KİNDÎ’DE HULFÎ KIYAS/İMKÂNSIZA İNDİRGEME’NİN KULLANIMI
ÖMER FARUK ERDOĞAN
DR. ÖĞR. ÜYESİ
DUMLUPINAR ÜNİVERSİTESİ İSLÂMÎ İLİMLER FAK.
ÖZ
Bu çalışma Kindî’nin âlem ve ona yüklem olanların
sonluluğu, varlığa getirilmiş bir şeyin kendi kendisinin
sebebi olamayacağı, Gerçek Bir’in hakikatinin ispatı
gibi konularda hulfî kıyas/muhale irca yöntemini
nasıl ve ne boyutta kullandığını ele almaktadır. Kindî,
yaşadığı dönemin bir gereği olarak felsefe elbisesi
ile dini müdafaa etme ihtiyacı hissetmiş, bunu da
fizik, mantık ve matematikten yola çıkarak metafiziğe
ulaşmak şeklinde özetlenebilecek bir hareket alanı ile
gerçekleştirmiştir. Bu bağlamda Kindî’nin bu yöntemi,
görünenin bilgisinden görünmeyenin bilgisine ulaşmayı
hedeflediği gibi, var olanın bilgisinden hareketle varlığa
getirenin hakikatini idrak etmeyi de göstermektedir.
Bu bakımdan Kindî için en nihai gaye Hakiki/Gerçek
Bir olarak tanımladığı Allah’a ve O’nun bilgisine
ulaşmaktır. Bu konuda en kesin bilgi kaynağı vahiydir.
Felsefe, vahyin bilgisini izah edebildiği sürece dinin yol
arkadaşı ve onun yardımcısıdır.
Anahtar Kelimeler: Kindî, Hulfî Kıyas, Âlem,
Sonsuzluk, Gerçek Bir.
bility reduction method in
order to prove the reality
of the Uni ue Creator.
Al-Kindî felt the need to
defend the religion with
the discipline of philosophy as a necessity for
the period he lived, and
this was accomplished
by a method that can be
summarized as metaphysics from physics, logic
and mathematics. In this
conte t, this method of
al-Kindî shows the aims
to reach the knowledge
of the invisible from the
knowledge of the visible,
as well as the realization
of the reality of the Creator from the knowledge
of the e istence. In this
respect, the ultimate goal
for al-Kindî is to reach
the knowledge of God
and of Him whom he has
defined as the Uni ue
Creator. The most accurate source of information
in this regard is the holy
words of Allah. Philosophy is a companion of
religion and his deputy,
as long as it can e plain
knowledge of the inspiration/the holy words of
God.
Key words: al-Kindî,
Impossibility Reduction,
Universe, Infinity, Uni ue
Creator.
2018 · SAYI:2 · SAYFA 223-252
KİNDÎ’DE HULFÎ KIYAS/ ABSTRACT
İMKÂNSIZA İNDİRGEME’NİN This study e amines how
e plains how
the universe and whoever
KULLANIMI al-Kindî
in it have a limited e isand what is made
USE OF IMPOSSIBILITY tence,
to e ist cannot be the
of itself, and how
REDUCTION IN AL- KINDÎ cause
he employs the impossi-
224
DİYANET İLMÎ DERGİ
· CİLT: 54 · SAYI: 2 · NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2018
Giriș
lk İslâm filozofu künyeli Ebû Yûsuf
Ya‘k b b. İshâk el-Kindî (ö. 252/866 ),
yaşadığı dönemin karmaşası içinde birçok
sorunun çözümüyle ilgilenmiş, yer yer Mu‘tezili
olmakla suçlanmış, varlıklı bir hayatın sürgünle
biten bir döneminin neticesinde birbirinden farklı
konularda yaptığı çalışmalarla özgün bir düşünce
sistemi kurabilmiş ender bir şahsiyettir. Kindî’yi
Mu‘tezile’ye ait görüşlerden, daha doğrusu topyekûn bir kelâmî sistemden ayıran temel fark,
onun düşünce sistematiğinde burhânın cedelin yerine tercih edilmesidir.1 Kindî hulfî kıyas/imkânsıza indirgemeyi, mantık ilminde beş sanatın en
geçerlisi olan burhâna ulaşmada bir yöntem olarak kullanmaktadır. O, özellikle İlk Felsefe Üzerine adlı eserinde âlemin sonsuzluğunun imkansızlığını, bir şeyin varlık sebebinin kendisi
olamayacağı ve Gerçek Bir’in mecazî birlerden
soyutlanması gibi meseleleri mantık, matematik2
ve metafizik deliller kullanarak ispatlamaya çalışmıştır. Kindî’nin felsefesinde metafizik önemli
olmakla birlikte o, metafizik kavramları ve problemleri açıklamada ve çözmede, fizik kavramları
ve daha çok da matematiksel ispat yöntemlerini
kullanmıştır.3 Kindî, âlemin sonsuzluğunun imkânsızlığı meselesinde de, buradan hareket etmiş
ve burhânî deliller olduğunu iddia ettiği bazı aksi-
I
Fazlur Rahman bu farkı Mu‘tezile’nin kelâmî meselelerle sınırlı bir perspektif çizmesinin yanında, özgür irade sorunuyla felsefî bir bakış açısıyla ilgilenmediklerine
bağlamaktadır. Fazlur Rahman, İslâm Felsefesi ve Problemleri, çev. Ömer Ali Yıldırım ve Mehmet Ata Az (Ankara: Otto Yayınları, 2015), 61.
2
Kindî matematik ilmi ile sayı, harmoni, geometri ve astronomi ilimlerini kasteder; bunların başı sayı ilmi yani
aritmetiktir. Çünkü eğer sayı olmasaydı hiçbir şey olmazdı. Macit Fahri, İslâm Felsefesi Tarihi, çev. Kasım
Turhan (Ankara: Birleşik Yayınları, 2000), 130.
3
Mehmet Bayrakdar, İslâm Felsefesine Giriş (Ankara:
Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, 2001), 162-163.
1
KİNDÎ’DE HULFÎ KIYAS/İMKÂNSIZA İNDİRGEME’NİN KULLANIMI
yomlar yazmış/aktarmıştır. Bu aksiyomların ne kadar tutarlı ve geçerli olduğu tartışması bir tarafa, asıl odaklanılması gereken şey, onun din-felsefe
uzlaşı bağlamında, dinin inanç ilkelerine mantık ve matematik temelinden
hareketle metafizik bir ispat getirme konusunda ortaya koyduğu gayrettir.
Kindî’nin böyle bir yönteme başvurmasında bazı etkenler ve gayeler
vardır. Bir kere Kindî, metafiziğe bir geçiş olarak gördüğü tabiat bilimleri
ve matematikle uğraşmış bir filozoftur. Bu ilimlerde tecrübe ve deneye
önem vermiştir. Kindî’yi bu tür bir yöntem kullanmaya iten başka bir etken
ise şüphesiz Kur’ân-ı Kerim’dir. Çünkü Kur’ân insanları, Allah’ın varlığı
ve birliğini anlamaları için, çoğu kez anlaşılmayan metafizik düşüncelerle
uğraşmaktan ziyade fizik âlemin unsurları üzerinden hakikati anlamaya
davet etmektedir.4 Kindî bu uğraşısı ile sadece kendi dönemine ait düşünce
sisteminde değil, kendinden sonra düşünce üreten İslâm filozoflarının üzerinde de önemli bir tesir bırakmıştır.
Kindî için böyle bir çerçeve çizdikten sonra onun hulfî kıyas yöntemiyle
irdelediği meselelerde ne kadar gayretli olduğunu makalenin seyri dâhilinde tartışmaya geçebiliriz.
A. Hulfî Kıyas mk nsıza ndirgeme Y ntemi ve Kindî de Kullanımı
Hulfî kıyas, muhâle/abese irca5 kapsamında kabul edilen ya da imkânsıza indirgemek olarak da isimlendirilen önemli bir çürütme yöntemidir.6 Bu
yöntem, iki önermeden birinin doğruluğunu, diğerinin yanlışlığının kanıtBayrakdar, İslâm Felsefesine Giriş, 163.
Abese irca Reductio absurdum yöntemi, Hulfî kıyas açısından öncüllerin ve sonucun
akıl için saçma görülmesiyle ilgilidir. Özellikle, Ortaçağ Batı felsefesinde Tertillianus’un “inanıyorum, o halde saçmadır” ifadesi ile şöhret bulan, temel tartışma metotlarından birisini oluşturmaktadır. Hulfî kıyas aslında tam da bu durumun tersini yani
insan aklının saçmalığı kabullenememesini ispatlar. Hulfî kıyasta kanıtlanmak istenen iddia, argümanın dayandığı çelişik önermelerin yanlış olması zorunluluğudur.
Reductio absurdumda da yanlış sonucun sadece yanlışlığı değil, ayrıca saçmalığı da
vurgulanmaktadır. Mantık açısından saçmalığa indirgenenin doğru olarak kabule zorlanması problem oluşturur. Saçma bir önerme ya da kıyasın çelişiği gölge gibi asıla
işaret eder haldedir. Hulfî kıyas da amaç yanlışlama ile doğru sonuca ulaşmak olduğundan, onunla ulaşılan sonucun doğru kabul edilemez oluşuyla, onun da çelişiği
olan diğer önermenin doğruluğu ortaya çıkar. Böylece, bunun bilgi doğruluğu, tutarlılığı, geçerliliği ve gerçekliği ispa (...truncated)