ORTAÇAĞ ERMENİ KAYNAKLARINDA DOĞU KARADENİZ VE ÇEVRESİ
2021, Yıl 5, Sayı 16, 1 - 18
ORTAÇAĞ ERMENİ KAYNAKLARINDA
DOĞU KARADENİZ VE ÇEVRESİ
EASTERN BLACK SEA REGION AND ITS SURROUNDINGS
IN MEDIEVAL ARMENIAN SOURCES
DOI: 10.33404/anasay.884192
Çalışma Türü: Araştırma Makalesi / Research Article1
Bayram Arif KÖSE*
ÖZ
Ortaçağda çeşitli toplumlara ev sahipliği yapmış olan Doğu Karadeniz ve
çevresi, doğu-batı ticaretinde pek çok mühim limanıyla önemli yer tutmuştur.
Ticaret ağının yanı sıra göç yollarının da yaklaşık olarak bu liman şehirlerinden geçiyor olması, Karadeniz ve çevresinde aktif bir siyasî ve sosyal yaşamı
beraberinde getirmiştir. Müslümanların fetih yönlerini Anadolu’nun içlerinden
devam ettirmeleri Doğu Karadeniz’i ilk İslam fetihlerinin dışında bırakmıştır.
Türklerin ise Selçuklularla birlikte Anadolu’yu fethetmesi Doğu Karadeniz’in
de siyasi karakterini değiştirmiştir. Ayrıca Kafkasya’nın ve Van Gölü havzasının Ermeni krallıkları da bölgeyle siyasî ve iktisadî ilişkiler kurmuşlardır. Bu
ilişkiler Ermeni kaynaklarına da yansımış olmakla birlikte bu kaynakların ihtiva ettiği tarihi kayıtların gerek İslam kronikleriyle gerekse dönemin diğer kaynaklarıyla karşılaştırılması tarih disiplini için oldukça elzemdir. Bu çalışmada;
1- Makale Geliş Tarihi: 21. 02. 2021 Makale Kabül Tarihi: 30. 04. 2021
*- Doç. Dr., Artvin Çoruh Üniversitesi, Tarih Bölümü, , ORCID ID
orcid.org/0000-0002-9900-9835
https://
1
ORTAÇAĞ ERMENİ KAYNAKLARINDA DOĞU KARADENİZ VE ÇEVRESİ
Ortaçağ Ermeni kaynaklarında yer alan Karadeniz ve çevresiyle ilgili kayıtların
dönemin kaynaklarıyla kıyaslanması sonucu elde edilen bilgilerin tartışılması
amaçlanmıştır.
Anahtar Kelimeler: Karadeniz, Gürcü, Ermeni, Trabzon
ABSTRACT
Eastern Black Sea and its surroundings, which accommodated various society in the Medieval period, had a significant place in the east-west trade due to
having many important ports. The migratory routes passing through these port
cities in addition to the trade network, led to an active political and social life
in and around the Black Sea. Since Muslims followed a conquest route through
inner regions of Anatolia, the Eastern Black Sea region was not included in the
initial Islamic conquests. The Turkish conquest of Anatolia together with the
Seljuks changed the political character of the Eastern Black Sea region. Moreover, the Armenian kingdoms located in the Caucasus and the Van Lake basin
also established political and economic relations with the region. Although the
traces of such relations are seen in Armenian sources, it is crucial for the discipline of history to compare the historical records contained in these sources
with both Islamic annals and other sources belonging to the period. This study
aims to address the information obtained by comparing the records found in the
Medieval Armenian sources regarding the Black Sea and its surroundings in the
Medieval Armenian sources, with the sources of the period.
Keywords: Black Sea, Georgian, Armenian, Trebizond
Giriş
Karadeniz’le ilgili tarihi kayıtlardaki ilk bilgi M. Ö. 8. yüzyıla ait Urartu yazıtlarında yer alır. Bu yazıtlardaki Qulha/Kolkhis adıyla Kolhis, Kafkas
Dağları, Karadeniz ve Gürcistan (İberia) kastedilmektedir. Daha sonraki yıllarda Kimmerlerin Kolhis Krallığına son vermeleri ve M. Ö. 695’ten itibaren
Sinop, Ereğli ve Trabzon gibi önemli sahil şehirlerinde faaliyet göstermeleri
Karadeniz’in kaynaklarda daha fazla yer almasına neden olmuştur. Onların ardından Karadeniz ve çevresinde faaliyet gösteren İskitler özellikle Karadeniz’in
doğusuna hâkim olmuşlardı (Diakonoff-Kashkai, 1981, s. 68-69; Işık, 2001, s.
13; Strabon, 1903, s. 227, vd; Strabon, 2005: XII/18, vd; Öztürk, 2011, s. 711;
Hewsen, 1992, s. 125; Tellioğlu, 2007b, s. 19; Tellioğlu, 2007a, s. 655; Tarhan,
1983, s. 113; Grakov, 2008, s. 55; Herodotos, 2006, s. IV/1, 11, 12).
-2
Bayram Arif KÖSE
Karadeniz’in ismiyle alakalı kaynaklarda yer alan ifadeler dönem dönem
hâkimiyet sahası içerisinde olduğu güçlere göre değişmiştir. Karadeniz’in ilk
ahalisinin Hz. Nuh’un (a.s.) oğullarından Yafes ırkına mensup olması nedeniyle
buraya Yafes’in torununa atfen Askanaz/Aşkenaz/Aksaenos/Aksinos denilmiştir. Bu isim bazı araştırmacılar tarafından yabancı düşmanı olarak tercüme edilmiştir. İyonluların Karadeniz kıyılarındaki ticarî faaliyetlerinden sonra ise konuksever anlamındaki Eukseinos/Öksinos adı tercih edilmiştir. Kırım’a yerleşen
İskitlere nispeten bazı kaynaklarca İskit Denizi olarak isimlendirilmesinin yanında, prehistorik dönemler için Grekler tarafından deniz anlamında kullanılan
Pontus/Pont Euxin adı tercih edilmiştir. Ancak bu isimle daha çok Karadeniz’in
güneydoğusu kastediliyordu. Karadeniz’e kıyısı olan Trabzon ve Kırım gibi
liman şehirlerinde İslam hâkimiyetinin tesis edilmesinden sonra Müslümanlar
bu ismi kullanmadılar. Buna yönelik en önemli kayıt Mu’cemü’l-Büldân adlı
eserin müellifi olan Yâkūt el-Hamevî’ye aittir. O açık bir şekilde Karadeniz’e
Yunanlıların verdiği Pontus ismini reddedip Bahr-ı Trabzon demeyi tercih etmiştir. Dolayısıyla bu dönemde deniz, hâkim olan milletten ziyade kıyısı olduğu
şehrin adıyla anılmaya başlamıştır. Buna rağmen bu ismin sadece Yâkūt el-Hamevî gibi ilmi çevrelerce kabul edilip günlük yaşamda kullanıldığı yönünde
kaynaklara pek bir bilgi yansımamıştır (Hamevî, 1977: c. 1, s. 216, 342; Bıjışkyan, 1969, s. 1; Tellioğlu, 2005, s. 239; Frost, 1851, s. 314; Baykara, 2000, s.
22; Cramer, 1971, s. 242; Işık, 2001, s. 15-22; Moorhouse, 1940, s. 123-128).
Görüldüğü üzere Karadeniz bazen bir kişi ismi, bazen bir şehir ismi, bazen bir
bölge ismi, bazen de doğal yapısına göre çeşitli isimler almıştır.
İslam fetihlerinin Karadeniz’e ulaşması diğer bölgelere nazaran biraz
daha geç olduğu görülmektedir (İbnü’l-Esîr, 2016: c. 3, s. 309). Ancak Selçuklularla birlikte gerek Kafkasya’ya yapılan akınlar gerekse Karadeniz’e yönelik
takip edilen politikalar Karadeniz ve çevresinde Türk hâkimiyetini sağlamıştır
(Komnena, 1996, s. 261-262; Khoniates, 1995, s. 22; Geyikoğlu, 2003, s. 252;
Tellioğlu, 2007b, s. 81-82; Fallmerayer, 2011, s. 18; Subaşı, 2013, s. 718, 724725).
Gerek Karadeniz ve gerekse Çoruh Vadisi boyunca Karadeniz’e ulaşan
Klarceti’nin ortaçağı hakkında malumatlar bulabildiğimiz başlıca Ermeni kaynakları, Moses Khorenats’i, Sirak Ananias, Ghazar P’arpec’i’s, Gevond, Ardzrouni, Aristakes, Sebeos, Genceli Kirakos, Stephannos Orbelian ve Hetum’un
eserleridir. Bu kaynaklardan başka benzer malumatlar bulabildiğimiz ve Gürcü3
ORTAÇAĞ ERMENİ KAYNAKLARINDA DOĞU KARADENİZ VE ÇEVRESİ
lerin yegâne tarihi olan Kartlis Tskhovreba’yı da burada zikredebiliriz.2 Doğu
Karadeniz ve çevresine dair bilgiler veren Ermeni müelliflerinden biri, eserinin niteliği dolayısıyla Ermeni Heredotu olarak bilinen antik dönem tarihçisi
Moses Khorenats’i’dir. Bu eserde her ne kadar eskiçağa dair bilgiler yer alsa
da bazı yer isimlerinin anlaşılması açısından bu bilgileri burada zikretmek yerinde olacaktır. Müellif, Klarceti’nin antik dönemde adının Gghardch olduğunu belirtir. Tsarevitch Wakhoucht’i ve S (...truncated)