KUR’ÂN VE HADİSLERE GÖRE “KALEM” KAVRAMI

İlahiyat Tetkikleri Dergisi, Dec 2014

ÖZ “Kalem” kelimesi Kur’an’da uzerine yemin edilen ve Mirac mucizesi vesilesiyle hadislerde de değnilen bir kavramdı. “Kur’an ve hadislerde kader konusu bağamıda yer alan bu kavramınası değrlendirecek ve anlayacağı?”, “Bu terim, İlam duşncesinde nası anlaşımışı?” gibi sorular, insan zihnini meşul etmişve etmektedir. Nitekim İlam duşncesinde, bu kavram hakkıda değşk yorumlar yapımış mutekellimler, mufessirler, muhaddisler mezkur lafı hakkıda değşk goruşer ortaya koymuşardı. Yaptığıı bu calışada, Kur’an-ıKerim ve Hadis-i Şrifler doğultusunda bu kavramı muhtevasııve anlam alanlarııortaya koymaya ve bu kavramı nası anlaşımasıgerektiğ hususunda zihinsel bir acıı sağamaya calışı. Anahtar Kelimeler: Kalem, Kader, Kur’an, Hadis, Kavram. ABSTRACT The Concept of “Kalem” According to Qur’an and Hadiths The Word ‘Kalem’ is a concept on which it is sweared in Qur’an. It is also mentioned in the hadiths because of the miracle of Mirac. How can we evaluate and understand this concept located in the context of fate, in Qur’an and hadiths? How are this term understood in İlamic thought? Such questions have always been engaged in human mind. As a matter of fact, in İlamic thought there has been different coments on this concept. mutakallimū, mufassirū and muhaddisū have informed varied ideas about the word. In this study we try to reveal the content of this term and its meaning areas according to Qur’an and Hadiths. And we also try to make a mental breakthrough about how should this term be understood. Keywords: “Kalem”, Fate, Qur’an, Hadith, Concept.

Article PDF cannot be displayed. You can download it here:

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/31229

KUR’ÂN VE HADİSLERE GÖRE “KALEM” KAVRAMI

Atatük Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, Sayı: 42 ● Erzurum 2014 KUR’ÂN VE HADİSLERE GÖRE “KALEM” KAVRAMI Muhammet KOÇAK (*) ÖZ “Kalem” kelimesi Kur’an’da üzerine yemin edilen ve Miraç mucizesi vesilesiyle hadislerde de değinilen bir kavramdır. “Kur’an ve hadislerde kader konusu bağlamında yer alan bu kavramı nasıl değerlendirecek ve anlayacağız?”, “Bu terim, İslam düşüncesinde nasıl anlaşılmıştır?” gibi sorular, insan zihnini meşgul etmiş ve etmektedir. Nitekim İslam düşüncesinde, bu kavram hakkında değişik yorumlar yapılmış, mütekellimler, müfessirler, muhaddisler mezkûr lafız hakkında değişik görüşler ortaya koymuşlardır. Yaptığımız bu çalışmada, Kur’an-ı Kerim ve Hadis-i Şerifler doğrultusunda bu kavramın muhtevasını ve anlam alanlarını ortaya koymaya ve bu kavramın nasıl anlaşılması gerektiği hususunda zihinsel bir açılım sağlamaya çalıştık. Anahtar Kelimeler: Kalem, Kader, Kur’an, Hadis, Kavram. ABSTRACT The Concept of “Kalem” According to Qur’an and Hadiths The Word ‘Kalem’ is a concept on which it is sweared in Qur’an. It is also mentioned in the hadiths because of the miracle of Mirac. How can we evaluate and understand this concept located in the context of fate, in Qur’an and hadiths? How are this term understood in İslamic thought? Such questions have always been engaged in human mind. As a matter of fact, in İslamic thought there has been different coments on this concept. mutakallimūn, mufassirūn and muhaddisūn have informed varied ideas about the word. In this study we try to reveal the content of this term and its meaning areas according to Qur’an and Hadiths. And we also try to make a mental breakthrough about how should this term be understood. Keywords: “Kalem”, Fate, Qur’an, Hadith, Concept. * Arş. Grv. Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kelam Bilim Dalı Doktora Öğrencisi. e-mail: 298 Muhammet KOÇAK Giriş İslam düşüncesinin ana kaynakları, bilindiği üzere Kur’an-ı Kerim ve Hadis-i Şerifler’dir. Ana kaynaklar olmaları itibariyle bunların en iyi bir şekilde anlaşılmaları gerekmektedir. Ancak, Kur’an ve hadisler anlaşılması zor bir takım kavram ve ifadeler de içermektedir. Kavramlar, bir toplumun dünya görüşünün ve zihniyetinin özlü ifadeleri olmaları sebebiyle kültür, medeniyet ve düşünce sistemleri açısından çok önemlidirler. Kur’an ve Hadisler bünyesinde yer alan kavramlar ise bu anlamda çok daha fazla önem arz ederler. İslam dini gelmezden evvel, onun ilk muhatabı olan toplum, sonradan Kur’an ve hadislerde yer alacak olan bazı kelimeleri kullanmaktaydı. Ancak İslam dini geldikten sonra, bu kelimeler Kur’an-ı Kerim’de ve Hadîs-i Şeriflerde, cahiliye toplumunun anlayışını zorlayacak tarzda, değişik anlam alanları içinde muhataplarına sunuldu. Bu durum onları hayrete düşürdü ve anlayışlarını zorladı. Aynı zamanda bu, Kur’an’ı Kerim’in eşiz üslubunun gözler önüne serildiği bir mucize idi. Kur’an’da yer alan ifadelerin tam olarak neyi gösterdiği meselesinin, henüz Kur’an’ın nüzulü aşamasında karşılaşılan bir sorun olduğu anlaşılmaktadır. Zira bu konuya, Kur’an’ın bizzat kendisi işaret etmekte ve Kur’an ayetlerini muhkem ve müteşabih olmak üzere ikiye ayırmaktadır. Kuran-ı Kerim; ferdin ve toplumun hayatını yönlendiren bu maddi hidayetleri “muhkemat” diye nitelemiş ve bu muhkematı kitabın, yani ilahi hitabın esasları/hedefleri olarak saymıştır. Bunlar, toplumun her ferdi tarafından ihtilafsız anlaşılan esaslardır. Ancak sıra inanç esaslarının yani bir noktada müteşabihatın kavratılmasına gelince, burada, temel bir problem ortaya çıkar ki bu da “Gayb” ile ilgili gerçeklerin insan ifadesine aktarılmasının güçlüğü problemidir. Allah, ahiret, cennet, cehennem, hesap, arş, kürsi, kalem gibi konuları kapsayan anlamıyla gaybın, insanlara, en genel şekliyle kavratılması, din dilinin en temel problemi olmaktadır. Çünkü insan idraki gerçeğin ancak çok küçük bir dilimini ihata edebilmektedir. Bunun dışında kalan realitenin en büyük kısmı insan kavrayışının büsbütün dışında kalmaktadır. Ancak iradi düşünce, hayal gücü, rüya, sezgi ve hafızayı kapsayan anlamıyla insan dimağı tümüyle veya bazı bileşenleriyle önceden tecrübe edilmiş algılara dayanmadan faaliyet gösterememektedir.1 Yani, önceden elde edilmiş tecrübelerin tamamen dışında kalan bir şeyi tasavvur edemeyiz ve onun hakkında bir fikir oluşturamayız. Bu nedenle her ne zaman, görünüşte “yeni” bir imaj veya fikre ulaşsak, daha 1 Zeyveli, Hikmet, “Kur’an Dilinin Özellikleri ve Özel Olarak Kıssa ve Mucizeler”, 2. Kur’an Sempozyumu, Ankara, 1986, ss. 93–110, s. 93. KUR’ÂN VE HADİSLERE GÖRE “KALEM” KAVRAMI 299 yakından baktığımızda bir bütün olarak yeni olmasına rağmen, onun, bileşenleri yönünden hiçte yeni olmadığını görürüz. Çünkü bu bileşenlerin, geçmiş zihni tecrübelerden aynen veya bazen küçük farklarla türetildiğini, şimdi ise yeni bir terkip veya terkipler halinde bir araya getirilmiş olduklarını fark ederiz. Mademki insan dimağı daha önce elde edilmiş algı ve idraklere dayanmadan faaliyet gösterememektedir; o halde insanın müşahede ve tecrübelerinin2 sınırları ötesinde ki bir âlemle ilgili olan dinin metafizik (gaybî) kavramları, insana başarıyla nasıl aktarılabilir? Tecrübî olarak ulaşmış olduğumuz algılar alanımızdan kısmen bile olsa karşılığını bulamadığımız fikirlerin ihatası bizden nasıl umulabilir? Bunun cevabını, büyük müfessir ve mütekellim Zemahşerî’nin Ra’d sûresi 35. ayetin tefsiri münasebetiyle vermiş olduğu ifadede bulmaktayız: “Bizim için gayb olanları, müşahede edebildiklerimizle temsil ederek” verebiliriz. Yani sembolik tasvirlere (istiârelere) başvurmak suretiyle kavramaya çalışırız. İşte Kur’an’da kullanıldığı şekliyle müteşabihat kavramının gerçek anlamı budur. Yani, başka herhangi bir yolla kavratılması mümkün olmayan gaybî birçok kavramın, beşere müteşabih bir tarzda (sembolik3 tasvirlerle) ifade edilmesidir.4 “Müteşabih”, dünyada kavrayabildiğimiz alanla ilgili bir anlatım üslubu değil, gayb ile ilgilidir. Cennet-cehennem tasvirleri, meleklerin diyalogları, yaratılış gibi birçok konunun bu şekilde anlaşılmaması bir takım yanlış iddiaların ortaya atılmasına sebep olmuştur. Bunun için müteşabih anlatımlara yatkın olan Arap dilinin özelliklerini iyi kavramamız gerekmektedir. Bilmeliyiz ki Arap Dilinin mecâzını, hakikatını, teşbihini, istiâresini vs. ne kadar iyi bilir, Peygamber döneminin diline ne kadar yaklaşabilir ve olayların arka planını ne kadar doğru kavrarsak Kur’an’ın anlatım üslubuna o kadar yatkınlaşacak, 2 Zeyveli, Hikmet, “Kur’an Dilinin Özellikleri ve Özel Olarak Kıssa ve Mucizeler”, 2. Kur’an Sempozyumu, Ankara, 1986, ss. 93–110, s. 94. 3 Ayrıntılı bilgi için bkz. Kılıç, Sadık, İslam’da Sembolik Dil, İstanbul, 1995; Tokat, Latif, Dinde Sembolizm, Ankara, 2004. 4 Bkz. Esed, Muhammed, Kur’an Mesajı (Meal-Tefsir), Çev. Cahit Koytak–Ahmet Ertürk İstanbul, 2002, s. 1329, 1330. 5 İsfehânî, Ragıp, el-Müfredat fi Ğarîbi’l-Kur’an, Tah. Muhammed Halil Itani, Beyrut, 2005, s. 412; Âsım Efendi, h. 1305, Ebu’l Kemal Ahmed, el-Okyanûsu’l-Basîd fî Tercemeti’l (...truncated)


This is a preview of a remote PDF: https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/31229
Article home page: http://dergipark.org.tr/atauniilah/issue/2759/36854

Muhammet KOÇAK. KUR’ÂN VE HADİSLERE GÖRE “KALEM” KAVRAMI, İlahiyat Tetkikleri Dergisi, 2014, pp. 297-328,