BOŞANMA SORUNLARINDA DİNİ DANIŞMANLIK VE REHBERLİK: DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI ÖRNEĞİ
Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi
Electronic Journal of Social Sciences
Güz-2016 Cilt:15 Sayı:59 (1447-1465)
www.esosder.org
ISSN:1304-0278
Autumn-2016 Volume:15 Issue:59
BOŞANMA SORUNLARINDA DĐNĐ DANIŞMANLIK VE REHBERLĐK:
DĐYANET ĐŞLERĐ BAŞKANLIĞI ÖRNEĞĐ
RELIGIOUS COUNSELING AND GUIDANCE AT DIVORCE PROBLEMS: THE CASE
OF PRESIDENCY OF RELIGIOUS AFFAIRS
DOI:10.17755/esosder.05098
Salih AYBEY1
Öz
Sanayileşmeyle birlikte gelen modernleşmenin etkisiyle Batıda, aile kurumu neredeyse bitme noktasına
gelmiştir. Dini, ahlaki ve milli değerlere sahip olan Müslüman toplumlar da bu bozulmadan etkilenmiştir.
Ülkemizde 2003 yılından itibaren Diyanet Đşleri Başkanlığı tarafından dini danışmanlık ve rehberlik faaliyetini
yürütmek amacıyla tüm il ve ilçe müftülükleri bünyesinde Aile ve Dini Rehberlik Büroları kurulmaya
başlanmıştır. Adı zikredilen bürolara aile, boşanma, nikah gibi konular başta olmak üzere değişik konularda soru
ve sorunlar gelmektedir.
Araştırmamız Ege Bölgesinde bulunan sekiz il müftülüğüne 2005-2011 yılları arasında gelen boşanma
sorularıyla sınırlıdır. Bürolara gelen boşanma sorularından hareketle, büro görevlileri tarafından uygulanmakta
olan dini danışmanlık ve rehberliğin boşanmaları önlemede ve boşanma sorunlarının çözümünde ne denli bir
etkiye sahip olduğu örneklerle ele alınmıştır. Gerek görevlilerin verdiği cevaplardan gerekse büro görevlileri ile
yaptığımız görüşmelerden hareketle, uygulanmakta olan dini danışmanlık ve rehberliğin boşanmalar üzerinde
olumlu bir etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Aynı zamanda bu çalışmamızda, teorik olarak verilen dini
danışmanlık kavramının bürolarda, pratik olarak nasıl uygulandığı da görülmüş olacaktır.
Anahtar Kelimeler: Boşanma, Dini Danışmanlık, Aile ve Dini Rehberlik.
Abstract
The impact of modernization came with the industrialized West, the family institution has become almost the
end point. Religious, moral and national values with Muslim communities have also been affected by this
deterioration. Since 2003, our country offers all provincial and district mufti in order to carry out its religious
counseling and guidance activities by the Religious Affairs Directorate of Family and Religious Guidance
Offices have been established. Name mentioned office to family, divorce on various topics, especially on issues
such as marriage comes questions and problems.
Our research is limited to questions from the divorce between the years 2005-2011 mufti eight provinces in the
Aegean region. Moving from the Office of the divorce question, how religious counseling and divorce
prevention office of guidance being implemented by officials and the solution of the problem is dealt with
divorce example to have an effect. Both of the answers given by the officials of our discussions with both office
workers movement, the religious advice and guidance on the divorce being applied is determined to have a
positive impact. At the same time, this study, in the office of religious counseling concept in theory, in practice it
will be seen how it is implemented.
Keywords: Divorce, Religious Counseling, Family and Religious Guidance.
1
Yrd.Doç.Dr., Bülent Ecevit Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi,
2016, 15, 59 (1447-1455)
http://dergipark.ulakbim.gov.tr/esosder
Giriş
Boşanma, sözlükte “serbest kalmak, serbest bırakmak, bağından kurtulmak, bağını
çözmek” (Acar, 2010: 496) anlamına gelmekte olup, nikah akdinin bozulması, karı-koca
arasındaki evlilik bağının çözülmesi, evliliğin sona ermesi (Akpolat, 2009: 29) gibi anlamları
ifade eder. Eşler arasında kurulan birlikteliğin/yuvanın ölünceye kadar yaşatılması temel esas
olmakla birlikte, toplumların hayatında boşanmanın olmadığı hemen hemen hiçbir dönem
görülmemiştir. Bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de aileyi kuşatan en önemli
sorunlardan birinin boşanma olgusu olduğu görülmektedir. 2015 yılında ülkemizde
neticelenmiş boşanma davası dosya sayısı 135.324’tür (www.tuik.gov.tr ). Boşanmaların
özellikle son on yıllık seyri izlendiğinde, makasın her geçen yıl biraz daha açılma eğiliminde
olması ülkemizdeki aile parçalanmalarının önemli bir boyuta ulaştığının delilidir.
Türkiye’de son yıllara kadar boşanma önemli bir sosyal sorun olarak görülmemiştir.
Özellikle 20. yüzyılın son dönemine kadar Aldatma, şiddet, eşlerin olumsuz karakteri, eşlerin
bir birinin yaşam şekillerine karışması, ailedeki diğer fertlerin olumsuz etkisi (bkz. Boşanma
Nedenleri Araştırması, 2009: 10-57) gibi sebepler Türkiye’de boşanma nedenleri arasında
önemli bir toplumsal sorun oluşturmamaktaydı.
Ancak, tüm dünyada olduğu gibi, ülkemizde de temel değerlerin zayıflaması, nüfusun
şehirlerde toplanması, günlük hayatın karmaşıklaşması, iletişim teknolojilerinin ve kitle
iletişim araçlarının yaygınlaşması, tüketim kültürünün değişmesi, bireysel değerlerin ön plana
çıkması (Boşanma Nedenleri Araştırması, 2009: 27-104) gibi hususlar boşanmaya giden yol
üzerindeki tetikleyici etkenler olarak değerlendirilebilir.
Diğer taraftan, modernleşme ve kent hayatı da birçok açıdan aileyi olumsuz
etkileyerek boşanmalara zemin hazırlamaktadır. Özellikle kırsal kesimlerde, küçük
topluluklarda görülen ve ailenin bütünlüğünü destekleyen sosyal denetim mekanizmaları,
modern kentlerde giderek zayıflamaktadır. Kent hayatında her geçen gün yalnızlaşan aile
kurumu, sadece çeşitli örgütlenme biçimlerinden biri olarak varlığını sürdürmektedir. Sosyal
baskının engelleyici yönünü azaltan bu durum kentlerde boşanmaların daha olağan
karşılanmasına, daha sık ve kolay gerçekleştirilmesine neden olmaktadır (Meriç, 2004: 68;
Arıkan, 1992: 96; Bardakoğlu, 2001: 200; Atalı, 2004: 196-198; Şentürk, 2008: 9).
Belirtilen bu sebepler ve boşanmalar konusunda ortaya çıkan tablo, bazı kurum ve
kuruluşları aile bütünlüğünün yeniden ikame edilmesine ilişkin tedbirler almaya sevk etmiş ve
onları gerçek manada plan ve projeler hazırlamaya yönetmiştir. Bu çerçevede Türkiye’de aile
kurumuna vurgu yapan ilk hukuki düzenleme olan (Doğan, 2009: 132) ve aileyi “Türk
toplumunun temeli” kabul eden 1982 Anayasası’nın 41. maddesidir. Đlgili madde şöyledir:
“Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. Devlet, ailenin huzur ve
refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile
uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilâtı kurar”. Bu maddeye istinaden
ülkemizde bazı kurumlar, toplumsal değişmeye bağlı olarak ortaya çıkan yeni ihtiyaçlara
uygun birimler oluşturma yönünde çalışmalar başlamıştır. Bu süreçte yapılan ilk ve en önemli
çalışma ve uygulama Aile Araştırma Kurumu’dur.
29 Aralık 1989 tarihinde kurulan BAAK (Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu
Başkanlığı) aile konusundaki ilk kurumsal düzenlemedir. Uzun bir süre gerekli ve kalıcı
hukuki dayanaklardan yoksun olarak faaliyetlerini sürdürmüş olan kurum, Aile ve Sosyal
Araştırmalar Genel Müdürlüğü (ASAGEM) adıyla 10.11.2004 tarihinde 5256 sayılı yasa ile
hukuki bir statüye kavuşturulmuştur (http://www.athgm.gov.tr/tr/html/18513/Tarihce). Yine
kadın ve (...truncated)