CAHİLİYE DÖNEMİ’NDE BİLGİ KAYNAĞI OLARAK KABUL EDİLEN “KEHÂNET VE FALCILIK İNANCININ EPİSTEMOLOJİK BAĞLAMDA DEĞERLENDİRİLMESİ

Genç Mütefekkirler Dergisi, Apr 2020

Cahiliye toplumunda kâhinlerin ve kehânetin özel ve önemli bir yeri vardır. Cahiliye toplumunda kendisini kâhin olarak niteleyen kişiler, toplumda ayrıcalıklı bir statüye sahiplerdi. Ayrıca kıyafet, yaşantı ve konuşma üslupları diğer insanlara nazaran farklılık arz ediyordu. Bu dönemde kâhinler, doğa üstü varlıklarla irtibata geçtiklerini ve gayb hakkında haberler verdiklerini iddia etmekteydiler. Cahiliye Dönemi’nde pek çok fonksiyonu icra eden kâhinler, hakemlik görevini de üstlenerek toplumsal sorunların çözülmesinde başvurulan bir konumdaydı. Kehânet kavramının yanında fala bakma ve fal okları da bilgi edinmek amacıyla bu dönemde başvurulan bir kaynaktı. Konumuzun temel tezini kâhinlerin doğa üstü varlıklarla iletişim halinde olma iddiası oluşturmaktadır. Çalışmamız boyunca kâhinlerin doğa üstü varlıklardan haber alma yönteminin felsefi bir yönü olan “mistik sezgi” bağlamında ele almaya çalışacağız. Elimizdeki veriler ışığında elde ettiğimiz bulgular bizi Cahiliye Döneminde yaygın olan kehanet ve falcılık inancının döneminin şartları içinde belli bir gerçeklik payı olmasına rağmen “epistemolojik açıdan” kesin bilgiye ulaşmada bir bilgi kaynağı olarak kabul edilemeyeceği bağlamında değerlendirmeye çalışacağız.

Article PDF cannot be displayed. You can download it here:

https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/1071119

CAHİLİYE DÖNEMİ’NDE BİLGİ KAYNAĞI OLARAK KABUL EDİLEN “KEHÂNET VE FALCILIK İNANCININ EPİSTEMOLOJİK BAĞLAMDA DEĞERLENDİRİLMESİ

Genç Mütefekkirler Dergisi Nisan 2020 CAHİLİYE DÖNEMİ’NDE BİLGİ KAYNAĞI OLARAK KABUL EDİLEN “KEHÂNET VE FALCILIK İNANCININ EPİSTEMOLOJİK BAĞLAMDA DEĞERLENDİRİLMESİ Müslüme KIZMAZ* Özet Cahiliye toplumunda kâhinlerin ve kehânetin özel ve önemli bir yeri vardır. Cahiliye toplumunda kendisini kâhin olarak niteleyen kişiler, toplumda ayrıcalıklı bir statüye sahiplerdi. Ayrıca kıyafet, yaşantı ve konuşma üslupları diğer insanlara nazaran farklılık arz ediyordu. Bu dönemde kâhinler, doğa üstü varlıklarla irtibata geçtiklerini ve gayb hakkında haberler verdiklerini iddia etmekteydiler. Cahiliye Dönemi’nde pek çok fonksiyonu icra eden kâhinler, hakemlik görevini de üstlenerek toplumsal sorunların çözülmesinde başvurulan bir konumdaydı. Kehânet kavramının yanında fala bakma ve fal okları da bilgi edinmek amacıyla bu dönemde başvurulan bir kaynaktı. Konumuzun temel tezini kâhinlerin doğa üstü varlıklarla iletişim halinde olma iddiası oluşturmaktadır. Çalışmamız boyunca kâhinlerin doğa üstü varlıklardan haber alma yönteminin felsefi bir yönü olan “mistik sezgi” bağlamında ele almaya çalışacağız. Elimizdeki veriler ışığında elde ettiğimiz bulgular bizi Cahiliye Döneminde yaygın olan kehanet ve falcılık inancının döneminin şartları içinde belli bir gerçeklik payı olmasına rağmen “epistemolojik açıdan” kesin bilgiye ulaşmada bir bilgi kaynağı olarak kabul edilemeyeceği bağlamında değerlendirmeye çalışacağız. Anahtar Kelimeler: Kâhin, Kehânet, Epistemoloji, Sezgi, Mistik Sezgi, Cahiliye. 19 Genç Mütefekkirler Dergisi Nisan 2020 EVALUATION of PROPHECY and FORTUNE TELLING BELIEF WHICH is ACCEPTED AS an INFORMATION SOURCE in the PERIOD of JAHILIYYAH in an EPISTEMOLOGIAL CONTEXT Abstract Prophecies and prophecy have a special place in the Jahiliyyah society. People who described themselves as prophets in the Jahiliyyah community had a priveleged status in society. İn addition, the style of clothing, life and speech differed from other people. At this time, prophecies claimed that they had contacted the supernatural beings and reported on invisible. The prophets who performed many functions during the Jahiliyyah Period were also in a position to be used in solving social problems by undertaking the role of arbitrator. In addition to, fortune-telling and fortune-telling arrows were also a resource used in this period for information. The main thesis of our subject is te assertion that the prophets are in contact with the supernatural beings. Throughout our work, we will try to address it is the context of “mystic intuition” a philosophical perspective of how priests receive news from supernatural beings. In the light of the data we have, we will try to evaluate us in the context of the fact that although the belief in divination and fortune-telling, which was common in the Jahiliyyah Period, has a certain reality share in the conditions of the period, it cannot be accepted as an information source in reaching certain information “epistemologically”. Keywords: Prophet, Prophecy, Epistemology, Intuition, Mystic intuition, Jahiliyyah. 20 Genç Mütefekkirler Dergisi Nisan 2020 A. Cahiliye Toplumunda Kehanet İnsanlığın var oluşunun başlangıcından İslâm öncesi döneme kadar kehanetin, toplumu ilgilendiren tüm konularda başvurulan bir olgu olduğu ve kâhinlerin, halkın problemlerine çözüm bulan kimseler olarak toplum nezdinde önemli bir kimlik kazandığı görülmektedir. Cahiliye Araplarının zorlu çöl koşullarında işlerine hayatlarını kolaylaştıran bu malumatı, Keldânî medeniyetinden miras kaldığı bilinmekte olup ve Önceki Hint medeniyetinin, Mısırlıların, Yunanlıların ve bunların dışında başka kavimlerin de bu malumatı Sümerliler vasıtasıyla Keldânîlerden aldığı kabul edilmektedir.1 İslâm öncesi Arap toplumunda olduğu gibi geçmiş dönemlerde de kâhinlerden çeşitli konuların çözümlenmesi amacıyla kehanetlerde bulunmaları talep ediliyordu. Geçmişten bugüne kadar kabul gören tedavi usulleri arasında yer alan sihirle tedavi yöntemi önceki toplumlarda bir hayli yaygınlık kazandığı kaynaklarda yer almaktadır. İslâm öncesi Arap toplumunda kâhinlere tedavi ettirme yöntemi de mevcuttu. Bu anlayışın gelişmesinde zaman içinde bazı bilgilerin terk edilmesi ya da kutsallaştırılması ve buna bağlı olarak da insanların bilgi bakımından geri kalması etkili olmuştur.2 Kehanetin bir başka çeşidi olan yıldızlara bakarak kehanette bulunmanın da önceki toplumlarda yaygın olarak kullanıldığı görülmektedir. Yezdicert Yemen hükümdarı olduğunda çocuğu Behram’ın doğmasıyla beraber beldesindeki tüm kahin ve müneccimleri sarayına davet edip çocuğunun ileriki yaşamında karşı karşıya geleceği olaylarla ilgili bir inceleme yapıp bunu raporlaştırmalarını istemiştir. Onlar da, güneşin burcunu ve yıldızların çıkışlarını tespit ettikten sonra çocuğun geleceğiyle ilgili şeyleri Yezdicert’e rapor edip bildirmeleri olayı bu duruma örnek olarak gösterilebilir.3 Gelecekten haber verme yöntemi olan falcılık ise Cahiliye Arap toplumunda genellikle kullanılan bir araçtır. Günlük yaşamlarında meydana gelen tabii olaylara bir doğaüstülük durumu kazandırılmaya çalışılmıştır. Özellikle * Yüksek Lisans Öğrencisi. Kahramanmaraş Sütçü İmam Ünv. Sosyal Bilimler Ens. Felsefe ve Din Bilimleri Felsefe Tarihi Anabilim Dalı, . 1.Mehmet Bölükbaşı, Cahiliye Devri Araplarında Kehânet ve Kâhinlik, Nüsha Dergisi, Sayı: 47, Yıl: 2018, s. 131. 2 Ayten Yılmaz, İslam Öncesi Arap Toplumunda Kehânet, Yüksek Lisans Tezi, Sakarya Ünv. Sosyal Bilimler Ens., Sakarya, 2007, s. 8. 3 Bölükbaşı, Cahiliye Devri Araplarında Kehânet ve Kâhinlik, s. 132. 21 Genç Mütefekkirler Dergisi Nisan 2020 nesnelere ve olaylara atfedilen uğurlu ya da uğursuzluk nitelemeleri Cahiliye Arap toplumunda fal ve falcılığa inanma eğilimini artırmıştır. Bu anlayış doğrultusunda Cahiliye döneminde farklı falcılık çeşitleri ortaya çıkmıştır. 4 1.1.Kehanet Kavramı ve Cahiliye Toplumunda Kehanet Tanımları Arapça gramerinde ‫ كهن‬fiilinden türetilerek ‘gayb ile ilgili haber vermek’ manasına gelmektedir. Diğer dillerde kehanet kelimesinin etimolojisine bakacak olursak; Grekçe μαθεῖν (mathein, öğrenmek) manasına gelen ve günümüzde İngilizcede –mancy sonekinin arkaik kökünü oluşturan fiilden türemiş bir kelimedir. Latincede ise divinatio (ilahi bilgi) halinde isim olarak kullanılan bir kelimedir. Divinatio sözcüğü, divus (Tanrı) sözcüğünün, divinus (İlâhî olan ile ilişkin, İlâhî alana ait) şekliyle türetilmesi sonucunda meydana gelen divino (istikbali görmek, kehanette bulunmak) fiilinin isimleşmiş çekimidir. Yani bu sözcüğün kapsamında ilahî, tanrısal bir bilgiyi barındırmaktadır. 5 Bazılarına göre, bu kehanet uygulamaları Arap toplumuna farklı kavimlerden gelmiştir. Kehânetin Keldani kökenli olduğunu iddia edenler, bu isimlendirmeyi Arap gramerinde bu mesleği icra edenleri ‘hâzi’ olarak adlandırılmasına dayandırmaktadırlar.6 Araplar arasında ileride meydana gelecek hadiseleri bildiğini iddia eden birçok kâhin bulunmaktaydı. Bu kimseler, sahip olduklarını söyledikleri metafizik v (...truncated)


This is a preview of a remote PDF: https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/1071119
Article home page: https://dergipark.org.tr/en/pub/gemder/issue/53995/726080

Müslüme KIZMAZ. CAHİLİYE DÖNEMİ’NDE BİLGİ KAYNAĞI OLARAK KABUL EDİLEN “KEHÂNET VE FALCILIK İNANCININ EPİSTEMOLOJİK BAĞLAMDA DEĞERLENDİRİLMESİ, Genç Mütefekkirler Dergisi, 2020, pp. 19-33, Volume 1, Issue 1,