İbn Sinâ'da Varlığın Kısımlandırılması ve Şehristâni'nin Eleştirileri
İbn Sînâ’da Varlığın Kısımlandırılması ve
Şehristânî’nin Eleştirileri
Ömer Ali Yıldırım*1
Özet
İbn Sînâ metafiziğine karşı eleştirel bir eser kaleme alan Şehristânî,
Musâra‘atü’l-felâsife adını verdiği kitabında ilk problem olarak İbn Sînâ’nın varlığı
kısımlandırmasını inceler. İbn Sînâ’da iki farklı varlık tasnifi olduğunu iddia eden
Şehristânî, İbn Sînâ ontolojisindeki zorunlu – mümkün ve cevher – araz şeklindeki
kısımlandırmayı birbiriyle çelişen iki farklı tasnif olarak kabul eder ve buna ilişkin
eleştiriler getirir. Şehristânî, diğer eleştirilerini de İbn Sînâ’nın varlık kısımlandırmasının bazı yerlerinde lâfzî eksiklikler bulunduğu ve onun kısımlandırmasının
kapsayıcı bir tasnif de olmadığı gibi iddialar üzerine inşa eder. Bu çalışmada onun
bu iddia ve eleştirilerinin bir değerlendirilmesi yapılacaktır.
Anahtar Kelimeler: Şehristânî, İbn Sînâ, varlık kısımlandırması, eleştiri, zorunlu, mümkün, cevher, araz
Classification of Existence in Ibn Sīnā and Shahristānī’s
Criticisms on him
Abstract
Shahristānī, who wrote a critical work on Ibn Sīnā’s metaphysics, examined
Ibn Sīnā’s classification of existence as the first problem in the book Musāra‘atü’lfelāsīfe. Shahristānī claimed that Ibn Sīnā had two different existence classifications
in his ontology which are necessary – possible and substance – accident and these
classfications were conflicting with each other. Therefore, he brought criticisms into
the complication. Shahristānī built his other criticisms on claiming that in some
places of Ibn Sīnā’s classification is literally incompleted and his classification is not
comprehensive. In this study evaluation’s his claims and critisms will be made.
Key words: Shahristānī, Ibn Sīnā, classification of entity, critisims,
nessessary, possible, substance, accident
*
Yrd. Doç. Dr., Şırnak Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Felsefesi Anabilim Dalı
Şırnak Üniversitesi
İlahiyat Fakültesi
Dergisi
2012/2 yıl: 3 cilt: III sayı: 6
İbn Sînâ’da Varlığın Kısımlandırılması ve Şehristânî’nin Eleştirileri
Giriş
İslam dünyasında, felsefi bilginin kendini entelektüel çevrelere güçlü bir şekilde kabul ettirdiği ve İbn Sînâ’nın şöhretinin yaygınlaştığı bir dönemde yaşayan
Şehristânî, felsefî ilimlerle yakından ilgilenmiştir. Onun bu ilgisi sadece felsefe
tarihi yazarlığı boyutunda kalmamış, İbn Sînâ gibi bu alanda otorite kabul edilen bir filozofa karşı eleştiriler getirerek kendi görüşlerini de ortaya koymuştur.
Gazzâlî’nin aralarında özellikle İbn Sînâ’nın ismini öne çıkararak diğer İslam filozoflarını da hedef aldığı meşhur eseri Tehâfütü’l-felâsife’den sonra doğrudan İbn
Sînâ’nın metafiziğine karşı Musâra‘atü’l-felâsife’yi yazan Şehristânî, bu eserinde
İbn Sînâ’ya karşı eleştirileri yanında kendi görüşlerini de ortaya koyar. Temelde
beş bölümden oluşan eser, doğrudan metafizik konularına yoğunlaşır. Onun eleştirilerinden ilki, İbn Sînâ’nın varlığı kısımlandırmasıyla ilgilidir. Şehristânî’nin
İbn Sînâ’ya yönelik varlığın kısımlandırılması konusundaki eleştirilerini değerlendiren bir makale kaleme alan Ömer Mahir Alper çalışmasında problemi, İbn
Sînâ’nın varlığı kavrayış tarzı ve bu düzlemdeki varlık anlayışı doğrultusunda işlerken1 biz burada Şehristânî’nin doğrudan İbn Sînâ’nın varlık tasnifi konusundaki
eleştirilerini inceleyeceğiz.
A- İbn Sînâ’da Birbiri ile Çelişen İki Varlık Kısımlandırması Olduğu Eleştirisi
Şehristânî, varlığı kısımlandırma konusunda İbn Sînâ’yı eleştirisine Kitâbü’nNecât’tan yaptığı bir alıntı ile başlar.2 Uzunca sayılabilecek bu iktibastan sonra İbn
1
2
Bkz. Ömer Mahir Alper, “Şehristânî’nin İbn Sînâ Eleştirisi: İbn Sînâ’nın Varlık Tasnifinde Çelişki Nerede?”
Uluslararası İbn Sînâ Sempozyumu Bildiriler, (2008, İstanbul), Editörler: Mehmet Mazak, Nevzat Özkaya, (İstanbul, İstanbul Büyük Şehir Belediyesi Kültür A.Ş., 2008), s. 256-274.
Şehristânî, Musâra‘atü’l-felâsife, Struggling with the philosopher: A refutation of Avicenna’s Metaphysics, trans-
30
Şırnak Üniversitesi
İlahiyat Fakültesi
Dergisi
Sînâ’nın metinlerinde iki farklı varlık tasnifi bulunduğunu iddia eder. Ona göre
İbn Sînâ varlığı (vücûd) önce cevher ve araz olarak iki kısma ayırmış daha sonra
zorunlu varlığın ispatına dair bölümde ise varlığı “zorunlu” ve “mümkün” olarak
farklı bir tasnife tabi tutmuştur.3
Şehristânî’nin bu iddialarının İbn Sînâ’nın metinlerinden hareketle incelenmesi gerekmektedir. İbn Sînâ’nın metinlerinde cevherle ilgili kısımlara döndüğümüzde cevher – araz ayrımının Şehristânî’nin mutlak varlık diye ifade ettiği varlığa
dair bir kısımlandırma olmadığı görülür.5 Dahası Tûsî’nin de ifade ettiği gibi mut-
3
4
5
İbn Sînâ’da Varlığın Kısımlandırılması ve Şehristânî’nin Eleştirileri
O, itirazını belirginleştirmek için varlığın cevher ve araz olarak kısımlandırılmasının mutlak varlığa ait bir kısımlandırma mı, yoksa mümkün varlığa ait bir
kısımlandırma mı olduğunu sorar. Olası cevapları dikkate alarak itirazını şekillendirir. Eğer bu kısımlandırma mutlak varlığa dair bir kısımlandırma ise o takdirde
zorunlu varlığı cevher olarak kabul etmek gerekecektir. Varlık kısımlandırmasında zorunlu varlıkla birlikte bulunan diğer kısım da yani mümkün varlık da araz
olacaktır. Zorunlu varlık cevher olarak kavrandığında ise kısımlandırma devam
ettiğinden cevher olan zorunlu varlık, zâtı ile zorunlu ve zâtı ile mümkün şeklinde
ikiye ayrılacak, burada cevherlik cins anlamında iken zorunluluk da ayrım (fasl)
anlamına gelecektir ki bu durumda da zorunlu varlık cins ve ayrımdan müteşekkil
bileşik bir varlık olacaktır. Şehristânî bu iddiasını, İbn Sînâ’nın metinlerinde cevhere dair yaptığı betimlemenin teyit ettiği kanaatindedir. Nitekim İbn Sînâ’ya göre
“Cevher, bir konuda bulunmaksızın var olandır.” Yine zorunlu varlık da bir konuda bulunmaksızın var olandır. Bu da zorunlu varlığın bir cevher olarak kavrandığını göstermektedir. Şehristânî buna “Cevherin bir konuda bulunmaksızın var
olan bir mahiyet olduğu” şeklindeki bir itirazın kabul edilemeyeceğini, nitekim
yukarıdaki cevher betimlemesinden bunun anlaşılmadığını, buna ancak istitba ve
ilzam yoluyla delil getirilebileceğini söyler. 4
lated by Wilferd Madelung, Toby Mayer, (London, I.B.Tauris, 2001, Arapça aslı ile birlikte. Atıflar kitabın
Arapça kısmınadır), s. 9-10. Metnin İbn Sînâ’nın eserlerindeki karşılığı için bkz. İbn Sînâ, Kitâbü’n-Necât, thk.
Mâcit Fahri, (Beyrut, Dârü’l-Âfâki’l-Cedîde, 1982), s. 236-237. Ayrıca İbn Sina Uyûnü’l-hikme’de İlk Felsefenin konusundan bahsederken yukarıdakine benzer bir örneği kısmen farklı ifadelerle zikreder. Bkz. İbn Sina,
Uyûnü’l-hikme, thk. Abdurrahman Bedevi, 2.bs., (Beyrut, Daru’l-Kalem, 1980), s. 47-48.
Bkz., Şehristânî, Musâra‘a, s. 10; a.mlf., Nihâyetü’l-ikdâm fî ‘ilmi’l-kelâm/The summa philosophiae of alShahrastânî Kitâb Nihâyatu’l-iqdâm fî ‘ilmi’l-kalâm, ed. ve ter. Alfred Guillaume, (London, Oxford University
Press, 1934), s. 99-100, 203. Krş., İbn Sînâ, Kitâbü’n-Necât, s. 566-567.
Şehristânî, Musâra‘a, s. 10-11.
Şehristânî’nin kendisi de el-Milel ve’n-nihal’de İbn Sînâ’da varl (...truncated)