El Efdal Bin Bedr’ül Cemali Ve Ortadoğu Siyasetine Etkisi
Journal of History and Future
Cilt: 1, Sayı: 1, ss.71-77, Aralık 2015
Volume: 1, Issue: 1, pp.71-77, December 2015
El Efdal Bin Bedr’ül Cemali Ve Ortadoğu Siyasetine
Etkisi
Yunus Emre DOĞDU
Özet
Çalışmamızın konusu gerek İslam Tarihi gerek Haçlı Seferleri Tarihi açısından
önemli bir şahsiyet olan El Efdal bin Bedr’ül Cemali’dir. Bu konuyu seçmemizin nedeni
böylesine önemli bir şahsiyetin maalesef ülkemizde yeterince araştırılmamasıdır. Babası
Bedr’ül Cemali’nin vefatıyla birlikte tüm siyasi gücü eline geçiren El Efdal, izlediği siyaset
neticesinde hem İslam Tarihinin bu döneminde önemli bir figür olmuş hem de kendisine
karşı muhalefetin oluşmasına neden olmuştur. Ayrıca bu dönemde Haçlı Seferleri’nin
başlaması Ortadoğu’daki siyasi dengeleri altüst etmiş ve İslam Tarihi karışık bir döneme
girmiştir. Makalede El Efdal’in yaşadığı dönem içerisindeki konumu, izlediği siyaset ve
tarihe olan etkisi üzerinde durulacaktır.
Anahtar Kelimeler: El Efdal, Bâtınilik, Fatımi Devleti, Mustali, Nizar, Haçlı
Seferleri.
Al-Afdal İbn Badr Al-Jamali And His Effect On The Middle East
Politics
Abstract
The subject of the article is al-Afdal ibn Badr al-Jamali who is a very singnificant
character for history of Islam and the era of the Crusades. Unfortunately, in our country,
we do not appreciate his works that much, that is I prefer to write about him. After his
father Badr al-Jamali’s death, he took the all power and became an important character
for the history of Islam. On the other hand, his policy caused to rise of the opposition. The
Crusades turned upside down the current situation in the Middle East and it began to
change the history. In this article, I will try to explain his importance for the Islamic
history and political life.
Keywords: al-Afdal, Bātinīs, Fatımid Caliphate, al-Musta'lī, Nizar, Crusades.
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Tarih Bölümü Ortaçağ Tarihi Anabilim Dalı Yüksek
Lisans Öğrencisi .
Journal of History and Future
Cilt: 1, Sayı: 1, ss. 71-77, Aralık 2015
El Efdal’in Vezirliği ve İç Karışıklıklar
El Efdal, babasının 1066 yılında Akka’ da vali olduğu sırada
dünyaya geldi. Bedr el-Cemali’nin 1074 yılında vezir olmasıyla El Efdal de
başkent Kahire’ye gelmiş ve 1089 yılından itibaren sürekli olarak devlet
kademelerinde görev almıştır. Aslında Bedr el-Cemali’nin Mısır’daki
konumu vezirlikten ziyade, sultanlık şeklinde idi. Bedr el-Cemali’nin
yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle oğlu El Efdal’i kendisine naib ve veliaht
göstermesi bunun en büyük delilidir. Bedr el-Cemali’nin 1094 yıllının
haziran ayında vefatıyla birlikte El Efdal halife Mustansır tarafından vezir
ilan edildi1. Babasının tüm unvanlarını alarak vezir olan El Efdal, Bedr elCemali gibi saltanatvari bir yönetim sergilemeye başladı. Halife Mustansır
ölmeden önce büyük oğlu Nizar’ı veliaht imam tayin eden bir mektup
kaleme almıştı. Onun Aralık 1094’te vefatından sonra El Efdal, veliaht ilan
edilen ve hayatta olan Nizar’ın yerine, kız kardeşi ile evli olan Mustali
Billah’ı halife ilan edip onun adına biat almaya başlamasıyla birlikte
karışıklıklar baş gösterdi. Nizar kendine bağlı kişilerle İskenderiye’ye kaçtı
ve İskenderiye valisi Nasrüddevle’yi de kendi tarafına çekmeyi başardı.
Nizar kendisini halife ilan ederek İskenderiye halkından biat aldı.
Durumun ciddiyetini gören El Efdal derhal İskenderiye üzerine yürümek
için hazırlıklara başladı2. Şubat 1095’te yapılan savaşta El Efdal mağlup
olarak Kahire’ye çekildi. Bu mağlubiyetin üzerine El Efdal daha büyük
hazırlıklara girişmekle birlikte Nizar taraftarlarını da rüşvet vermek
suretiyle kendi tarafına çekmeyi başardı. El Efdal ikinci seferinde
İskenderiye şehrini uzun süre kuşatma altında tuttu. Baskılara daha fazla
dayanamayan Nizar barış teklifiyle birlikte şehri teslim etti. Nizar ve
Nasrüddevle’yi ele geçiren El Efdal, Nizar’ı başkente götürüp bir hücreye
atmış ve hücreyi duvarla ördürmüş; Nasrüddevle’yi ise Fustat’ da
öldürmüştür3. Bu ikiliği ortadan kaldırdığını düşünen El Efdal
yanılmaktaydı. Çünkü Halife Mustansır’ın sağlığında kendisiyle görüşen
Hasan Sabbah, veliaht olarak Nizar’ın seçildiği iddiasında bulunarak bu
davayı yaymayı sürdürmüştür. İran merkez olmak üzere Irak ve Suriye’nin
küçük bir kısmında yaşayan İsmaili mezhebine bağlı olan kişiler Nizar’ın
imametini kabul etmiş. Yemen’de yaşayan İsmaililer başta olmak üzere
1 Yusuf Derviş Gavanime, “El Efdal b. Bedrül Cemali ve Haçlı Seferlerindeki Rolü”, çev.
Abdülkerim Özaydın, Tarih Enstitüsü Dergisi, Edebiyat Fakültesi Basımevi, İstanbul
1987, S.XIII, s.142.
2 Nihat Yazılıtaş, Fatımi Devleti Tarihi, Kriter Basım Yayın Dağıtım, İstanbul, 2010,
s.190.
3 Nihat Yazılıtaş, Fatımi Devleti Tarihi, Kriter Basım Yayın Dağıtım, İstanbul, 2010,
s.191.
72
El Efdal Bin Bedr’ül Cemali Ve Ortadoğu Siyasetine Etkisi
Yunus Emre DOĞDU
büyük bir kitle ise Mustali Billah’ın imametini kabul etmişlerdir. Bu ikilik
büyük bir mezhepsel çatışmaya dönüşmüş ve bunun sonucu olarak İsmaili
inancına sahip Şiiler Nizariye ve Mustaliye olarak ikiye ayrılmışlardır4
Suriye’deki Durum
Suriye bölgesi; Selçuklu Devleti, Fatımi Devleti ve Bizans
İmparatorluğu için hayati bir önem teşkil etmektedir. Bizans’ın güçten
düşmesi ve yaşadığı toprak kayıpları sonrasında bu mücadeleden
çekilmiştir. Fakat bölge toprakları üzerinde Selçuklu ve Fatımi
Devletleri’nin iddiaları devam etmekteydi. Fatımiler 11. Asrın başlarında
Suriye’nin büyük bir bölümüne hâkim olsalar da güçlenen Selçuklu Devleti
yaptığı fetihlerle Suriye bölgesini büyük oranda ele geçirmiş; Fatımi
Devleti’nin elinde ise Sur, Akka, Askalan gibi birkaç sahil şehri dışında bir
şey kalmamıştı. El Efdal otoriteyi sağladıktan sonra gözünü Suriye
bölgesine dikmiş bölgede yeniden Fatımi otoritesi sağlamak amacıyla
girişimlerde bulunmuştur. Bu girişimlerden ilki; Sur şehri valisi
Kuteyle’nin Fatımi Devleti’ne isyan etmesi üzerine El Efdal ordu ve
donanmayı harekete geçirmiş sonuç olarak Kuteyle ele geçirilerek bertaraf
edilmiş, şehirde otorite tekrardan sağlanmıştır.5 Suriye hâkimiyeti için
ikinci girişim ise El Efdal’in Halep emiri Tutuş ile Dımaşk hâkimi Dukak
arasındaki mücadeleden faydalanmak istemesidir. Tutuş’a bir elçilik heyeti
gönderen El Efdal, Tutuş’a Halep’te hutbeyi Fatımi Halifesi adına
okutması karşılığında kendisine askeri ve mali yardım sözü vermiştir.
Tutuş bu teklifi kabul etmiş olmasına rağmen birkaç hafta hutbeyi Fatımi
Halifesi adına okuttuktan sonra bu kararından dönerek hutbeyi tekrar
Abbasi halifesi adına okutmaya başlamıştır.
El Efdal’in Haçlılar bölgeye gelmeden önceki son hamlesi ise Kudüs
üzerine yürümesidir. Fatimi topraklarının içinde bulunan Kudüs 1071
yılında Selçuklu atabeylerinden Atsız tarafından fethedilmiştir.
Melikşah’ın kardeşi Tutuş 1079’da bölgeye gelerek Kudüs’ü Atsız’ın
elinden aldı ve Artuk beye verdi. Artuk Bey’in 1091’de vefatı üzerine şehrin
yönetimi oğulları İlgazi ve Sökmen’e geçti6. Haçlıların Antakya’yı
4 Eymen Fuad Seyyid,”Fatımiler”, DİA, Türkiye Diyanet Vakfı Yayın Matbaacılık ve
Ticaret İşletmesi, Anka (...truncated)