İBN SÎNÂ'DA VARLIK KAVRAMININ KULLANIM ŞEKLİ VE ŞEHRİSTÂNÎ'NİN ELEŞTİRİLERİ
İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 2013, 28, 9-32
İbn Sînâ’da Varlık Kavramının Kullanım Şekli ve Şehristânî’nin
Eleştirileri
Ömer Ali YILDIRIM
Arş. Gör. Dr., Şırnak Üniversitesi, #lahiyat Fakültesi, #slam Felsefesi
İBN SÎNÂ’DA VARLIK KAVRAMININ
KULLANIM ŞEKLİ VE ŞEHRİSTÂNÎ’NİN
ELEŞTİRİLERİ
Ömer Ali YILDIRIM*
Öz
#bn Sînâ felsefesi, #slam düşüncesi tarihi boyunca farklı değerlendirme ve eleştirilere
tâbi tutulmuştur. Daha çok kelâmcı ve dinler tarihçisi kimliğiyle tanınan Şehristânî, #bn
Sînâ’nın metafizik konularındaki görüşlerini eleştirmek için Musâra‘atü’l-felâsife adlı bir eser
kaleme almıştır. Bu makale kapsamında onun adı geçen eserde #bn Sînâ’nın varlık kavramını
kullanım tarzına yönelik dile getirdiği eleştirileri inceleyecek ve yapılan değerlendirmelerin
arkasından, bu eleştirilerin isabetli ya da isabetsiz oldukları noktasında bir sonuca varmaya
çalışacağız.
ri
Anahtar Kelimeler: Şehristânî, #bn Sînâ, varlık, zorunlu varlık, mümkün varlık, eleşti-
***
Abstract
Usage Style of Notion of Existence in Ibn Sīnā and Criticism of Shahristānī
Ibn Sīnā’s philosophy has been exposed different assesment and criticism during the
Islamic thought history. Shahristānī who known generally as a mutakallim and historian of
religion wrote a book which called Musâra‘atü’l-felâsife in order to criticize metaphysical views
of Ibn Sīnā’s. In this study, I will examine his criticism that took place in the mentioned book
against Ibn Sīnā’s usage style of the notion of existence and behind the assesments we will try
to reach a conclusion about these criticism whether accuracy or not.
Key words: Shahristānī, Ibn Sīnā, existence, nessesary being, possible being, criticism
* Arş. Gör. Dr., Şırnak Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi, İslam Felsefesi.
9
İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 2013, 28
Giriş
Şehristânî, #bn Sînâ metafiziğini eleştirmek maksadıyla kaleme
aldığı Musâra‘atü’l-felâsife’de #bn Sînâ’nın varlığı kavrayış tarzına karşı
önemli eleştiriler ortaya koyar. Bilhassa varlık lafzının kullanımına odaklanan bu eleştiriler, ağırlıklı olarak eserin ikinci bölümünde işlenir. Kitabın bu bölümü üzerine bir makale yayınlayan Ömer Mahir Alper, önemli çalışmasında Şehristânî’nin eleştirilerini, #bn Sînâ’nın varlık tasnifini
merkeze alarak incelemektedir.1 Biz, burada konuyu farklı bir yönden, #bn
Sînâ’da varlık kavramının kapsam ve kullanım tarzını dikkate alarak
inceleyeceğiz.
Ömer Mahir Alper’in bahsedilen makalesinde de tespit ettiği üzere
Şehristânî’nin bu mevzudaki temel iddiası #bn Sînâ’nın varlığı cins ya da
cins hükmünde genel bir kavram olarak tasavvur ettiği savına dayanmaktadır.2 Şehristânî’nin bu iddiasının varlık kavramının kapsamı ve kullanım
biçimiyle ilgili bir boyutu da vardır. Konuyla ilgili #bn Sînâ’nın eserlerinden alıntılar yapan Şehristânî’nin eleştirilerini burada üç kısımda inceleyebiliriz.
A- İbn Sînâ’da Varlık Kavramının Müşekkek ya da Mutavatılığı
Tartışması
Şehristânî ilk eleştirisine konu hakkında #bn Sînâ’nın sözlerinde
bulunduğunu iddia ettiği çelişkileri ortaya koymakla başlar. Onun #bn
Sînâ’nın sözlerinde bulunduğunu iddia ettiği çelişki ve bu düzlemdeki
tartışması, temelde varlık kavramının mutavatı ya da müşekkek olarak
kullanılmasıyla ilgilidir. O, #bn Sînâ’nın zorunlu varlık hakkındaki şu iki
önermesi arasında çelişki bulunduğunu söyler:
Zorunlu varlık bazen zâtı ile bazen de zâtı dışındaki bir şeyle zorunlu olur.
1
2
10
Bkz., Ömer Mahir Alper, “Şehristânî’nin #bn Sînâ Eleştirisi: #bn Sînâ’nın Varlık Tasnifinde
Çelişki Nerede?” Uluslararası !bn Sînâ Sempozyumu Bildiriler, (2008, !stanbul), Editörler: Mehmet Mazak, Nevzat Özkaya, (#stanbul: #stanbul Büyük Şehir Belediyesi Kültür A.Ş., 2008), s.
256-274.
Bkz., Ömer Mahir Alper, “Şehristânî’nin #bn Sînâ Eleştirisi: #bn Sînâ’nın Varlık Tasnifinde
Çelişki Nerede?”, s. 271.
2
Yıldırım, İbn Sînâ’da Varlık Kavramının Kullanım Şekli ve Şehristânî’nin Eleştirileri
#ki zorunlu varlığın, varlığın zorunluluğunda, varlığın zorunluluğu her ikisini de cins ya da gereklilik [bakımından eşit] olarak kapsayacak
şekilde, ortaklık etmeleri tutarlı olmaz.3
Şehristânî, bu iki önermenin birbirleriyle çeliştiğini iddia eder. #bn
Sînâ birinci önermede zorunluluğu iki kısım için de genel anlamda kullanmıştır. Bundan dolayıdır ki daha sonra kısımlandırma yapılabilmiştir.
Kısımlandırmanın yapılması varlığın zorunluluğunun genel olarak anlaşıldığını göstermektedir. #kinci önermede ise zorunluluk tek bir varlığa
tahsis edilmeye çalışılmıştır. Bu önermeye göre varlığın zorunluluğu noktasında birbirine eşit olan iki zorunlu varlık bulunması mümkün değildir.
Bir başka ifadeyle, birinci önermede zorunlu varlık, zatı ile zorunlu ve zatı
dışındaki bir şeyle zorunlu olarak iki kısmı da eşit bir şekilde kapsamak
üzere ikiye ayrılmasından hareketle ileri sürülebileceği üzere genel bir
anlamda kullanılmıştır. #kinci önermedeyse “zorunlu varlık” kavramının
genel bir kavram olamayacağı dolayısıyla da varlığın zorunluluğunda
ortaklık eden iki zorunlu varlık düşünülemeyeceği ifade edilmektedir.
Şehristânî bu iddiasını, #bn Sînâ’nın “Varlıktan (vücud) şüphe etmeyiz ve varlık ya zâtı ile zorunlu ya da zâtı ile mümkündür.” ifadesiyle
pekiştirir. Ona göre, burada mümkün varlık zorunlu varlığa, O’nun birliğine ve kendinden başkasına muhtaç olmayan mutlak varlık olmasına
zarar verecek şekilde varlıkta bir kısım olarak zikredilmiştir. Şöyle ki; bu
kısımlandırma ancak varlığın varlık olmak bakımından (vücudiyye) her
iki kısmı da yani zâtı ile zorunlu olanı ve zâtı ile mümkün olanı eşit olarak
kapsaması durumunda yapılabilir. Genel bir anlamda kullanılmasından
dolayı da varlık, cins ya da cins hükmündeki bir gereklilik olacaktır. Aynı
şekilde zorunlu ya da mümkün kısımlarından birisi de ayrım ya da ayrım
hükmünde olacaktır. Bu da zorunlu varlığın zâtının, cins ve fasıldan ya da
cins ve fasıl hükmünde olan gerekliliklerden meydana gelen birleşik bir
varlık olarak kavranmasını gerektirecektir.4
Şehristânî bu itirazına karşı, varlığın her iki kısmı eşit bir şekilde
kapsayan mutavatı5 bir isim olarak değil de müşekkek6 bir isim olarak
3
4
5
Şehristânî, Musâra‘atü’l-felâsife, Struggling with the philosopher: A refutation of Avicenna’s metaphysics, translated by Wilferd Madelung, Toby Mayer, (Arapça aslıyla birlikte basım, atıflar
eserin Arapça kısmınadır), (London: I.B.Tauris, 2001), s. 25.
Şehristânî, Musâra‘a, s. 30-31. Krş., #bn Sînâ, Kitâbü’n-Necât, thk. Mâcit Fahri, (Beyrut: Dârü’lÂfâki’l-Cedîde, 1982), s. 271.
Mutavâtı’; manası ve doğruluğu zihindeki fertlerinde ve dış dünyadaki fertlerinde eşit bir
şekilde meydana gelen bütün(küllî)dür. Buna, zihindeki ve dış dünyada fertleri birbirlerini
eşit bir şekilde kapsayan “insan” ve “güneş” lafızları örnek olarak verilebilir. Bkz., Seyid Şerif
el-Cürcânî, Kitâbü’t-Ta‘rifât, (Beyrut: Mektebetü Lübnan, 1980), s. 210. Gazzâlî, bu kavramın
aralarında denklik ve ortaklık bulunan şeyler için kullanıldığını ifade eder. Buna göre iki
3
11
İstanbul Üniversitesi İlahiy (...truncated)