Aşın kutu yahut kutsuz aş
594 / RumeliDE Journal of Language and Literature Studies 2021.23 (June)
Ritual of food or food without ritual / M. Atasever (pp. 594-606)
38. Aşın kutu yahut kutsuz aş
Muhammet ATASEVER1
APA: Atasever, M. (2021). Aşın kutu yahut kutsuz aş. RumeliDE Dil ve Edebiyat Araştırmaları
Dergisi, (23), 594-606. DOI: 10.29000/rumelide.949499.
Öz
Tarihi, coğrafi, dini ve sosyolojik sebeplerden Türk ailesi, kadın egemen yapıdan ataerkilliğe ve
sonrasında eşitlikçi aileye doğru üç farklı kültürel geçiş aşaması takip eder. Her bir aile tipi kendine
haiz özelliklere sahiptir ve toplumsal cinsiyet de buna göre şekillenir. Ailede otoritenin tekilliği ya
da bölünmüşlüğü, kadın-erkek arasındaki görev dağılımında değişiklikleri beraberinde getirse dahi;
kadın, toplumun kendisine verdiği birçok vazifesi ile birlikte doyurmak görevini daima üstlenir ve
bu yükümlülük hemen hiçbir değişikliğe uğramadan günümüze kadar intikal eder. Türklerde aş
yahut aş verme toplumbilimsel mana ve bağlamda çok yönlü bir eylemdir. Yemeğin hazırlık evresi,
boş vakit kavramına yabancı olan Türk kadınının bir araya geldiği, sohbetler ettiği, işi ve aşı
kolaylaştırdığı sosyalleşme alanlarından birisidir. Söz konusu buluşmalar bilgi alışverişinin
yapıldığı, yeni nesillere birikimlerin, Türkün örf ve adetinin aktarıldığı okullardır. Kadın burada
toplumsallaşırken geleneğin icrası ve sonraki kuşaklara nakli konusunda önemli bir görev ifa eder.
Böylelikle kadının örtük veya açık bu eğitimi, yalnızca tekil bir eylem olmaktan çıkar ve kültürün
yaratıldığı, yaşatıldığı bir fiile dönüşür. Çalışmada, toplumun eril ve dişil fertlere taksim edilen
ödevler neticesinde, ocak ve etrafında teşekkül eden vazifelerin kadına yüklendiği, görev
dağılımının Türk kültüründe yer alan kız çocuğun erkek çocuktan değersiz, arka plânda veya farklı
konumda düşünülüp görülmesi ile ilişkisi, toplumsal cinsiyet bağlamında kadın ve erkeğin
sofradaki rolü üzerinde durulmuştur. Türkün konukseverliği bilhassa Dîvânu Lugâti’t-Türk’ten
konu bağlamında verilen örneklerle gösterilmiş, aş ve aşın siyasi, sosyal ve ekonomik fonksiyonu
değerlendirilmiş, Türk tefekkürüne göre uğur ve bereketine inanılan aşın, Barak Ovası’nı yurt tutan
Çarganlı Türkmenleri arasında, kadın eli ile kutsuz aşa ve akabinde bir halk inanmasına nasıl
dönüştüğüne değinilmiştir.
Anahtar kelimeler: Barak Ovası, Türkmenler, toplumsal cinsiyet, kadın, aş/yemek, kut
Ritual of food or food without ritual
Abstract
The Turkish family follows three different stages of cultural transition from a woman-dominated
structure to patriarchy and then to an egalitarian family due to multifarious historical, geographical,
religious, and sociological reasons. Each family type has its own characteristics and gender is
shaped accordingly. Even if the singularity or division of authority in the family leads to changes in
the distribution of duties between men and women, the woman always assumes the duty of feeding,
along with the many duties assigned to her by the society, and this obligation has been transferred
to present-day without any change. Food or organizing feasts in Turkic societies is a multi-faceted
event in sociological meaning and context. The preparation phase of the feast is one of the
1
Öğr. Gör. Dr., Kilis 7 Aralık Üniversitesi, Rektörlük, Türk Dili Bölümü (Kilis, Türkiye), ,
ORCID ID: 0000-0002-9633-8297 [Araştırma makalesi, Makale kayıt tarihi: 17.03.2021-kabul tarihi: 20.06.2021; DOI:
10.29000/rumelide.949499]
Adres
RumeliDE Dil ve Edebiyat Araştırmaları Dergisi
Osmanağa Mahallesi, Mürver Çiçeği Sokak, No:14/8
Kadıköy - İSTANBUL / TÜRKİYE 34714
e-posta:
tel: +90 505 7958124, +90 216 773 0 616
Address
RumeliDE Journal of Language and Literature Studies
Osmanağa Mahallesi, Mürver Çiçeği Sokak, No:14/8
Kadıköy - ISTANBUL / TURKEY 34714
e-mail: ,
phone: +90 505 7958124, +90 216 773 0 616
RumeliDE Dil ve Edebiyat Araştırmaları Dergisi 2021.23 (Haziran)/ 595
Aşın kutu yahut kutsuz aş / M. Atasever (594-606. s.)
socializing areas where Turkish women, who are not familiar with the concept of leisure time in a
secular sense, come together, have conversations, and facilitate the work. These gatherings are
schools where information is exchanged, knowledge and customs of Turks are passed on to new
generations. While the woman here is socialized here, she fulfills an important duty in the execution
of tradition and its transfer to the next generations. Thus, the implicit or explicit education of
women ceases to be just a singular act but turns into an act in which culture is created and
sustained. This study focuses on the elements in which the duties in the hearth and its surroundings
are attributed to the woman, girls are considered inferior or in worthless position compared to boys
in the distribution of the tasks, and the role of man and woman at the table is considered. The
hospitality of the Turkish people is highlighted with examples form Divanu Lugâti't-Türk; political,
social and economic function of food is evaluated, and how food, believed to be fortune and
blessing, was turned into a ritualistic feast and folk belief with the touch woman's hand among
Tsargani Turkmens in Barak Plains.
Keywords: Barak Plain, Turkmens, gender, woman, food, ritual
Giriş
Yemek, toplumbilimsel, ruhbilimsel, dinsel, sanatsal ve tarihi boyutlara sahip, toplumu yansıtan ve
onun coğrafyasını ele veren bir olgudur. Aş, yalnızca hazırlanan ve sonrasında tüketilen bir gıda
değildir. Yemekte kullanılan malzemeden pişirme şekillerine, yenilen ve yenmeyen gıdalara, yemeğin
ikram ediliş usulüne, yemek yapmakla vazifeli kişiye, sofrada oturma düzenine, yemeğin yapıldığı
ortamın şartlarına, yemek ile ilgili halk inanmalarına kadar; yemek etrafında bir kültür şekillenir ve
yemek bir kimlik kazanır.
Medeni toplumların ve siyasi otoritelerin dahi beslenme üzerine geliştiği, inşa edildiği düşüncesinde
olan Standage’e göre, ilkel kabilelerden günümüze kadar kadim topluluklar dini, ekonomik ve sosyal
sistemleri gıda üretim ve dağıtımı temelliydi. Tarım ile başlayıp depolama, sulama sistemlerinin
gelişmesi merkezi siyasi güçleri, bu da besin, ödeme ve vergi sistemini oluşturmuştur. Besin aynı
zamanda iktidarın gücünü tanımlayan ve pekiştiren bir unsur haline gelmiştir (2016: s.12).
Konar-göçer Türk boylarında benzer biçimde siyasi birlikteliklerin tesisini, itaat ve güç denklemini
değerlendiren Beşirli’ye göre, karizmatik otoriteye dayalı olarak tesis edilen birlikteliklerde hakanın
güçlü olması ve beslemeye dayalı vasıflarını ön plânda tutması ve siyasal hiyerarşiyi koruması törensel
pratiklerin önemli bir unsuru olarak ön plâna çıkmaktadır (2011: s.111). Eski Türklerde olduğu gibi
Selçuklu ve Osmanlıda da yemek siyasi bir güç olarak görülmeye devam etmiştir; ancak yedirmek veya
cömertlik aynı zamanda dini gayelerle de yapıldığı için İslam’ın kabulünden sonra mesele iki boyutlu
bir hal almıştır. Orta Asya’daki misafirperverlik ananesinin yerini vakıflar almıştır (Közleme, 2013:
s.391).
Aş ve aş vermenin otorite, (...truncated)