Kronik: 2017 Fransa Cumhurbaşkanlığı Seçimleri

Ankara Üniversitesi SBF Dergisi, Sep 2017

Gelişmiş Batı demokrasilerinde, temsili demokrasinin sınırları 1980’lerin ortalarından itibaren daha fazla tartışılmaktadır.1 Seçimlere olan ilginin giderek düştüğü, seçmenlerin oy verme alışkanlıklarının dramatik şekilde değiştiği yaşlı Avrupa’nın köklü demokrasilerinde temsiliyet krizi her seçim zamanı alevlenen ciddi bir entelektüel tartışma olarak karşımıza çıkıyor. Sivil toplumun etkin çalışmaları, adem-i merkeziyetçi yönetim anlayışının yaygınlaşması, yerel yönetimler düzeyinde özellikle de yerel toplumu yakından ilgilendiren gündelik hayata ilişkin konularda doğrudan demokrasi yöntemlerinin benimsenmesi, Avrupa vatandaşlığı anlayışının yüksek siyaset konularında olmasa da yerel meseleler ve bireysel konularda giderek yerleşmesi, Avrupa'nın merkez ülkelerinin halklarının ilgisini seçim sandıklarından başka ifade kanallarına çevirmelerine yol açtı

Article PDF cannot be displayed. You can download it here:

https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/345287

Kronik: 2017 Fransa Cumhurbaşkanlığı Seçimleri

KRONİK 2017 Fransa Cumhurbaşkanlığı Seçimleri Yrd. Doç. Dr. Merve Özdemirkıran-Embel, Marmara Üniversitesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi Giriş Gelişmiş Batı demokrasilerinde, temsili demokrasinin sınırları 1980’lerin ortalarından itibaren daha fazla tartışılmaktadır.1 Seçimlere olan ilginin giderek düştüğü, seçmenlerin oy verme alışkanlıklarının dramatik şekilde değiştiği yaşlı Avrupa’nın köklü demokrasilerinde temsiliyet krizi her seçim zamanı alevlenen ciddi bir entelektüel tartışma olarak karşımıza çıkıyor. Sivil toplumun etkin çalışmaları, adem-i merkeziyetçi yönetim anlayışının yaygınlaşması, yerel yönetimler düzeyinde özellikle de yerel toplumu yakından ilgilendiren gündelik hayata ilişkin konularda doğrudan demokrasi yöntemlerinin benimsenmesi, Avrupa vatandaşlığı anlayışının yüksek siyaset konularında olmasa da yerel meseleler ve bireysel konularda giderek yerleşmesi, Avrupa'nın merkez ülkelerinin halklarının ilgisini seçim sandıklarından başka ifade kanallarına çevirmelerine yol açtı. Ne var ki, 1990’lar boyunca görece çoğulcu demokrasinin gelişimine katkıda bulunan bu temsil krizi tartışmaları, 2000’lerin ikinci yarısıyla birlikte içeriği giderek karanlıklaşan ve aciliyetle ele alınması gereken sorunlara işaret eden bir hal almaya başladı. Küresel ekonomik krizin Avrupa’nın önde gelen ülkelerini de etkisi altına alması, ekonomilerdeki büyüme sorununa bağlı olarak artan işsizlik (özellikle genç işsizliği), Avro krizinin yarattığı Avrupa Birliği’ne yönelik şüphe ve tepkiler, radikal İslamcı terörizmin yaygınlaşan saldırılarının gölgesinde süren çoğulculuk ve göçmenlerin entegrasyonu tartışmaları Avrupa’nın merkez ülkelerindeki seçimleri yeniden yakından izlenmesi gereken önemli siyasi dönemeçler haline getirmeye başladı. Son beş yıl içinde gerçekleşen neredeyse tüm Avrupa seçimlerinde ve elbette Atlantik’in karşı kıyısında, yukarıda kısaca sıralanan meselelere odaklanan popülizmin hakim olduğu tespitini yapmak hatalı olmaz. 1 Konuya ilişkin olarak Fransa’daki tartışmalar için Emmanuel Todd, Didier Fassin ve Jérome Montes’in eserleri incelenebilir. 806  Ankara Üniversitesi SBF Dergisi  72(3) 2017 Mayısında yeni cumhurbaşkanını seçen Fransa’da da seçim süreci bundan pek farklı olmayarak, popülizmin gölgesinde yaşandı. Fransa’da demokrasinin nasıl evrildiğine yakından bakan ve bu konuda önemli eserler üreten Fransız tarihçi P. Rosanvallon’un2 cumhurbaşkanlığı seçimlerinden kısa bir süre önce Le Monde gazetesine verdiği bir röportajda, merkez sağın adayı François Fillon’un yargılandığı bir yolsuzluk davasına ilişkin olarak yargıçları hedef alan açıklamalarını seçimin “popülist dönüşüm anı” olarak tanımlamıştır. Bu ifadeyle Rosanvallon, tüm kurum ve mekanizmalarıyla halkın tamamını temsil etmekle yükümlü bir siyasal düzen olarak demokrasinin en önemli güvencelerinden biri olan yargının bir siyasi lider tarafından hedef alınmasının zaten iyice yerleşmekte olan popülizmin vasatlığına ciddi bir sürükleniş olduğunun altını çizmiştir.3 Öyle ki Fransa’nın 2017 seçimleri sağdan sola popülizmin sert rüzgarı altında yaşanmış, hatta geleneksel olarak popülist sıfatıyla anılmayan siyasetçiler bile bu nitelemeden nasiplerini almışlardır. Temsili demokrasinin derinleşen krizinin, ekonomik ve toplumsal çalkantıların belirleyici olduğu bir ortamda popülizm tartışmalarının gölgesinde yaşanan 2017 Fransa Cumhurbaşkanlığı seçimlerine yakından bakmadan, adayların niteliklerini ve vaatlerini incelemeden ve seçim sonuçlarını değerlendirmeden önce Fransız seçim sistemine ve siyasi ortamına ilişkin hatırlatmalar yapmakta yarar var. Çok Seçimli başkanlık Sistemi Beşinci Cumhuriyet ve Yarı- Eski Adalet Bakanı ve Başbakan Michel Debré’nin başında bulunduğu bir ekibin hazırladığı Beşinci Cumhuriyet (V. Cumhuriyet) anayasası Charles de Gaulle gibi Fransa tarihinde belirleyici ve dönüştürücü rol oynamış bir 2 3 College de France’ta Siyasetin modern ve çağdaş tarihi kürsüsünde profesör olan Pierre Rosanvallon’un Fransız demokrasi tarihini inceleyen Gallimard yayınlarından çıkmış üç ciltlik eseri için bkz. Le Sacre du citoyen. Histoire du suffrage universel en France (1992), Le Peuple introuvable. Histoire de la représentation démocratique en France (1998) ve La Démocratie inachevée. Histoire de la souveraineté du peuple en France (2000). [Vatandaşın Kutsalı. Fransa’da Genel Oy Hakkının Tarihi (1992); Bulunamayan Halk. Fransa’da Demokratik Temsilin Tarihi (1998) ve Tamamlanmamış Demokrasi. Fransa’da Halk Egemenliğinin Tarihi (2000)]. Söz konusu röportaj için bkz. 2 Mart 2017 tarihli Le Monde Gazetesi. http://www.lemonde.fr/affaire-penelope-fillon/article/2017/03/02/pierrerosanvallon-les-propos-de-francois-fillon-marquent-un-tournant-populiste-dans-lacampagne-presidentielle_5088104_5070021.html 807 liderin de görev başında olmasının sağladığı siyasal ortamda yürütmenin yetkilerini artırmış ve cumhurbaşkanına halk tarafından seçilmesi yoluyla siyasi meşruiyet ve sorumluluk yüklemiştir. Hala yürürlükte olan 4 Ekim 1958 tarihli Anayasa’nın düzenlediği Fransa’nın parlamenter geleneğinde köklü değişiklik yaparak yarı-başkanlık sistemini (système semi-présidentiel) getiren V. Cumhuriyet özellikle 1980’lerde Cumhurbaşkanı François Mittérand döneminde yapılan adem-i merkeziyet reformlarıyla birbirini tamamlayan ve farklı düzeylerde cereyan eden seçimlerle işlemektedir. Her ne kadar Fransa’daki yarı-başkanlık sisteminde cumhurbaşkanının kim olduğu belirleyici olsa da genellikle cumhurbaşkanlığı seçimleriyle neredeyse eş zamanlı yapılan Millet Meclisi seçimleri (élections législatives) cumhurbaşkanının hangi sınırlarda, hangi koşullarda ve kimlerle çalışacağını asıl belirleyen seçimlerdir. Başka bir ifadeyle parlamentoda mensup olduğu siyasi parti/grup/oluşum çoğunluğu elde edemezse anayasal yetkileri hayli geniş olsa da cumhurbaşkanı parlamentodaki dengeyle müzakere etmek ve uzlaşmak zorundadır. Parlamenter demokrasilerdeki koalisyon hükümetlerine benzeyen bu duruma Fransız yarıbaşkanlık sisteminde “cohabitation” adı verilmektedir. Yakın geçmişte merkez sağdan olan Cumhurbaşkanı Jacques Chirac ve Sosyalist Parti’den (Parti Socialiste - PS) Başbakan Lionel Jospin’in hükümeti söz konusu duruma örnektir. Dolayısıyla, Fransız yarı-başkanlık sisteminde parlamento, tarihsel olarak Fransız Devrimi’ne dayanan cumhuriyetçi geleneğin güçler ayrılığı ilkesinin temel bir öğesi olarak V. Cumhuriyet’in de denge unsurudur. Nitekim cohabitation olmayan dönemlerde de parlamento bu dengeleyici işlevini Senato ile birlikte sürdürür. Tam da bu nedenle Mayıs 2017’de yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinden yaklaşık bir ay sonra, 11-18 Haziran tarihlerinde gerçekleşen Millet Meclisi seçimleri 39 yaşındaki genç cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un icraat kapasitesinin asıl belirleyicisi olmuştur. Parlamento’daki dağılımın yanı sıra yukarıda değinildiği gibi Mittérand reformlarıyla desantralize bir yönetim anlayışına geçen Fransa’da Paris’in çalışmaları yerel seçilmişlere de bağlıdır. 2015 seçimleri haricinde her beş (...truncated)


This is a preview of a remote PDF: https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/345287
Article home page: https://dergipark.org.tr/en/pub/ausbf/issue/31272/340607

Merve ÖZDEMİRKIRAN EMBEL. Kronik: 2017 Fransa Cumhurbaşkanlığı Seçimleri, Ankara Üniversitesi SBF Dergisi, 2017, pp. 805-813, Volume 3, Issue 72, DOI: 10.1501/SBFder_0000002470