Kitâbü’n-nasihateyn Bağlamında Abdüllatîf el-Bağdâdî’nin İbn Sînâ Eleştirisi

Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, Apr 2016

Abdüllatif el-Bağdâdî, XIII. Yüzyılda yaşamış, Fârâbî ekolüne mensup kabul edebileceğimiz, gelenekçi filozoflardan birisidir. Çeşitli konularda yazmış olduğu onlarca eserinin, belki de en önemli ortak noktası, yaşadığı dönemin meselelerini eleştirel bir tarzda incelemesidir. Kitâbü’n-nasihateyn adlı risalesinde de Bağdâdî, tıp ve felsefe konusunda kendi dönemindeki mevcut durumu analiz ederek, İbn Sînâ’nın eserlerine karşı insanları uyarmaktadır. Çünkü ona göre İbn Sînâ felsefî geleneği, Eflatun ve Aristoteles felsefesinde olmayan yeni konularla tahrif etmiştir. O, İbn Sînâ ve takipçilerini, Eflatun ve Aristoteles felsefesini kendilerine göre yorumlamaları ve bu felsefenin bölümleri üzerinde kendilerine göre tasarrufta bulunmaları sebebiyle eleştirmektedir. Anahtar Kelimeler: Abdüllatîf el-Bağdâdî, felsefe eleştirisi, nasihat, İbn Sînâ, Eflatun, Aristoteles. Criticism of Avicenna by Abd al-Lat ī f al-Baghd ā d ī within the context of Kit ā b al-Nas i hatayn Abstract Abd al-Latīf al- Baghdādī is a 18 th century traditionalist philosopher within al-Fārābī school, and a relatively newfound figure in present studies of Islam philosophy. Characteristically, his works on various themes share the common critical approach regarding the actual issues of his day. In Kit ā b al-nasihatayn , al-Baghdādī analysis the situation in his time with regard to medicine and philosophy, and warns readers against works by Avicenna. According to al-Baghdādī, Avicenna has distorted philosophical tradition with new themes that are never treated by Plato and Aristotle. The first chapter of the work comprises warnings about medicine. Hereby study grounds on the second chapter of his work that concentrates on al-Baghdādī’s analyses and criticisms about philosophy. In philosophical terms, al-Baghdādī criticises Avicenna and his followers for interpreting Platonist and Aristotelian philosophies in their own way and for bringing forth personal judgments on this philosophical movement. Keywords: Abd al-Latīf al-Baghdādī, criticism on Philosophy, advice, Avicenna, Plato, Aristotle.

Article PDF cannot be displayed. You can download it here:

http://dergipark.gov.tr/download/article-file/228014

Kitâbü’n-nasihateyn Bağlamında Abdüllatîf el-Bağdâdî’nin İbn Sînâ Eleştirisi

Kitâbü’n-nasihateyn Bağlamında Abdüllatîf el-Bağdâdî’nin İbn Sînâ Eleştirisi Enes Taş Öz Abdüllatif el-Bağdâdî, XIII. Yüzyılda yaşamış, Fârâbî ekolüne mensup kabul edebileceğimiz, gelenekçi filozoflardan birisidir. Çeşitli konularda yazmış olduğu onlarca eserinin, belki de en önemli ortak noktası, yaşadığı dönemin meselelerini eleştirel bir tarzda incelemesidir. Kitâbü’n-nasihateyn adlı risalesinde de Bağdâdî, tıp ve felsefe konusunda kendi dönemindeki mevcut durumu analiz ederek, İbn Sînâ’nın eserlerine karşı insanları uyarmaktadır. Çünkü ona göre İbn Sînâ felsefî geleneği, Eflatun ve Aristoteles felsefesinde olmayan yeni konularla tahrif etmiştir. O, İbn Sînâ ve takipçilerini, Eflatun ve Aristoteles felsefesini kendilerine göre yorumlamaları ve bu felsefenin bölümleri üzerinde kendilerine göre tasarrufta bulunmaları sebebiyle eleştirmektedir. Anahtar Kelimeler: Abdüllatîf el-Bağdâdî, felsefe eleştirisi, nasihat, İbn Sînâ, Eflatun, Aristoteles. Criticism of Avicenna by Abd al-Latīf al-Baghdādī within the context of Kitāb alNasihatayn Abstract Abd al-Latīf al- Baghdādī is a 18th century traditionalist philosopher within al-Fārābī school, and a relatively newfound figure in present studies of Islam philosophy. Characteristically, his works on various themes share the common critical approach regarding the actual issues of his day. In Kitāb al-nasihatayn, al-Baghdādī analysis the situation in his time with regard to medicine and philosophy, and warns readers against works by Avicenna. According to al-Baghdādī, Avicenna has distorted philosophical tradition with new themes that are never treated by Plato and Aristotle. The first chapter of the work comprises warnings about medicine. Hereby study grounds on the second chapter of his work that concentrates on al-Baghdādī’s analyses and criticisms about philosophy. In philosophical terms, al-Baghdādī criticises Avicenna and his followers for interpreting Platonist and Aristotelian philosophies in their own way and for bringing forth personal judgments on this philosophical movement. Keywords: Abd al-Latīf al-Baghdādī, criticism on Philosophy, advice, Avicenna, Plato, Aristotle.   Bu makale yazarın yüksek lisans tez çalışmasından faydalanılarak hazırlanmıştır. Bk. Enes Taş, Abdüllatif el-Bağdâdî’nin Kitâbü’n-nasihateyn Adlı Eseri: Tahkikli Neşir ve Muhteva Analizi (Yüksek Lisans Tezi, Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü) Bursa 2011. Arş. Gör., Afyon Kocatepe Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi () Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 25 (2016/1) 74 ▪ Enes Taş Giriş İbn Sînâ, İslam dünyasındaki felsefî düşüncenin özellikle klasik döneminin en etkili simalarından birisidir. Ölümünden sonraki dönemde muhalifleri ve takipçilerinin tartışmalarıyla zenginleşen İbn Sînâ felsefesi asırlarca İslam düşüncesinin önemli alanlarından birisi olmuş, sadece felsefî düşünceyi değil, çeşitli kelam ekollerini ve tasavvufî akımları da etkisi altına almıştır.1 İbn Sînâ, felsefe meselelerinin yanı sıra Kelâm geleneğinin meseleleriyle de ilgilenmiştir. Bu noktada onun, nübüvvet, mebde ve mead, rüyalar ve olağanüstü haller gibi bahislere felsefî sisteminde yer ayırması hatırlanmalıdır. Ne var ki İbn Sînâ’nın vefatından sonra kaleme alınan felsefî eserlerin büyük bir kısmının, İbn Sînâ’ya “eleştirel olarak cevap niteliği taşımasının”2 sebeplerinden birisi de belki budur. Çünkü o, sadece Aristoteles’in düşüncelerini takip etmek yerine “alternatif bir kelam” 3 yapmaya çalıştığı için kelamcılar tarafından; Aristoteles felsefesine kelamın konularını dâhil ettiği için de filozoflar tarafından eleştirilmiştir. İbn Sînâ’ya hem felsefî hem de kelâmî gelenek tarafından yöneltilen ağır eleştirilerde; (i) kelamcılara göre onun “Müslüman kılığına girmiş filozof”4 olmasının, (ii) filozoflara göre ise onun, “Aristoteles felsefesini tahrif etmiş” 5 olmasının büyük etkisi vardır. Kısacası İbn Sînâ’ya yöneltilen eleştirilerin büyük bir kısmı, onu bir yandan felsefî gelenekten kopmakla bir yandan da kelamî geleneği bozmakla suçlamaktadır. Bunun ilkine İbn Rüşd ikincisine de Gazzalî örnek verilebilir. Gutas’a göre ise İbn Sînâ’ya yöneltilen eleştirilerin en önemli nedeni, onun ne Yeni-Eflatuncu ne de Meşşâi kalıplarının içine girmemesidir. Çünkü İbn Sînâ, felsefî düşüncenin iki hâkim anlayışını yani Plotinus ve Proclus’un temel eserleriyle şekillenen Kindî çevresinin Yeni-Eflâtunculuğu ile Fârâbî okulunun yani Bağdat Meşşâîlerinin Aristotelesçiliğini büyük bir maharetle 1 2 3 4 5 Ömer Mahir Alper, “İbn Sînâ ve İbn Sînâ Okulu”, İslâm Felsefesi Tarih ve Problemler (ed. Cüneyt Kaya), Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Araştırmaları Merkezi (İSAM) Yayınları, İstanbul:2013, s. 251; İbn Sînâ’nın Kelam ile etkileşimi hakkında bk. Veysel Kaya, İbn Sînâ’nın Kelam’a Etkisi, Otto Yayınları, Ankara 2015. Bk. İslam Felsefesine Giriş (ed. Peter Adamson, Richard C. Taylor) (çev. M. Cüneyt Kaya), Küre Yayınları, İstanbul 2007, s. 4-6. Kaya, İbn Sînâ’nın Kelam’a Etkisi, s. 14 Kaya, İbn Sînâ’nın Kelam’a Etkisi, s. 14. Dimitri Gutas, İbn Sina’nın Mirası (çev. M. Cüneyt Kaya), Klasik Yayınları, İstanbul 2004, s. 144. Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 25 (2016/1) Kitâbü’n-nasihateyn Bağlamında Abdüllatîf el-Bağdâdî’nin İbn Sînâ Eleştirisi ▪ 75 bir araya getirmiştir. Bu iki hâkim anlayışın ilki, felsefî meseleleri, İslâm’ı merkeze alarak Kelâm ilminin metotlarını kullanarak incelediği için felsefî bir ilgisizliğe, ikincisi de, felsefî meseleleri, çağın meselelerinden ve egemen kültürün değerlerinden uzak bir şekilde ele aldığı için toplumsal bir ilgisizliğe mahkûm edilmiştir. İbn Sînâ’nın eserlerinde, ilgisizliğe mahkûm bu iki anlayışı büyük bir ustalıkla harmanlaması ve toplumun çalışmalarına gösterdiği ilgi sonucunda kaçınılmaz olarak kendisine her iki anlayışın temsilcileri tarafından eleştiriler yöneltilmeye başlamıştı.6 İşte bu noktada Meşşâî geleneğe mensup kabul edebileceğimiz Abdüllatif el-Bağdâdî (ö. 1231) de İbn Sînâ’ya “Aristoteles felsefesini tahrif etme” eleştirisi yöneltenlerden birisidir. İbn Sînâ’nın felsefeye getirdiği yeni yaklaşımlar, Bağdâdî için kabul edilemezdir. Bu nedenle o, insanları felsefe ve tıp konularında İbn Sînâ’nın eserleri yerine, felsefede Aristoteles'in eserlerine, tıpta da Galen'in eserlerine yoğunlaşmaya teşvik etmek için Kitâbü’n-nasihateyn7 adlı risalesini kaleme almıştır. Bağdâdî, çok geniş bir yelpazede ilmî çalışmalar yapmış, klasik bir Ortaçağ İslâm âlimidir.8 Bu dönemin felsefe ile ilgilenen âlimlerinin temel hususiyetlerinden biri, İslâmî ilimlerle (şer'î ilimler) başlayıp, "yabancı" ilimlerle (aklî ilimler) devam eden bir eğitim sisteminden geçmeleriydi. Bağdâdî de döneminin âlimleri gibi, Kur’an, Hadis, Fıkıh ve Fıkıh Usulü, Belagat gibi ilimleri tahsil ettikten sonra, tıp, kimya, matematik ve felsefeyle ilgilenmiştir. Bu dönem âlimlerinin bir diğer önemli özellikleri de ilim elde etmek amacıyla yaptıkları seyahatlerdir. Bağdâdî, hayatının 45 yıllık bir bölümünü çok geniş bir coğrafyada –Bağdat’tan (...truncated)


This is a preview of a remote PDF: http://dergipark.gov.tr/download/article-file/228014
Article home page: http://dergipark.gov.tr/uluifd/issue/24732/261522

Enes Taş. Kitâbü’n-nasihateyn Bağlamında Abdüllatîf el-Bağdâdî’nin İbn Sînâ Eleştirisi, Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 2016, pp. 73-96, Volume 1, Issue 25,