyla araştırılmıştır. Bu amaç
doğrultusunda ikinci bölümde enflasyon belirsizliğinin nedeni ve etkileri üzerinde durulmuş
ve ilgili literatür sunulmuştur. İlerleyen bölümlerde araştırmada kullanılan yöntem ve veri seti
tanıtılmış, uygulama sonucunda ulaşılan bulgulara yer verilmiştir. Son bölümde ise bulgular
değerlendirilerek, çalışmanın genel bir değerlendirmesi yapılmıştır.
2. Teori ve Literatür
Enflasyon belirsizliğinin oluşmasında en önemli kaynağının enflasyonun kendisi
olduğu fikri öncelikle Okun (1971)'da yer almakla birlikte literatürde Friedman-Ball hipotezi
olarak adlandırılmaktadır. Okun (1971)'de 17 endüstrileşmiş OECD ülkesini içeren
çalışmasında enflasyonun yüksek olduğu ülkelerde aynı zamanda enflasyon değişkenliğinin
de mevcut olduğunu vurgulamıştır. Friedman, 1977'de yaptığı çalışmada yüksek enflasyonun,
enflasyon belirsizliğinin yükselmesine neden olduğunu belirtmiştir. Ball (1992) ise yüksek
enflasyonun enflasyon belirsizliğini artırdığını teorik bir çerçevede ele almış, muhafazakâr ve
liberal olarak oluşturduğu iki tür politikada da yüksek enflasyon dönemlerinin belirsizlik
ortaya çıkardığını iddia etmiştir.
Yüksek enflasyonun neden olduğu ekonomik olumsuzluklara benzer şekilde enflasyon
belirsizliği de makroekonomik değişkenler üzerine olumsuz etkilere sahiptir. Enflasyon
1371
Temmuz/July(2021) - Cilt/Volume:20 - Sayı/Issue:79
(1370-1384)
belirsizliğinin en büyük etkisi hiç kuşkusuz üretim, diğer bir ifade ile büyüme düzeyini
azaltılmasıdır. Friedman (1977)‟ın çalışmasında değindiği bu etki Holland (1988), Davis ve
Kannogo (1996), Grier ve Perry (2000), Hasanov (2008), Telatar (1996), Artan (2008) vb.
uygulamalı çalışmalarda tespit edilmiştir. Yüksek enflasyonun meydana çıkardığı belirsizlik
tasarrufları da etkilemektedir. Wachtel (1977) enflasyon belirsizliğinin gelecekteki fiyat ve
reel gelirin tahmin edilmesini zorlaştırdığı için bunun uzun dönemde tasarrufların
artırılmasına neden olacağını belirtmiştir. Deaton (1977) ve Howard (1977) beklenmeyen
enflasyonun varlığı dolayısıyla oluşan belirsizlik, bireyleri daha tedbirli davranmaya teşvik
edecek ve bu durumda bireylerin tasarruflarını artıracağını sunm (...truncated)