XX. YÜZYIL BAŞLARINDA OSMANLI DEVLETİ ÜZERİNDE FRANSIZ SİYASETİ
109
JOURNAL OF HISTORY AND FUTURE, Year: 2 (April 2016), Volume: 2. Issue.1
International Peer-Reviewed Journal of History Research
TARİH ve GELECEK
Uluslararası Hakemli Tarih Araştırmaları Dergisi
Dergi Web Sitesi: (Journal homepage)
E-ISSN: 2458-7672
http://dergipark.ulakbim.gov.tr/jhf
Eser Türü (Type of Paper) :
Makale /Article
DOI: http://dx.doi.org/10.21551/jhf.v2i1.5000178175
XX. YÜZYIL BAŞLARINDA OSMANLI DEVLETİ ÜZERİNDE FRANSIZ SİYASETİ
THE IMPACT OF FRENCH POLICY ON OTTOMAN GOVERNMENT AT THE BEGINING OF XXTHCENTURY
Metin İLHAN
Dr., Araştırmacı
Paper History: Received on 17 February 2016, Accepted on 24 March 2016, Published on 17 April 2016
Eser Geçmişi: 17 Şubat 2016’da başvuru alındı, 24 Mart 2016’da kabul edildi, 17 Nisan 2016’ da yayınlandı.
APRIL 2016
JOURNAL OF HISTORY AND FUTURE
ÖZET
Fransa, Osmanlı Devleti’nde Kanuni Sultan Süleyman döneminden itibaren ayrıcalıklı bir duruma
gelmiştir. Fransa’nın bu konumu Osmanlı Devleti’nin tarih sahnesinden silinmesine kadar da devam etmiştir.
Fransa’nın, Kanuni döneminde elde etmiş olduğu ayrıcalıkların etkisi o dönem Osmanlı Devleti’nin en güçlü dönemini yaşaması dolayısı ile pek gözükmemiştir. Osmanlı Devleti’nin zayıflamasına paralel olarak Fransa tüm ülkede etkisini oldukça yüksek bir seviyede artırmıştır. Fransa öncelikle Osmanlı ülkesindeki Katolik mezhebinden
olanların koruyucusu rolüne soyunmuştur. Bu durumu bir süre sonra Osmanlı vatandaşı Ermenilerin gerek dini
gerekse siyasi yönden etki altına alınması takip etmiştir. Fransız siyaseti etkisini daha da artırarak Balkanlarda,
Kuzey Afrika’da göstermeye başlamıştır. Bu etki Osmanlı Devleti üzerinde artık kendisini her alanda hissettirmeye başlamıştır. Artık Fransa Osmanlı Devleti’nin üzerinde önemli bir baskı unsuru haline gelmiştir. Fransa’nın
Osmanlı Devleti’nde meydana gelen siyasi ve sosyal olayları da kendi pencerelerinden değerlendirip tüm dünyaya bu çerçeveden anlatması daha kapsamlı ve planlı bir siyaset yürütüldüğünün en büyük göstergesi olmuştur. Osmanlı Devleti, Fransa’nın bu etkili siyaseti ve propaganda metodu karşısında adeta çaresiz kalmıştır. ,
Anahtar Kelimeler: Fransız Siyaseti, Osmanlı Devleti, Katolikleştirme, , Trablusgarp, Balkanlar.
ABSTRACT
France has become a privileged situation since Suleiman the Magnificent, the Ottoman Empire period. France
continued in this position until the deleted scenes from the history of the Ottoman Empire. France, the effect of the statutory privilege which was achieved during that period because many seem to live with the strongest period of the Ottoman Empire. France has increased its influence in all countries in parallel with the weakening of the Ottoman Empire
at a very high level. France has descended primarily on the role of protector of the Ottoman Catholic country. This situation was followed after a while under the influence of Armenian Ottoman citizens should be both politically religious.
French politics in the Balkans further increase the effect began to show in North Africa. This effect began to be felt in all
areas no longer on the Ottoman Empire itself. Now France has become an important element of pressure on the Ottoman Empire. Tell the whole world from the window frame to evaluate France’s own political and social events that
occurred in the Ottoman Empire was the biggest indicator of a more comprehensive policy and plan execution. The
Ottoman Empire, France has remained virtually helpless against this effective method of politics and propaganda.
Kewyords: French Politics, Ottoman Empire, Catholization, Tripoli, the Balkans.
Tarih ve Gelecek Dergisi • Yıl: 2 (Nisan 2016) • Cilt. 2 • Sayı: 1
Journal of History and Future Year: 2, Volume: 2, Issue: 1 E-ISSN: 2458-7672 110
XX. YÜZYIL BAŞLARINDA OSMANLI DEVLETİ ÜZERİNDE FRANSIZ SİYASETİ
Metin İLHAN
1. Fransa’nın Katolikleştirme Politikası
F
ransa’da, Katoliklerin etkin hale gelerek Protestanlara üstünlük sağlamasının gerçekleşmesi 1500’lü yıllara damgasını vurmuştu. Ülkede iki mezhep arasındaki mücadeleler siyasetle bağlantılı olarak gerçekleşmiştir. Bu mücadeleden Katolikler galip çıkmış adeta ülkede
“Katolik inkılâbı” gerçekleştirmişti. Böylelikle Fransa’da 1600’lü yılların başında büyük ölçüde
Katolik hâkimiyet kurulmuştu. Protestanlar buna uzun süre direnseler de ülkede değişen bir şey
olmamıştır.1 Protestanlar mücadelelerini çok uzun yıllar gerek dini gerekse siyasi platformlarda
devamlı sürdürmelerine rağmen bir sonuç alamamışlardır.
JOURNAL OF HISTORY AND FUTURE
APRIL 2016
NİSAN 2016
Fransa’nın Katolik mezhebine olan ilgisi Avrupa’da mezhepsel ittifakların da kapısını açma
yolunda önemli bir nokta olmuştur. Özellikle Almanya ile hem monarşik hem de Katolik birliktelik siyasetini ön plana çıkarmışlardı. 1800’lü yılların yarısından itibaren bu siyasi ve Katolik
birlikteliği özellikle kendisini Orta Avrupa’da hissettirmişti.2 Fransa’da, 1789’dan itibaren laik bir
anlayış yerleşse de Katolik mezhebi hep etkin olmuştu. Fransa, yayılmaya çalıştığı tüm ülkelerde
Katolik mezhebini önemli bir unsur olarak kullanmasını bilmiştir.
Fransa’da Osmanlı Devleti’nde Katolikleştirme propagandası XVII. yüzyılın başlarına kadar
gitmektedir. Bunun öncülüğünü Kapusin Cemiyeti3 yürütmüştür. 1631 yılında Türkleri Hz. İsa’nın
mukaddes dinine davet etmek için Rahip Paçifiko, Papa’nın verdiği bir yetkiyle Paris’ten yola çıkmış ve nerede ise bütün bir Osmanlı topraklarını gezerek faaliyetlerde bulunmuştur. Rumeli’den
İsfahan’a kadar olan coğrafyayı gezmiş, buralarda çok sayıda Katolik Kilisesi’nin kurulmasına
öncülük etmiştir. İstanbul başta olmak üzere Sakız, Nakşe ve İzmir’de birer kilise kurulmuş ve
17 rahip görevlendirilmiştir. Kahire ve İskenderiye’de birer kilise ve 4 rahip, Kıbrıs’ta bir kilise, 2
rahip, Filistin, Beyrut ve Lübnan’da 3 kilise, 7 rahip, Suriye’de bir kilise, 3 rahip, Bağdat’ta bir kilise, 3 rahip, İsfahan’da bir kilise, 3 rahip, Fas’ta da 3 rahip görevlendirilerek çok açık bir şekilde
Katolik propagandası başlatılmıştı.4
1 Jacques Bainville, Fransa Tarihi I, (Çeviren: Hüseyin Cahit Yalçın), Kanaat Kitabevi, İstanbul 1938, s.170-182.
2 Bainville, a.g.e, s.506-507.
3 Kapusin Cemiyeti, Fransa’da Katoliklerin kurmuş olduğu din eksenli bir yapıdır. Bu cemiyet 1621 tarihinden itibaren
Osmanlı Devleti topraklarında kilise, manastır ve okullar kurmak için izin almıştır. Fransa ile gelişmiş bulunan yakın
dostluğun etkisi ile önemli ayrıcalıklar elde ederek teşkilatlanmasını tüm Osmanlı ülkesine yaymaya çalışmıştır. Bu cemiyet,
Osmanlı ülkesinde sahip olduğu rahat teşkilatlanma ortamına Avrupa’da bile sahip olamadığını ifade etmiştir. Bu konuda
daha ayrıntılı bilgi için bkz. Hoşgörüden Yol Ayrımına Ermeniler Cilt 4, (Yayına Hazırlayan: Metin Gülagü vd.), Erciyes
Üniversitesi Yayını, Kayseri, 2009.
4 Avram Galanti, “Türkiye’de İlk Katolik Kapusin Manastırları”, Türk Tarih Encümeni Mecmuası, 1 Mart 1340, sene:14, sayı:79,
s.126-127.
Tarih ve Gelecek Dergisi Yıl: 2 • Cilt: 2 • Sayı: 1
Journal of History and Future Yea (...truncated)