ALİ ŞİR NEVÂYİ'NİN TÜRKÇECİLİĞİ
....aA.....UI.I."......Iuiujr.llolkilJ;yalUt..J:.AurJliuşutllLrwWilJullllurUI..ı;;E..ııolllstj.ı.ı·t.\liüslllüJ,DucJ..lre""isui....SllluJ',lyıwl"'-9,.JEı:..ır:MzllJurUlullLwL&l20.!llOI*.2
....=.-1l7-
ALİ şİR NEVAVİ'NİN TÜRKÇEcİLİGr
Dr. Kazım KÖKTEKİN"
ÖZET
çağatay Türkçesi ve çağatay Türkçesi dönemleri hakkında
özet bilgi verildikten sonra, A. Şir Nevayi'nin eserlerinin dili
değerlendirilmiştir. Nevayi 'nin Türkçecilik üzerine görüşleri,
onun eserlerinden verilen örneklerle belirtilmeye çalışılmıştır.
" k edebiyatına, diline ve kültürüne son derece degerli katkılarda
ulunmuş, yaşadı gı dönemin bütün gi.lzelliklerini kendi dilinde ve
sanatında toplamış, Türk edebiyatının en büyük şahsiyetlerinden biri hiç şüphesiz
Ali Şir Neviiyi'dir. Ali Şir Neviiyi 9 Şubat 1441 'de Herat'ta dogmuş ve 3 Ocak
1501 'de yine Herat'ta ölmüştür. 2001 yılı onun dogumunun 560, ölümünün ise 500.
yılıdır.
Neviiyi, çağatay Türkçesinin kurucu olarak kabul edilmektedir. Hatta bazı
araştırıcılar çagatay Türkçesi için "Neviiyi dili" adını kullanmışlardır. Mademki Ali
Şir Neviiyi çagatay Türkçesinin kurucu olarak kabul ediliyor, o zaman çagatay ve
çağatayca
isimleri üzerinde durmak gerekir. çagatay kelimesinin Cengiz Han'm
ikinci oğlu çağatay'm admdan alındıgmı sanırım herkes bilir. Cengiz Han, Mogol
İmparatorlugunu ogulları arasında paylaştırdıgı zaman çagatay'a şu toprakları
vermiştir: Harezm müstesna Maveraünnehir, Yedisu (İli vadisi), Kiibil ve Gazne'yi
de içine almak üzere Pamir bölgesi, Dogu Türkistan ve Cungarya. çagatay'ın adım
taşıyan hanlık yani "çagatay Ulusu" veya sadece "çagatay" torunu Kara Hülagü
zamanında kurulmuştur. i çagatayca veya çagatay Türkçesi ifadesi başlangıçta
çağatay ulusundaki göçebe Türklerin dilinin adı olarak, daha sonraları da çağatay
devletinin dili olarak kullanılmaya başlanmıştır.
adını
Aslında, çagatay Türkçesi ile eser vermiş müellif1er, eserlerinde çagatay
eserlerini yazdıkları dilin adı olarak kullanmamışlardır. Onlar, biraz da
• Bu makale,
Atatürk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi tarafından düzenlenen
"Ölümünün 500. Yılında Ali Şir Nevayı" (Erzurum, 25 Nisan 200 i) adlı panelde bildiri
olarak sunulmuştur.
•• Atatürk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi
lJanos Eckmann, "çağatay Dili Hakkında Notlar", Türk Dili Araştırmaları Yıllığl, (Belleten),
1958, s. 115.
-1 ı 8- K. KÖktekin: Ali Sir Nevilyi'nin TÜrçeejlj!i
geleneğe bağlı
olarak Türki, Türki tili, Türki
elfazı adlarını kullanmışlardır.
çağatayca, çağatay Türkçesi, Doğu Türkçesi gibi isimler 19. asırdan itibaren batılı
ve doğulu araştırıcılar tarafından kullanılmaya başlanmıştır. çağatayca, çağatay
Türkçesi, çağatay dili veya Doğu Türkçesi olarak bildiğimiz Türkçenin bu tarihi
dönemiyle "XL asırdan XIX. asrın sonuna kadar devam eden Orta Asya İsliim- Türk
yazı dilinin gelişmesindeki üçüncü saflıa kastedilmektedir. ı Diğer devreler, içinde
Köktürk ve Uygur döneminin bulunduğu Eski Türkçe, Karahanh ve Harezm
Türkçesidir. Fuat Köprülü çağatayca kelimesinin anlamını daha genişleterek şunu
söyler: "çağatayca, kelimenin en geniş manasıyla, Moğol istilasından sonra Cengiz
çocukları tarafından kurulan çağatay, İlhanh ve Altın-Ordu imparatorluklarının
medeni merkezlerinde Xııı-xıv. asırlarda inkişaf ve Timurlular devrinde bilhassa
xv. asırda klasik bir mahiyet alarak, zengin bir edebiyat yaratan edebi orta Asya
lehçesidir" .3
çağatay,
Harezm ve Kıpçak Türkçeleriyle ilgili çalışmalarını
olan Janos Eckmann'ın da kabule değer gördüğü ünlü Rus
Türkologu Samoyloviç çağataycayı dört devreye ayırarak şu şekilde sınıflar:
yOğunlaştırmış
1. İlk çağatayca veya Neviiyi'den önceki çağatayca devri. (XV. asırdan
1465 yılına kadar) Dönemin temsilcileri Sekkaki, Lütfi, Yusuf Emiri, Atiii, Haydar
Harezmi, Seyyid Ahmed Mirza, Gediii, Yakini, Ahmedi'dir.
2. Klasik çağatayca devri (1465'ten itibaren XVI. asrın ortalarına kadar).
Dönemin temsilcileri Nevayi, Hüseyin Baykara, Hiimidi, Muhammed Salih, Şeybiini,
Ubeydi ve Biibür'dür.
3. Klasik devirden sonraki çağatayca devri (XVII. asrın sonlarına kadar).
Temsilcisi Ebulgazi Bahadır Han'dır.
4. Son çağatayca devri (XVııı-xıx. asırlar). Mahalli unsurların yazıya
girdiği dönemdir. 4
Bu sınıflamada klasik çağatayca devresinde gördüğümUz, bu devrenin hatta
çağataycanın kurucusu olarak bildiğimiz Ali Şir Neviiyi Türk edebiyatında benzeri
görülmeyen derecede Türkçe eser vermiştir. çağataycanın diğer temsilcilerinin
hepsinin verdiği eserlerin toplamından daha da fazla eser yazdığım söylersek
mübalağa etmiş olmayız sanıyorum. Ali Şir Neviiyi, içinde Garaibü's-sıgar,
Neviidirü'ş-şebiib, Feviiyidü'l-kiber, Ferhad ü Şirin, Leyli YÜ Mecmln, Nazmü'lceviihir, Meciilisü'n-nefiiis, Miziinü'l-evziin, Lisiinü't-tayr ve Muhakemetil'llugateyn gibi eserlerin de bulunduğu yaklaşık 30 eserin sahibidir.
Bu 30 eserin içinde, beş divanından biri olan Farsça divanının dili doğal
olarak Farsça, diğerlerinin hepsinin dili Türkçedir. Bunların bir kısmının tercüme
2Eckmann, agm. s. 115.
JFuat Köprtilü, "çağatay Edebiyatı", iA, c. III, İstanbul, 1945, s. 270.
4 Eckmann, agm. s. 120-121.
.......(;IA.....1ıi."r_Tuüur.öokil):yllJatuA:urJlaşutl[lrJllmllJ.alLilaurı...ı:E:.ııD~ştWjtJliÜş81jluD.u:e~rg~iş:l.li-,Sıııa..ı:JvıuJLZ9~Eı:.Jrı:ıı:zJ.llur[JIuwmL-"!201l10ı.;2
-=-119-
eserler olduğunu söyleyelim. Ali Şir Neviiyl'de hedef milli bir dil ve milli bir
Bunun için bu kadar çok eser yazmıştır. O, bütün hayatı boyunca,
Farsçanın o devirdeki üstünlüğilne rağmen, kendi mim edebiyatının temelini
oluşturmak için gayret etmiş, bunu kendisi için kutsal bir görev saymıştır. Milli'
edebiyat için gösterilen bu gayret elbette milli bir dil için de geçerlidir. Çünkü
Neviiyi'de Türkçe sevgisi her şeyin üstündedir. Çağdaşları ve daha sonraki
devrelerdeki yazar ve şairlerin de desteğiyle Ali Şir Neviiyi bu amacına ulaşmıştır.
edebiyattır.
Bir
Türkçeci
olarak
Ali
Şir
Neviiyi,
Türkçenİn
Farsçaya
karşı
savunuculuğunu yapmıştır. Çünkü ona göre Türkçe Farsçadan daha zengin anlatım
gücüne sahiptir. İhtiyaç duyulan her türlü unsur Türkçede vardır. O, her zaman
Türkçe kelimelerdeki anlam zenginliğini, Türkçenin ünlü sisteminin işleyişini,
Türkçede her varlık için ayrı ayrı kelimelerin bulunması ve Türkçe gramerinin
5
kolaylığı gibi özellikleri göz önüne alarak Türkçenin Farsçadan daha ilstün bir dil
olduğunu ileri sürmüş ve eserlerini bu bilinçle yazmıştır. Acaba Ali Şir Nevayi'yi bu
derece Türkçeci, Türk edebiyatçısı yapan sebep neydi? Ali Şir Nivayi'nin yaşadığı
dönemde, tıpkı Selçuklu'da olduğu gibi, resmi dil ve edebiyat dili Farsça idi.
Çarşıda pazarda Farsça konuşuluyordu. Çağdaşı, genç Türk şairleri eserlerini Farsça
yazıyor ve bununla övünüyorlardı. Oysa Ali Şir Neviiyi'nin düşüncesi, "halka halkın
dili ile hitap etmeli" şeklindedir. Bu düşüncesini Sedd-i İskenderi adlı eserinde şöyle
belirtir:
Sanga ança hak lütfı vakı durur
Ki ta türk elrazı şayi durur
Bu til bile ta nazın erllr halk işi
Yakin kılmamış halk sendin kişi
"Allah sana o kadar lütf etmiştir ki Türk kelimeleri, Türk dili ciha (...truncated)