YOKSULLUK, İNSAN ONURU VE DİN

İlahiyat Tetkikleri Dergisi, Jul 2014

ÖZ Genelde dinlerin özelde ise İslam’ın teorik çerçevesi incelendiğinde, yoksulluğun insan onurunu zedeleyen etkilerini hafifletmeye yönelik öğretilerin bu çerçeve içerisinde önemli bir yer işgal ettiği görülmektedir. Bu makale, böyle bir gözlemden hareketle ele alınmış olup öncelikle yoksulluk-insan onuru ilişkisinin sosyal psikolojik açıdan bir değerlendirilmesi yapılmıştır. Sonra bu değerlendirmenin perspektifinde yoksulluk, insan onuru ve din ilişkisinin, özellikle İslam’ın yoksulluğun insan onuru üzerindeki olumsuz etkilerini telafi etmeye, insan onurunu korumaya yönelik teorik bağlamı ve bu bağlamın gündelik hayata yansıma biçimleri anlaşılmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: yoksulluk, insan onuru, bilişsel çelişki, kadercilik, teodise . ABSTRACT Poverty, Human Dignity and Religion When the theoretical framework of religions in general and Islam, in particular, is analyzed, it is observed that the poverty’s teachings intended for mitigating human dignity occupy an important place within this framework. This essay is written with reference to such an observation and firstly the relationship between poverty and human dignity is evaluated with regard to social-psychological perspective. Next, in the perspective of this evaluation, relation of poverty, human dignity and religions -particularly that of Islam-, theoretical context intended for compensating and protecting the negative effects of poverty on human dignity and also reflection forms of this context to daily life are tried to be understood. Keywords: Poverty, human dignity, cognitive dilemma, fatalism and theodicy.

Article PDF cannot be displayed. You can download it here:

http://dergipark.org.tr/download/article-file/31198

YOKSULLUK, İNSAN ONURU VE DİN

Atatük Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, Sayı: 41 ● Erzurum 2014 YOKSULLUK, İNSAN ONURU VE DİN (*) Mustafa MACİT (**) ÖZ Genelde dinlerin özelde ise İslam’ın teorik çerçevesi incelendiğinde, yoksulluğun insan onurunu zedeleyen etkilerini hafifletmeye yönelik öğretilerin bu çerçeve içerisinde önemli bir yer işgal ettiği görülmektedir. Bu makale, böyle bir gözlemden hareketle ele alınmış olup öncelikle yoksulluk-insan onuru ilişkisinin sosyal psikolojik açıdan bir değerlendirilmesi yapılmıştır. Sonra bu değerlendirmenin perspektifinde yoksulluk, insan onuru ve din ilişkisinin, özellikle İslam’ın yoksulluğun insan onuru üzerindeki olumsuz etkilerini telafi etmeye, insan onurunu korumaya yönelik teorik bağlamı ve bu bağlamın gündelik hayata yansıma biçimleri anlaşılmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: yoksulluk, insan onuru, bilişsel çelişki, kadercilik, teodise. ABSTRACT Poverty, Human Dignity and Religion When the theoretical framework of religions in general and Islam, in particular, is analyzed, it is observed that the poverty’s teachings intended for mitigating human dignity occupy an important place within this framework. This essay is written with reference to such an observation and firstly the relationship between poverty and human dignity is evaluated with regard to social-psychological perspective. Next, in the perspective of this evaluation, relation of poverty, human dignity and religions -particularly that of Islam-, theoretical context intended for compensating and protecting the negative effects of poverty on human dignity and also reflection forms of this context to daily life are tried to be understood. Keywords: Poverty, human dignity, cognitive dilemma, fatalism and theodicy.             * Bu çalışma, 19-21 Nisan 2013’de Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından Konya’da düzenlenmiş Hz. Peygamber ve İnsan Onuru Sempozyumunda sunulan bildirinin makale haline getirilmiş biçimidir. ** Doç. Dr., Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İDKAB Eğitimi Bölümü, (e-posta: , ) 102 Mustafa MACİT Giriş İlk göze çarpan haliyle yoksulluk, ekonomik yönü vurgulu bir kavramdır. Ancak biraz yakından bakılınca yoksulluğun konumuz açısından insan onuru, özsaygısı ve gurur duygusu ile bir ilişkisi olduğu ortaya çıkmaktadır. Bu ilişkinin niteliğine gelince, birkaç insanın eline “yoksulluk” ve “insan onuru” kavramlarını verip bu kavramlardan anlamlı cümleler kurmalarını istesek belki oldukça çok sayıda ve birbirinden farklı cümleler ortaya çıkabilir. Ancak kişiden kişiye değişmeyen tek cümlenin Yoksulluğun olumsuz değerlendirilmesi insan onurunu yaralar anlamına gelecek bir ifade olması kuvvetle muhtemeldir. Yoksulluğun olumsuz değerlendirilmesinin onur kırıcı yüzüyle, folklorik ürünlerden medya temsillerine uzanan bir yelpazede hemen her alanda karşılaşabiliriz. Örneğin, halk türküleri üzerine yapılacak basit bir tarama ile yoksulluğun insanı insana kul ettiğini, yapılan yardımın başa kakılmasının; hor, hakir görülmenin onur yaralayıcılığını anlatan sözleri görebiliriz. Türkiye’de yoksulların, yoksulluğun ana akım medyadaki temsilleri üzerine bir araştırma, fobik/korku yaratan, acıma duygusu uyandıran, sözde nesnel, yoksulların simgesel olarak yok edildikleri temsillerin ön plana çıktığını göstermektedir.1 Bu temsil kategorilerinin her birinin farklı özellikleri olmakla birlikte hemen hepsinin yoksulları ve yoksulluğu görme ve gösterme biçimlerinin yoksul dünyasındaki “itilmiş, kakılmış olma” hislerini pekiştirici nitelikte olduğu gayet açıktır. Bu manzara “fakirlik” ile “hakirlik” arasında sadece bir harf farkı kaldığını, hakir görülmenin yoksul insanların var oluşunun temel bileşimi haline geldiğini düşündürücü niteliktedir ki değersizlik duygusu, yoksul insanların var oluşlarının temel bileşenleri haline geldiğinde bu artık insani, varoluşsal bir sorundur.2 Yoksulluk yeni bir olgu değil, insanlığın kadim yol arkadaşları arasındadır. Ne var ki şekillendirebilir, yönetilebilir ve daha müreffeh bir dünya vadetmesine rağmen modernleşme bunu başaramadığı; yoksulluğu ortadan kaldırmadığı hatta derinleştirdiği gibi “insanın ne olduğu” sorusunu onun, toplum ve bu dünya içerisindeki yerine referansla cevaplamaya çalıştığı ölçüde yoksulluğun insan ve insan onuruna yönelik olumsuz etkileri üzerinde çarpan etkisi yapmıştır. Örneğin, alan elin veren eli görmemesi gerektiği, yani yoksulu hor görmek bir yana yoksula yapılan yardım esnasında dahi onun onurunu garanti eden geleneksel incelikli düşüncelerin varisi Türk toplumunda modernleşme 1 Geniş bilgi için bkz., Gökalp, Emre, Hakan Ergül, İncilay Cangöz, “Türkiye’de Yoksulluğun ve Yoksulların Ana Akım Basında Temsili”, Sosyoloji Araştırmaları Dergisi, C. 13, Sayı: 1, Yıl: 2010. 2 Bora, Aksu, “Yoksul Çocukların Medyada Temsili”, http://bianet.org/bianet/cocuk/70342, Erişim Tarihi: 15. 12. 2013. YOKSULLUK, İNSAN ONURU VE DİN 103 ile birlikte yoksulluk, ağır çekime konu olmuş, seyirlik hale getirilmiştir.3 Söz konusu incelikli düşüncenin geleneksel dönemde de toplumun geniş kesimleri tarafından paylaşıldığını ileri süremeyiz. Kaşıkla verip sapıyla gözünü çıkarma şeklinde atasözüne dönüşmüş öğütlerin varlığına karşın kaşıkla verip sapıyla göz çıkaranlar her zaman olmuştur. Ancak “insanın ne olduğu” sorusunun cevabı onun toplum içerisindeki yeri ve fonksiyonuna indirgenmediği, toplumsal eşitsizliklerin derin ve belirgin bir görünüm arz etmediği; toplumsal ilişki-etkileşim imkân ve ağının bu nevi genişlemediği bir toplumsal ortamda yoksulluk, en azından geniş kesimlerin gözünde suçla, acınır olma ve yok sayılma hisleriyle eşleştiren medyadaki olumsuz temsillerle, ağır çekime konu olmakla onur kırıcı değildi. Günümüzde insan onuru, hak ve özgürlükleri evrensel yasal düzenlemelerle garanti altına alınmış olmakla birlikte yasaların konuya ilişkin bilinci oluşturup yaygınlaştırdığı hatta garanti altına aldığı söylenemez. O halde yapılması gereken belki de insan hakları ve onurunu korumaya yönelik bir toplumsal bilinç oluşturmaya çalışmaktır. Bu noktada tarihte insan hakları konusundaki duyarlılığın gelişmesinde itici bir kuvvet olduğu bilinen tek tanrılı dinlerin4 teorik öğretilerinin konuya ilişkin bilinci geliştirmeye yönelik perspektiflere yol gösterebilir nitelikleri, bu niteliklerin pratiğe yansımaları incelenmeye değerdir. Nihayetinde insanı onurlu bir varlık olarak karşısına alan din, konumuz açısından İslam, herhalde yoksulluğun insan onuru üzerine olumsuz etkilerini göz ardı etmemiştir ki kimi İslami öğretilerin öncelikle yoksulluğun insan onuru üzerine olumsuz etkilerini hafifletmeye ve yoksulların onurunu korumaya giriştiği görülebilir. Dinin, insanın anlam-inanç sisteminin önemli bir bileşeni olduğu hatırlanınca bu teorik dini girişimin, yoksul kesimler tarafından yoksulluğun kendi onurları üzerindeki zedeleyici etkilerini bilişsel düzeyde hafifletmek üzere sığınma ve başvuru odağı; “bilişsel sermaye” olarak deneyimlendiği söylenebilir. Buradan alarak bu makalenin amacı İslam’ın, yoksulluğun olumsuz değerlendirilme (...truncated)


This is a preview of a remote PDF: http://dergipark.org.tr/download/article-file/31198
Article home page: http://dergipark.org.tr/atauniilah/issue/2758/36813

Mustafa MACİT. YOKSULLUK, İNSAN ONURU VE DİN, İlahiyat Tetkikleri Dergisi, 2014, pp. 102-116,