FİNANSAL GELİŞMENİN EKONOMİK BÜYÜMEYE ETKİSİ: EKONOMETRİK BİR ANALİZ
FİNANSAL GELİŞMENİN EKONOMİK
BÜYÜMEYE ETKİSİ:
EKONOMETRİK BİR ANALİZ
Mehmet MERCAN
Yrd.Doç.Dr., Hakkari Üniversitesi, İİBF
İktisat Bölümü
Osman PEKER
Doç. Dr., Adnan Menderes Üniversitesi, İİBF
Finansal Gelişmenin Ekonomik Büyümeye Etkisi:
Ekonometrik Bir Analiz
The Effect Of Financial Development On
nomic Growth: An Econometric Analysis
Eco-
Özet
Bu çalışmada, finansal gelişmenin ekonomik
büyüme üzerindeki etkisi 1992-2010 dönemi aylık
verileri kullanılarak Türkiye ekonomisi için araştırılmıştır. Pesaran vd.’nin (2001) geliştirmiş olduğu
sınır testi yaklaşımıyla yapılan çalışmadan elde
edilen ampirik kanıtlara göre, değişkenler arasında
eş-bütünleşmenin olduğu tespit edilmiştir. Buna
göre, uzun dönem analizinde finansal gelişmenin
ekonomik büyüme üzerindeki etkisi teorik beklentilerle uyumlu bir şekilde pozitif ve istatistiki
olarak anlamlı bulunmuştur. Kısa dönem analizinde ise, hata düzeltme teriminin katsayısı istatistiki
açıdan anlamlı ve negatif olduğu görülmüştür.
Dolayısıyla değişkenler arasında ortaya çıkan
sapmalar uzun dönem denge düzeyine yakınsamaktadır.
Abstract
In this study, the effect of financial development
on economic growth was searched for Turkish
economy by using the monthly data of the period
from 1992 to 2010. According to empirical evidence, derived from the study made with bounds
testing approach developed by Pesaran, et al.
(2001), it was found that there was co-integration
among variables. According to this, the effect of
financial development on economic growth in the
long-run analysis was found positive statistically
significant in line with theoretical expectations.
However, in the short run analysis coefficient of
error correction term was seen statically significant and negative. Therefore, the deviation
among the variables converge to in the long-run
equilibrium level.
Anahtar Kelimeler: Finansal Gelişme, Ekonomik
Büyüme, Nedensellik Analizi, Sınır Testi.
Keywords: Financial Development, Economic
Growth, Causality Analysis, Bounds Testing.
1. Giriş
Bir ülkede kullanılan finansal araçların artması ve bu araçların daha yaygın kullanılabilir hale gelmesi finansal gelişme olarak tanımlanmaktadır. Başka bir ifadeyle
finansal gelişme finansal piyasaların gelişmesidir (Erim, 2005). Finansal gelişme,
ESKİŞEHİR OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİ İİBF DERGİSİ, NİSAN 2013, 8(1), 93-120
93
finansal sistemin büyüklük ve yapı itibariyle değişimidir. Finansal derinleşme ise
milli gelir içerisinde para arzının payını ifade etmekte olup, finansal gelişmenin ve
kullanılan finansal araç çeşitliliğinin bir ölçüsü olmaktadır (Saltoğlu, 1998). Finansal
gelişme, finansal değişim sürecinde tasarrufları yatırıma dönüştüren kanal olarak
da ifade edilebilir.
Literatürde, finansal piyasalar ve kurumların ülkelerin ekonomik gelişme sürecine
farklı yollardan önemli katkıda bulundukları sıklıkla vurgulanmakta ve birçok ampirik çalışmanın konusunu oluşturmaktadır. Çalışmalarda genel olarak, iktisadi işlevlerini yerine getiren finansal sistemin uzun dönemde ekonomik büyümeye katkı
yapacağı belirtilmektedir (King ve Levine, 1993a, 1993b; Arestis ve Demetriades,
1997; La Porta vd., 1997; Thiel, 2001; Levine, 2004; Eschenbach, 2004; Lawrence,
2006; Shan ve Jianhong, 2006; Ang, 2007).
Finansal kurumlar, reel sektörün kredi taleplerini yerine getirebildikleri ölçüde, o
ülkenin ekonomik büyümesi de yüksek olacaktır. Finansal gelişme ve ekonomik
büyüme çerçevesinde yapılan ilk çalışmalarda (Gurley ve Shaw, 1955, 1967;
Gerschenkron, 1962; Goldsmith, 1969), teorik görüşlerin bir bütün olarak ifade
edilememesine rağmen, finansal aracılık işlevinin ekonomik büyüme sürecindeki
etkisini dile getirdikleri görülmektedir.
Gurley ve Shaw, finansal sektör ile ekonomik gelişme arasındaki ilişkiye ilk defa
dikkat çekmesine rağmen, finansal gelişme ve ekonomik büyüme arasında bir nedensellik ilişkisinin olup olmadığına veya varsa bu nedensellik ilişkisinin yönünün
ne olacağına ilişkin herhangi bir yorum yapmamaktadır. Patrick (1966), finansal
sektör ile ekonomik gelişme arasındaki ilişkiyi ilk defa kavramlaştırarak ele almış
ve finansal sektör ile ekonomik gelişme arasındaki nedenselliğin iki farklı şekilde
olabileceğini ifade etmiştir. Buna göre; ‘talep izleyici (demand-following)’ ve ‘arz
öncüllü (supply-leading)’ kavramlarını kullanarak açıklamıştır. ‘Talep izleyici’ durumda, reel sektördeki gelişmelerin sonucunda oluşan talebi karşılamak için finansal sektörün gelişmesini ifade etmekte, ‘arz öncüllü’ durumda ise, finansal sektörün kurumsal olarak gelişmesinin ekonomik büyümeyi uyaracağı şeklinde açıklamaktadır.
Finansal sektör ile ekonomik gelişme arasındaki nedenselliğin yönünü belirlemek
amacıyla yapılan birçok çalışmada bir uzlaşmanın olduğunu söylemek zordur. Finansal gelişme ve ekonomik büyüme arasında yapılan ampirik analizlerde, nedensellik ilişkisinin tek yönlü olduğunu ifade eden çalışmaların yanı sıra iki yönlü ilişkilerin varlığınında söz konusu olduğu görülmektedir (Hermes, 1994; Arestis ve Demetriades, 1997; Thiel, 2001; Eschenbach, 2004; Lawrence, 2006; Shan ve Jianhong, 2006; Ang, 2007). Bazı çalışmalarda ise finansal gelişme ve ekonomik büyüme değişkenleri arasındaki ilişkinin zayıf olduğu, hatta finansal gelişmenin ekono-
94
ESKİŞEHİR OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİ İİBF DERGİSİ
mik büyüme sürecinde azaltıcı bir rolünün de olabileceği ifade edilmektedir (Singh,
1997; Deidda, 2006).
Bu çalışmada, finansal gelişmeyle ekonomik büyüme arasındaki ilişki Türkiye’nin
1992-2010 dönemi aylık verileri kullanılarak sınır testi yardımıyla araştırılmıştır.
Çalışmanın ikinci bölümünde, ampirik çalışmalarla ilgili literatür taraması tablolar
halinde sunulmuştur. İzleyen bölümlerde analizde kullanılan veri seti ve yöntem
tanıtılmış ve elde edilen bulgulara yer verilmiştir. Son bölümde ise genel bir değerlendirme yapılmıştır.
2. Literatür Taraması
Finansal gelişme ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi inceleyen ilk çalışmalar
Bagehot (1873), Schumpeter (1912) tarafından yapılmıştır. Schumpeter (1912)
çalışmasında, iyi işleyen bir bankacılık sistemi, yeni ürünleri en etkin ve verimli
şekilde üretmek için gerekli olan teknolojik yeniliklerin finansmanını temin ederek,
yatırımcıları finansal olarak destekleyeceğini yani, finansal sektörün, özellikle de
bankacılık sektörünün gelişmesinin ekonomik büyüme için gerekli olduğunu belirtmiştir. Literatürde Schumpeter’i (1912) takiben birçok teorik ve ampirik çalışmalar yapılmıştır. Finansal gelişme ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi inceleyen çalışmalar, ülke grupları, kullanılan yöntemler ve sonuçlar Tablo 1’de verilmiştir. Tablo 1’den izlenebileceği gibi, çalışmaların genelinde finansal gelişme ve ekonomik büyüme arasındaki nedensellik bağlamında fikir birliği olmasa da, finansal
gelişmenin ekonomik büyümeyi pozitif etkilediği kanısı desteklenmektedir.
Tablo 1: Finansal Gelişme ve Ekonomik Büyüme İlişkisini İnceleyen Teorik ve
Ampirik Bazı Çalışmaların Özeti
Yazarlar
Gurley ve Shaw (19551967)
Goldsmith (1969)
Benecivenga ve Smith
(199 (...truncated)