Hassân b. Sabit’in Hz. Hamza İçin Söylediği Mersiyeler
dergİabant (AİBÜ İlahiyat Fakültesi Dergisi), Bahar 2016, Cilt:4, Sayı:7, 4:36-50
Gönderim Tarihi: 05.04.2016
Kabul Tarihi: 01.06.2016
HASSÂN B. SABİT’İN HZ. HAMZA İÇİN SÖYLEDİĞİ MERSİYELER
Ahmet ŞEN
Öz
Makalemizde Uhut şehitlerinden Hz. Hamza için Hassân b. Sâbit’in söylediği üç mersiyeyi
ele aldık. Birinci ve ikinci mersiyeler, kasidenin ilk bölümü olan nesib ile başlayıp, sırasıyla
mersiyenin ikinci ve üçüncü bölümü olan te’bîn (medih) ve ‘azâ’ (sabır) bölümleriyle
devam etmiştir. Üçüncü mersiye ise, yapısal özellikleri açısından tam bir mersiye olarak
değerlendirilebilir. Nitekim nedb ile başlayıp medih ve sabır bölümleriyle devam etmiştir.
Muhadram şair Hassân’ın ele aldığımız üç mersiyesinde üslup açısından Cahiliye
kasidesiyle benzer yönler görmemize rağmen mersiyeler, içerik olarak İslâmî dönem
mersiyesinin özelliklerini taşımaktadır. Ayrıca Hassân, söz konusu mersiyelerinde birçok
edebî sanata yer vererek özgün bir dil kullanmıştır.
Anahtar Kelimeler: Hassân b. Sâbit, Hz. Hamza, mersiye.
DIRGES BY HASSAN IBN THABIT ON HAMZA
Abstract
In this paper, three dirges which are written by Hassân b. Sâbit for Hamza who is marthys
of Uhud are examined. The first and second dirges, starting with “nesib” which is the fisrt
part of the eulogy, continious with te’bin (glorification) and ‘a’za’ (patience) which are the
second and the third part of dirge, respectively. The third dirge can be considered a full
dirge in terms of structural characteristics. Hence, starting with nedb and continues with
glorification and patience.
Although there are some smilitaries with dirges of Jahiliyya in terms of wording, the dirges
have the same features with Islamic period dirges about content. Also, Hassân, used an
original language by giving a place number of literary art in his dirges.
Keywords: Hassân ibn Thabit, Hamza, dirge.
Giriş
Muhadram şairlerden Ebü'I-Velîd Hassân b. Sabit b. el-Münzir el-Hazrecî elEnsarî (ö. 60/680), İslam dinini müşriklere karşı savunduğu için Hz. Peygamberin
şâiri olarak tanınan Medîneli sahabîdir1. Cahiliyye döneminde altmış, İslâmî
* Arş. Gör. Dr., Erzincan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi, Okutman, Temel İslam Bilimleri Bölümü,
Arap Dili ve Belagatı Anabilim Dalı,
1 İbn Sellâm el-Cumahî, Tabakâtu Fuhûli's-Şu‘arâ'(nşr., Mahmud Muhammed Şâkir), Cidde: ts., I, s.
215; Hüseyin Elmalı, "Hassân b. Sâbit", DİA, XVI, 399; İbn Abdi’l-Berr, el-İstî‘âb fî Ma‘rifeti’l-Ashâb
(nşr. Ali Muhammed el-Becâvî), Beyrut: 1992, I, 341.
Hassân b. Sabit’in Hz. Hamza İçin Söylediği Mersiyeler 37
dönemde de altmış olmak üzere yüz yirmi yıl yaşadığı zikredilen2 Hassân,
Medine’deki iki Arap kabilesinden biri olan Hazrec’in Benî Neccâr kolundandır3.
Hassân'ın Müslüman olmadan önceki yaklaşık altmış yıllık hayatı şarabı ve
şarap meclislerini tasvir etmek, ihsanlarına nail olmak için Gassanî ve Hire
hükümdarlarını övmekle geçtiği söylenebilir4. Onlardan aldığı hediyelere o kadar
alışmıştır ki, onlardan bir mektup geldiğinde muhakkak beraberinde bir bahşişin
olacağından emin olur hale gelmiştir5. Hassân’ın yetiştiği bu dönemde Hazreç ve
Evs kabileleri arasında, düşmanlığı körükleyen kimi zaman da savaşlara neden
olan bir çekişme ve anlaşmazlık bulunmaktadır. Hassân da bu mücadelenin bir
parçası olarak, kabilesi Hazreç’in yanında yer alıp hasımlarını hicvetmiştir6.
Hz . Peygamber Medîne’ye geldiğinde, Müşriklere karşı hiciv yoluyla onlarla
mücadele edip, İslam Peygamberini savunan üç şairden biri olan Hassân b. Sabit,
Medineli olduğu için Kureyş'in nesebiyle ilgili yeterli bilgiye sahip olmamakla
birlikte bu konuda Allah Resûlünün tavsiyesiyle Hz. Ebu Bekir'den aldığı bilgileri
şiirinde etkili bir şekilde kullanmayı başarmıştır7. Şiirinin İslam’la beraber
yumuşadığına8 yönelik değerlendirmelerin de yapıldığı Hassân b. Sâbit’in şiirleri
Resullah'ın, "Bu sözler onlara karşı oktan daha etkili olacaktır" şeklindeki
övgüsüne nail olmuştur9.
Hz. Peygamber (s.a.v.)’in amcası, Allah’ın ve Resûlünün aslanı lakabına sahip
olan Hz. Hamza (569-570/625) bi‘setin ikinci veya altıncı yılında Müslüman
olmuştur. Bedir savaşının önde gelen kahramanlarından olan Hz. Hamza, savaş
esnasında Şeybe b. Rebî‘a’yı öldürmüştür. Aynı zamanda ‘Utbe b. Rebî‘a’nın da
öldürülmesine yardımcı olmuştur. Mekke müşriklerine oldukça ağır gelen bu
durum, onların Hz. Hamza’ya karşı kinlerini artırmıştır. Nitekim Vahşî b. Harb’e
onu öldürmesi karşılığında sınırsız ihsanlarda bulunacaklarını vaad etmişlerdir.
Uhud gazvesinde kahramanca savaşan Hz. Hamza çok sayıda düşman unsurunu
öldürmüştür. Vahşî tarafından şehid edilen Hz. Hamza’nın bu vefatı Hz. Peygamber
(s.a.v.)’e oldukça ağır gelmiştir10.
2 İbn Kuteybe ed-Dîneverî, eş-Şi‘ru ve’ş-Şua‘râ, Kahire: Dâru’l-Hadîs, 1423, I, 296.
3 el-Cumahî, Tabakâtu Fuhûli's-Su‘arâ', I, 215.
4 Hüseyin Elmalı, "Hassân b. Sâbit", DİA,, XVI, 400.
5 İbn Kuteybe ed-Dîneverî, eş-Şi‘ru ve’ş-Şua‘râ, I, 296.
6 Fâruk Çiftçi, “Hassân b. Sâbit’in Hz. Peygamber için Söylediği Mersiyeler”, KSÜ İlâhiyat Fakültesi
Dergisi, 4 (2004), 79-80.
7 el-Cumahî, Tabakâtu Fuhûli's-Su‘arâ', I, 215.
8 el-Merzubânî, Muhammed b. ‘İmrân b. Mûsâ, el-Muvassah Me‘âhizu'l-‘Ulemâ ‘ala's-Su‘arâ fî ‘İddeti
Envâ min Sınâ‘ati's-Si‘r (nsr. Ali Muhammed el-Becâvî), Kahire: ts., s. 71, 76.
9 İbn Abdi’l-Berr, el-İstî‘âb, I, 345.
10 İbn Abdi’l-Berr, el-İstî‘âb, I, 369-375.
dergİabant (AİBÜ İlahiyat Fakültesi Dergisi), Bahar 2016, Cilt:4, Sayı:7, 4:36-50
38 Ahmet ŞEN
Resa, vefatının ardından birine ağlama, onun iyi hasletlerini sayarak övme
ve methederken gözyaşı dökme, feryat etme manalarını kapsayan bir kelimedir. Bu
amaçla nazmedilen kasideye mersiye denmektedir11.
Mersiye şiirlerinin ana konusu, ölen bir kimsenin cesaret, kahramanlık,
cömertlik, himaye ve yardımseverlik gibi vasıflarla övülmesidir12. Cahiliye dönemi
mersiyelerinde öldürülen kişilerin intikamını almaya yönelme ve öç alıncaya kadar
düşmanları sevindirmemek için ağıt yakmama âdeti görülmektedir13.
Klasik mersiyede üç ana bölüm vardır. Bunlar ölen kişinin yitirilmesinden
duyulan acı ve üzüntünün dile getirildiği ağlama(nedb) bölümü, faziletlerin
anlatıldığı medih (te’bîn) bölümü ve duyulan acılara katlanmanın tavsiye (sabır)
edildiği bölümdür14.
Cahiliye döneminde mersiyelerin ağlama bölümlerinde ağlayan kişilerin
tasviri, ağlama şekilleri ve adetleri yer alır. Bu tür mersiyeler incelendiğinde yaka
yırtma, yüzü parçalama, feryat etme gibi adetlerin yaygın olduğu görülürken, daha
sonraki devirlerde ölünün arkasından ağlama geleneğinin değişime uğrayarak,
daha sakin bir ağlama şekli ortaya çıkmaya başlamıştır. Övgü bölümü mersiyenin
maktulün hayattayken bir takım müspet davranışlarının zikredilerek methedildiği
kısımdır. Kaynaklarda mersiyeyi medih türünden ayıranın yapılan övgüde ölüye
özgü lafızların kullanılması olduğu ve bunun dışında bir farkın olmadığı ifade
edilir15. Bununla birlikte iki şiir türünün bir birinden farklı ürünler oldukları ifade
edilmelidir. Mersiyenin üçüncü bölümü olan sabır kısmında, ağıt yakan, ölüm hâli
karşısında kendisini ve k (...truncated)