SABIR ÖLÇEĞİNİN TÜRKÇEYE UYARLANMASI: GEÇERLİK VE GÜVENİRLİK ÇALIŞMASI
Atatük Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, Sayı: 42 ● Erzurum 2014
SABIR ÖLÇEĞİNİN TÜRKÇEYE UYARLANMASI:
GEÇERLİK VE GÜVENİRLİK ÇALIŞMASI
Mebrure DOĞAN (*) - Çiğdem GÜLMEZ (**)
ÖZ
Bu çalışmanın amacı Sarah A. Schnitker tarafından geliştirilen Sabır Ölçeğinin Türkçeye uyarlamasını gerçekleştirmektir. 274 üniversite öğrencisi üzerinde
geçerlik ve güvenirlik çalışması gerçekleştirilen 11 maddeli ölçeğin orjinalinde olduğu gibi 3 faktörlü bir yapı sergilediği, faktör yapılarının geçerli olduğu, geneline ilişkin iç tutarlılık katsayısının 0,78 olduğu saptanmıştır. Uyarlanan ölçeğin
sabır konusunda yapılacak Türkçe akademik çalışmalarda kullanılabilir olduğu
söylenebilir.
Anahtar Kelimeler: Sabır Ölçeği, Geçerlik, Güvenirlik
ABSTRACT
Adaptation of The Patience Scale into Turkish: The Study of Validity and
Reliability
The aim of this study is to adapt the Patience Scale to Turkish. That validity
and reliability studies were carried out on 274 undergraduate students, was made
up 11 items. That scale was yielded three factors as original form and its structures
of the factors were valid. It is found that adapted scales’ internal reliability coefficient was 0.78. This adapted scale is suitable for Turkish academic studies
related with patience.
Keywords: Patience Scale, Validity, Reliability
* Dr., Din Psikolojisi, Meslekî ve Teknik Anadolu Lisesi (Erzincan) Din Kültürü ve
Ahlak Bilgisi Öğretmeni, e-posta: .
** Yrd. Doç. Dr. Kastamonu Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi, Din Psikolojisi Öğretim
Üyesi, e-posta: .
264
Mebrure DOĞAN - Çiğdem GÜLMEZ
Giriş
Türk dilinde kelime karşılığı acı, yoksulluk, haksızlık gibi üzücü durumlar karşısında ses çıkarmadan onların geçmesini bekleme erdemi ve dayanç
olan sabır, ayrıca olacak veya gelecek bir şeyi telaş göstermeden bekleme olarak tanımlanmaktadır.1 Sabır kelimesinin Türkçeye Arapçadan geçmiş olup,
“sabera” kökünden gelmektedir. “Sabr” Arapçada gerekli durumlarda nefsi
hapsetmek, kendini tutmak, iradesine hâkim olmak demektir. Ayrıca “intizar etme, bekleme ve gözleme” eylemleri “sabr” sözcüğüyle ifade edilmektedir.2
İngilizcede sabır kavramı için “patience” kelimesi kullanılmaktadır. Kelimenin sözlükteki karşılığı, dayanma gücü, hoşa gitmeyen veya çaba gerektiren
bazı şeylere dayanma kapasitesidir. Sadece acı çekme veya bir tahrik karşısında
değil aynı zamanda haksız yere veya haddinden fazla gecikmiş görünen bir
sonucu beklerken veya önemli ihtiyaçları karşılayan bir işi yerine getirirken
sukuneti muhafaza etmek ve soğukkanlı olmak “patience” kelimesi ile anlatılmaktadır.3 Başka bir sözlükte ise “patience” tahammül, sebat, dayanma, dişini
sıkma anlamlarına gelmektedir.4
Sabır, her türlü zorluk, tehdit ve kayıp karşısında gönüllü bir şekilde dayanma, direnme, göğüs germe ve sonucu bekleme eğilimi olmakla birlikte
duygusal, bilişsel, davranışsal boyutlarıyla yaşanan çözümleyici psikolojik bir
süreç olarak tanımlanabilir. Bireyin hayatı anlamlandırmasından başlayarak
ömrünün sonuna kadar sürecek yaşamsal mücadelesinde ona güç veren, denge
ve uyum arayışında destek sağlayan sabır, onu başarıya götüren ve ardından
mutluluk hedefine ulaşmasına aracılık eden psikolojik bir olgudur.
Sabır çaba ile elde edilir ve bu çaba otomatik değildir. Daha çok bireyin iç
benliğinin kontrolünü ve büyük bir yoğunlaşmayı içermektedir.5 Sabır kavramı psikolojik perspektiften değerlendirildiğinde, duygu unsuru kuvvetli ancak bilişsel unsuru ağır basan bir tutum olduğu söylenebilir. Tutumlar belirli
bir takım kişi, nesne ve olaylara karşı sürekli olarak benzer biçimde davran1 Türk Dil Kurumu, Türkçe Sözlük, ( Yeni Baskı), Türk Tarih Kurumu Basım Evi, Ankara
1988, C II, s. 1236.
2 İbn Manzur Ebu’l-Fadl Cemalüddin Muhammed b. Mükerrem, Lisanü’l Arab, Daru’l Maarif, Kahire, tsz, s.2391; El-İsfahanî Ragıb, Müfredat Elfazi’l Kur’an-Kur’an Kavramları
Sözlüğü, (3. Baskı), (Çev.: Yusuf Türker), Pınar Yayınları, İstanbul Mayıs 2012, s. 839841.
3 Merriam- Webster’s Dictionary of Synonyms, Merriam- Webster, Incorporated Springfield Massachusetts, USA 1984, s.598.
4 Redhouse, İngilizce-Türkçe Sözlük, ( 20. baskı), Redhouse Yayınevi, İstanbul 1993, s.706.
5 Turfe, Tallal Alie, Patience in İslam: Sabr, ( 1st used ), Tahrike Tarsile Qur’an Inc., Elmhurst, New York 1996, s. 30.
SABIR ÖLÇEĞİNİN TÜRKÇEYE UYARLANMASI:
GEÇERLİK VE GÜVENİRLİK ÇALIŞMASI
265
mamıza neden olan, kendileri gözlemlenemeyen fakat gözlemlenebilen bazı
davranışlara yol açtığı varsayılan öğrenilmiş bazı eğilimlerdir.6 Bu eğilimler bireyin belli bir insana, gruba, nesneye, olaya yönelik olumlu veya olumsuz bir
şekilde düşünmesine, hissetmesine veya davranmasına yol açmakta ve oldukça
istikrarlı, yargısal bir nitelik taşımaktadır.7 Sabır duygusu, sabır tutumunun
duygusal öğesini oluşturmaktadır. Sabrın tek bir değer alanı ile sınırlı olmayan ahlakî, dinî, insanî bir değer olması ve erdemler sınıfına dâhil edilmesi,
dinler tarafından desteklenmesi, ahlaken doğru bulunması, yararlarının kabul
edilmesi, toplumsal bir desteğe sahip olması, hatta atasözlerine konu olması
nedeniyle kültürel bir alt yapısının olması v.b. faktörler onun bilişsel temelini
oluşturabilmektedir. Aynı zamanda sabır bir davranış olarak gözlemlenebilen,
güçlü tutum olarak da hayata karşı sabırlı olma konusunda kararlı olan birey
tarafından seçilmiş bir davranış biçimidir. Buna göre sabırlı birey her türlü
zorluk karşısında direnme, dayanma, mücadele etme azmine sahip, sebatkâr
biri iken sabır özelliğine sahip olmayan birey muhtemelen tamamen sabırdan
yoksun olan değil, sabır tutumu zayıf olandır.
Sabır en temel anlamda bireyin, koşullar ve zaman dilimlerinin geniş yelpazesinde ortaya çıkan hayal kırıklığı, sıkıntı veya acı çekme durumları karşısında sakince bekleme eğilimi olarak da tanımlanmaktadır.8 Sabrı davranışın
iki kutbu arasında ortalama olarak kavramlaştırmanın daha doğru olabileceğini belirten Schnitker onu, Aristoteles’in “erdemli bir eylem daima eksiklik
ve fazlalık içinde yansıtılan bozukluğun iki ucu arasında ara bir durumdur”
tanımlamasına dayandırarak “tembelliğin noksanlığı ve ataklığın aşırılığı arasında ortalama bir durum” olarak tarif etmektedir.9 Ayrıca sabır, diğer erdemlerin üzerinde geliştiği temel değerdir.10 Bu yönüyle metanet, azim, sebat gibi
erdemler bizzat sabır manasını içinde barındırırken, umut, hoşgörü, şükür,
alçakgönüllülük gibi erdemler sabırla güçlü bir ilişki içerisindedir.
Sabır bir kişilik özelliği niteliği taşıdığından bireyin olayları anlamlandırması ve değerlendirmesi aşamasından başlayıp, çözümleme aşamasına kadar
problem çözme veya başa çıkmanın her evresinde etkili olabilen, gerekli dav6 Kağıtçıbaşı, Çiğdem, İnsan ve İnsanlar, (9. Baskı), Evrim Matbaası, İstanbul 1996, s. 86;
Enç, Mithat, Ruh Bilim Terimleri Sözlüğü, Karatepe Yayınları, Ankara 1990, s.148.
7 Budak, Selçuk, Psikoloji Sözlüğü, (4. Baskı), Bilim ve Sanat Yayınları, Ankara 2009, s.
747.
8 Schnitker, Sarah A., “An Examination of Patience and Well-Being”, The Journal of Positive
Psychology, Vol.7, No.4, July 2012, s. 2 (...truncated)