Vicdan Kavramının Psiko - Sosyal Tahlili
Vicdan Kavramının
Psiko - Sosyal Tahlili
Abdulvahit İmamoğlu*
Özet
Bu çalışma, vicdan kavramının, insan yaşamındaki fonksiyonel konumunu, onun
insan bünyesindeki mahiyetini, oluşumunu ve gelişimini ortaya koymayı amaçlamaktadır.
Aynı zamanda vicdanın, insan ve hayat ekseninde temel bir kavram olması onun çok yönlü
varoluşunda da dikkat çekmektedir. Bu bağlamda kavramın psikolojik ve sosyolojik yönleri
genel hatları ile ele alınmaya çalışılmıştır.
Anahtar Kelimeler: Vicdan, insan, irade, kişilik, sorumluluk.
Abstract
In this article, the concept of conscience, the function in human life will be examined.
The nature of conscience in the human body and its existence and evoluation are also
explored. At the same time, the conscience of people and the axis of life has a multiple function.
In this context, the concept of conscience will be discussed in terms of psychological and
sociological aspects.
Keywords : Conscience, human, free will, personality, responsibility
1. GİRİŞ
Madde ve mâna boyutlarıyla insan, çok güzel yeteneklerle donatılmış bir varlıktır.
İnsan gibi kompleks bir yapıya sahip varlığın, dengeli bir kıvam içerisinde tutum ve
davranışlar sergileyebilmesi kendi ve toplumun huzuru için elzem görülmektedir.
*Doç.Dr., Sakarya Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi, Felsefe ve Din Bilimleri Öğretim Üyesi.
Akademik İncelemeler Dergisi Cilt:5 Sayı:1 2010
İnsanın ahlaki bir yaşam sonucu yakalayabileceği bir iç huzuru ve bunun sonucu
olarak ortaya çıkacak olan sağlıklı toplum hayatı belli bir terbiye ve eğitimin neticesidir. Ancak
doğuştan itibaren vicdanın konumu nedir? ve hangi haldedir? sorularına çok net cevaplar
bulmak mümkün görünmemekle birlikte, insanın fıtraten vicdanî bir özelliğe sahip olarak
yaratıldığını bilmekteyiz.
Şu ana kadar vicdan ile ilgili olarak karşılaşılan en önemli problem; insanın kendi iç
yaşantısı içinde vicdanın hangi konumda olduğu ve aynı zamanda ma'şeri vicdanın ferdi ne
derece etkilediğidir.
Dolayısıyla, vicdanla ilgili bu ve benzeri problemleri dikkate alarak bu çalışmada;
vicdanın fert ve toplum hayatındaki fonksiyonel yönü incelenmiş, bu konuda hem anlam
olarak hem de insanlar arası ilişkiler açısından vicdanın özellikleri ve etkilerinin araştırılması
amaçlanmış olmaktadır.
Varlığını idame ettirebilmek adına özünde bencillik bulunan insanoğlu, doğasında
bulunan içgüdülerinin de sevkiyle zevki ve rahatı için tabiata, topluma, insana türlü zararlar
verebilecek bir varlıktır. Ama bir diğer yönüyle o, en yüksek evrensel ve insani değerleri
canından vazgeçebilme pahasına koruyacak ve yaşatacak mâna zenginliğine de sahiptir.
Ancak bu zenginliğin farkına varabilmek, hem bir feraset işi hem de kendini
geliştirmekle mümkündür. İnsanın kendi değerini bilmesi, kendi iç dinamiklerinin farkına
varmasıyla doğru orantılıdır. Bu iç dinamiklerden biri de şüphesiz ferdin vicdanıdır.
İnsanın ifsat edici değil, ıslah edici bir rol ile kendine ve tabiata iyilik ve adaletle
muamelede bulunması, kendisinde potansiyel halde var olan bazı yetilerin gelişmesi ile
mümkündür. İşte bu bağlamda 'vicdan' bu kuvvetlerin en önemlilerinden biridir. Çünkü o
ahlakî hayatın yapıcı unsuru ve içsel bir ahlaki şuur olarak her halükârda hak ve adaletten
yanadır.
2. VİCDANIN TANIMI
Vicdan Arapça bir dil sembolüdür. “vecede” fiil kökünden türetilmiştir. “Vecede”
fiilinin mastar kalıbı olan “el-vucud” beş duyu organı aracılığı ile “bulma”yı ifade eder. Bir
şeyin tadını, sesini, kokusunu, sertliğini bulmak gibi… İnsanların 'şehvet' ve 'gazap'
güdülerinin karşılanması da 'vucud' kökünden gelen kelimelerle anlatılır.
Arapça'da vicdan kelimesinin alındığı 'vecede' fiili, duyusal, içgüdüsel, duygusal ve
zihinsel pek çok psikolojik durumu anlatan bir kelimedir. Vicdan kelimesi, nefsin içsel gücünü
ve yetisini ifade etmek için kullanılır. Arapça'da bu çok yönlü anlamlarına karşın bu kavram
Türkçe'ye geçerken anlam daralmasına uğramıştır. Vicdan kelimesi Türkçe'de, tutum ve
davranışların ahlâkiliği ile ilgili duygusal ve içgüdüsel durumları anlatır. (Kasapoğlu, 2003,
s.131.)
Kavram olarak vicdan, bulma, görme, hissetme, duygu anlamlarında alınmıştır. Bir
başka ifadeyle vicdan; kişiyi kendi davranışları hakkında bir yargıda bulunmaya iten, kişinin
kendi ahlak değerleri üzerinde dolaysız ve kendiliğinden yargılama yapmasını sağlayan
güçtür. (Parlatır, 1998, s.2347)
128
11
6
Abdulvahit İmamoğlu
Vicdan; en genel anlamda, kişinin kendi ahlâk değerlerini dolaysız bir biçimde
kendiliğinden yargılamasını sağlayan iç yeti ya da kişiyi bunu yapmaya yönelten iç duyudur.
Kişinin kendi edimlerini, tüm yapıp etmelerini ahlaki bakımdan yargılama yetisi ondadır. Bir
başka ifadeyle vicdan, iç bilinç düzeyidir. Yerleşik felsefe dilindeyse ahlaki bakımdan neyin
doğru neyin yanlış olduğunun, doğru ile yanlışın ilkelerinin ya da iyi ile kötünün neliğinin
dolaysız kavranışını sağlayan, her insanda var olduğu düşünülen bir tür “ahlakî bilinç”tir.
Vicdan terimi, felsefe tarihi boyunca çeşitli düşünürlerce başka başka tanımlanmış,
farklı okumalar ışığı altında ele alınmıştır. İlkçağ Felsefesi'nde 'uyarıcı ses', Ortaçağ Skolastik
Felsefesi'nde her birimizin içinde bulunan 'Tanrı'nın sesi', Aydınlanma Çağı sonrasında
'insana özgü ussal bir yeti ya da ahlâk duyusu' olarak karşımıza çıkmaktadır. (Ulaş, 2002,
s.1536).
“Vicdan” kavramının, başta psikoloji olmak üzere, eğitim bilimleri ve felsefe
disiplinlerince çok sayıda tanımları yapılmıştır. Bu tanımlara yer verelim: Vicdan, “Sujenin
davranışlarının ahlaki değeri veya genel olarak çeşitli davranış tarzları hakkında hüküm verme
ve yargıda bulunma melekesi”dir. Vicdan, “Bir kişinin ahlaki değerler sistemi veya kişiliğin
ahlaki değerleri ifade eden kısmı olarak gördüğü parçası”dır. Vicdan, “İnsanoğlunun, toplum
içindeki davranışı yönünden moral sorumluluk anlayışına dayanan bir heyecansal
eksperiyanslar karmaşası, bir bireyin aksiyonlarına ve davranışlarına ilişkin kendi öz
değerlendirmesi”dir. (Kasapoğlu, 2003, s.132).
Ahlak ve felsefe vicdanı, “İnsan fiillerinin ve hareketlerinin ahlaki değerini takdir ve
tayin etme kabiliyeti” olarak tanımlamaktadır. Vicdan, şuur ile karıştırılmamalıdır. İslam'da
ruhsal şuura nefsi vicdan, asıl vicdana ise ahlaki vicdan denilmektedir.
Ahlaki vicdan, iyi ve kötüye, hayır ve şerre hüküm verme kuvvetidir ve vazifenin tabii
bilgisidir. İnsan vicdanı ile kendi kendini muhakeme eder. Böylece vicdan, insanın içinde
kurulan bir mahkemedir. Ahlaki vicdan, bir insanın hem kendi hareketlerini hem de
başkalarının eylem ve işlemlerini takdir ve tayin eder. Buna göre ahlak kitaplarındaki bazı
vicdan tanımları şöyledir:
“Anlaşıldığına göre vicdan içten gelen bir duygu ile dolaysız olarak hüküm ve tasdik
olunur. Bu his iç melekelerden ise vicdaniyat denir. Kendimizde korku ve öfke olduğunu,
karnımızın acıktığını duymamız ve bilmemiz gibi.” (Babanzade, 1995)
Ö.Ferid Kam ise, vicdan ahlakı, hayra ve şerre hükmeden melekedir demektedir.
“Vicdan şuur ile karıştırılmamalıdır. Vicdan yalnız bizim hareketlerimizle başkalarının
hareketlerini tasd (...truncated)