Stoa Mantığı

İstanbul Üniversitesi Felsefe Arkivi Dergisi, Jul 2013

Çiğdem Dürüşken

Article PDF cannot be displayed. You can download it here:

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/14415

Stoa Mantığı

STOA MANTIĞI* Çiğdem Duruşken Stoa Okulu İ.Ö. 4. yy'da Kıbrıslı Zenon tarafından kurulmuş ve -gelişmiştir. Genel çizgileriyle bir ahlâk felsefesi olmasının ya nında, mantık ve fizik "bilimlerine de ayrı bir önem vermiş olan Stoa felsefesi, kosmosun yapısını inceleyen fiziği bir ağaca; insan ların bu yapı içinde nasıl hareket edeceğini gösteren ahlâkı verim li bir tarlaya; ve fizik ile ahlâkı koruduğu için mantığı bir sura benzetmiştir. Bu yüzden, mantığın Stoa felsefesinde ayrı bir yeri ve önemi vardır. Stoalılar için mantık, Aristoteles'de olduğu gibi felsefe için bir araç değil, aksine felsefenin bir parçasıdır. Bir başka deyişle, mantık bir çeşit felsefedir . 1 Stoalıların mantığa verdikleri önem, gereksiz birtakım mantık sal oyunlara duydukları ilgiden çok kendi felsefe görüşleriyle bağlan tılıdır. Bu durum kısaca şöyle açıklanabilir: Stoa fiziğinde evren, «evrensel akıl» ile varlık bulmuştur. Stoa ahlâkının idali, insan ru hunun evrensel akıl içinde biçim kazanmasını ve doğaya 'isteyerek' uymasını sağlamaktır. Çünkü doğa yasası aynı zamanda akıl yasa sıdır ('Lex naturae est lexdivina). îşte mantık eğitimi bilge insanın kendisini doğa ve evrensel akıl ile bütünleştirmesi için gerekli bir eğitimdir. Çalışmalarının büyük bir kısmını Stoa felsefesine ayırmış olan Diogenes Laertios şöyle der: «Stoalılar mantık eğitiminin zo runlu olduğunu ileri sürerler. Çünkü mantık diğer tek tek erdemleri içme alan bir erdemdir. Mantık bilmeyen bir insan yanlış çıkarım lardan kaçınamaz. Mantık bilge bir insana doğruyu yanlıştan ayırdetme yeteneğî'kazandırır.» . 2 * kür Y a y ı n d a n ö n c e metni inceleyen Sayın. H o c a m Prof. D r . §. U r a l ' a t e ş e k ederim. 1 E r e h l e r . E . , The Hellenistic 2 D u m i t r i u , A . , Uistory and Roman of Logic, S. 220. Age, S. 44. 288 Bazı yazarlara göre, Stoa mantıkçılarının çalışmaları Aristoteles mantığının soru-cevap şeklinde öğretiminden fazla birşey değildi . Oysa Stoiklerin düşünce tarzları ve kendilerini yöneten evrensel ya salar değişik olduğu için, Aristoteles mantığı ile aralarında birçok konuda farklılıklar vardı .En Önemlisi de, yukarıda belirttiğimiz gibi, mantığı felsefenin bir parçası olarak görmeleriydi: Stoacıların pantheist dünya görüşleri gözönünde tutulacak olursa, mantığa bu şekilde bakmalarının çok doğal olduğu anlaşılır. Çünkü, onların inancına göre, «bütünün herbir parçası yasasına uymak zorunda oldukları «bütün»le uyumlu ıbir birlik içinde olmalıdır. Mantık da fizik ve ahlâk gibi bir bütünün parçası olduğuna göre, asla bir araç durumunda düşünülemez . 3 4 0 Stoa mantığının gelişimine yön veren ve onu antikçağm -Aristo teles'in düşünceleri ile şekil kazanan peripatetik okulunun yanındaikinci büyük mantık okulu haline getiren en önemli unsur, Megaralıların öğretileri ve Khrysippos'un mantık alanındaki çalışma ları olmuştur. Bu yüzden, daha sonraki açıklamalarımıza temel oluş turması açısından, kısaca Megarablardan ve Khrysippos'tan bahset mek yerinde olacaktır : Megwa OJcnilu I.Ö. 400'de 'Megaralı Eukleides tarafından ku rulan ve günümüzde de ünlü olan ilginç kanıtları ve tartışmalarının inceliğiyle tanınan Sokratesçi bir okuldur. Aralarında, keşfettiği paradoksları ile ün kazanmış olan, Eukleides'in Öğrencisi Eubulides'in de bulunduğu Megaralılar mantığın gelişimine üç büyük kat kıda bulunmuşlardı. Bunlar: I. Birçok paradoksun bulunması I I . Modalite konusuna ilişkin .görüşlerin yeniden ele alınıp incelenmesi İÜ. Hipotetik yargıların yapışma ilişkin çeşitli savların gündeme getirilmesi. Megara Okulu diğer mantık okullarına miras olarak kalan bir çok paradoksun yaratıcısı sayılır. Antikçağın çeşitli yazarlarına göre, genelde bilinen yedi paradokstan, özellikle Eubulides'e atfe dilenler diğerlerinden farklı bir yapıdadır. Bunlar dört taneye indir genebilir : 3 4 D u m i t r i u , A . , a y n ı eser, a y n ı y e r . D u m i t r i u , A . , a y n ı eaer, a y n ı y e r . 5 D u m i t r i u , A . , a y n ı eser, a y n i y e r . 289 I. Y A L A N C I P A R A D O K S U : Bir adam yalan söylediğini söy lüyor. Söylediği şey yalan mıdır, doğru mu? II. TANINMAYAN ADAM P A R A D O K S U : Sen erkek karde şini tanıdığını söylüyorsun. Ancak şimdi 'başı kapalı olarak gelen adam senin kardeşindi ve sen onu tanımadın. III. K E L ADAM P A R A D O K S U : «Eğer bir adamın sadece bir tel saçı olursa, ona kel diyebilir misin?» «Evet». «Eğer iki tel saçı olursa, ona kel diyebilir misin?» «Evet». «Eğer O halde bunu nerede sınırlayacaksın ?» IV. B O Y N U Z L U ADAM P A R A D O K S U : Kaybetmemiş oldu ğun şeye hala sahipsin. Ancak boynuzlarını kaybetmemişsin : Öy leyse hala boynuzlara sahipsin. Eubulides bu paradoksları ile Megara felsefesinin bazı savları nı aydınlatmaya çalışmıştır. Bu yüzden bu paradoksları tamamen amaçsız ürettiğini sanmak son derece yanlış olur. Bu dört paradok sun her birinde işlenen asıl düşünceler şunlardır : Birinci tip pa radokslar, bir ifadenin doğruluğuna veya yanlışlığına dair birşey söylemeye kalkışmanın anlamsızlığını gösterir. İkinci tip paradoks lar, 'tanıma' ''bilme' terimlerinin farklı kullanımlarından doğan so runları gösterir. Ayrıca, 'X ve Y özdeşse, X'in doğruluğu için söylenebilen ş e y Y için de söylenebilir' türünden bir önermenin uygun luğuna ilişkin görüşler öne sürer. Üçüncü tip paradokslar, insan ların bazı ortak tanımlamalarının esasen belirsiz olduğunu dile geti rir. Dördüncü tip paradokslara göre, eğer bir ifade (örn. boynuzlarını kaybetmişsin gibi) önceden bir varsayı belirtiyorsa (yani, vaktiyle boynuzların vardı), bu ifade ya aynı olasılığı kabul etmekle sınırlı bir şekilde olumsuzlanabilir ya da bu, önceden yapılan varsayının kabulü olmaksızın sınırsız bir şekilde olumsuzlanabilir . 8 Diogenes Daertios, Eubulides'in Aristoteles'e tamamen zıt bir düşünür olduğunu ve geniş çapta ona karşı çıktığını söyler. Bunun, Megaralılar ve Peripatetikler arasında bir düşmanhğı başlatıp baş latmadığı bilinmiyor, ama şu bir gerçektir ki bu tartışmalar Stoa mantığı ile de uzun yıllar sürmüş ve mantığın gelişimine olumsuz etkilerde bulunmuştur, Çünkü her ne kadar Aristotelesci ve Stoacı 6 K n e a l e , W . , The Development of Logic, S. 114. F e l s e f e A r . P . 19 290 teoriler gerçekte birbirlerinin tamamlayıcısı olsalar da, felsefe tari hinde hep iki alternatif olarak ele alınmışlardır'. Megara mantığının Stoa Okuluna etkisi Khrysippos ile daha da güçlendi. B u düşünürün çalışmaları sayesinde Stoa doktrinleri bîr kalıcılık kazandı. Khrysippos için şöyle söylenir: «Khrysippos ol masaydı, Stoa da olmazdı.» . Khrysippos'ıın özellikle dialektik ko nusundaki çalışmaları sonraki Stoifclerin hayranlığını kazandı ve Geç antikçağm başka yazarları tarafından tartışma konusu yapıldı. Diogenes Laertios, Khrysippos hakkındaki bir deyişi bize şöyle ak tarır: «Tanrılar arasmda dialektik olsaydı, bu, Khrysippos'unkinden farklı birşey olmazdı.» . Bu deyiş Khrysippos'un sistemine, Aristotelesin sisteminden farklı olarak bakıldığını gösterir. İsken deriyeli Klement, şairler aras (...truncated)


This is a preview of a remote PDF: https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/14415
Article home page: https://dergipark.org.tr/tr/pub/iufad/issue/1307/15431

Çiğdem Dürüşken. Stoa Mantığı, İstanbul Üniversitesi Felsefe Arkivi Dergisi, 2013,