Kuramdan Yönteme “Ruh Sağlığı-Din” Çalışmalarında Karşılaşılan Güçlükler

Çukurova Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi (ÇÜİFD), Jun 2011

Bu çalışmanın amacı, ruh sağlığı ile dindarlık arasındaki ilişkiyi konu edinen ampirik çalışmalarda karşılaşılan teorik ve metodik problemleri tespit ve tartışmaktan ibarettir. Özellikle ABD ve Avrupa bilim çevrelerinde psikiyatrlar, psikologlar ve din psikologları ruh sağlığı- dindarlık ilişkisini yoğun bir şekilde incelemektedirler. Türkiye’de henüz istenilen düzeyde olmasa da bu konuya ilginin her geçen gün daha fazla arttığı görülmektedir. Ancak gerek yurt içi gerekse yurt dışı çalışmalardan elde edilen sonuçlar birbirini dışlayacak kadar çeşitlilik arz etmektedir. Bu durum sosyo-kültürel ve dini faktörlerden kaynaklandığı gibi bireysel faktörlerden de kaynaklanmış olabilir. Ancak aynı ya da benzer kültürel yapıda gerçekleştirilen çalışmalarda da tutarsız sonuçlara ulaşılmaktadır. Bu ise araştırmanın hemen her aşamasında araş- tırmacının kişisel tercihlerinin devreye girdiği anlamına gelmektedir. Çünkü din, dindarlık ve ruh sağlığı kavramları nasıl tanımlanıyorsa ona göre sonuçlar elde edilmektedir. Örneklem seçiminden kullanılan ölçeklere kadar pek çok hususta da aynı sorun devam etmektedir.

Article PDF cannot be displayed. You can download it here:

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/46940

Kuramdan Yönteme “Ruh Sağlığı-Din” Çalışmalarında Karşılaşılan Güçlükler

Kuramdan Yönteme “Ruh Sağlığı-Din” Çalışmalarında Karşılaşılan Güçlükler∗ Doç. Dr. Asım YAPICI∗∗ Atıf / ©- Yapıcı, A. (2011). Kuramdan Yönteme “Ruh Sağlığı-Din” Çalışmalarında Karşılaşılan Güçlükler, Çukurova Üniversitesi Đlahiyat Fakültesi Dergisi 11 (2), 25-61. Özet-. Bu çalışmanın amacı, ruh sağlığı ile dindarlık arasındaki ilişkiyi konu edinen ampirik çalışmalarda karşılaşılan teorik ve metodik problemleri tespit ve tartışmaktan ibarettir. Özellikle ABD ve Avrupa bilim çevrelerinde psikiyatrlar, psikologlar ve din psikologları ruh sağlığıdindarlık ilişkisini yoğun bir şekilde incelemektedirler. Türkiye’de henüz istenilen düzeyde olmasa da bu konuya ilginin her geçen gün daha fazla arttığı görülmektedir. Ancak gerek yurt içi gerekse yurt dışı çalışmalardan elde edilen sonuçlar birbirini dışlayacak kadar çeşitlilik arz etmektedir. Bu durum sosyo-kültürel ve dini faktörlerden kaynaklandığı gibi bireysel faktörlerden de kaynaklanmış olabilir. Ancak aynı ya da benzer kültürel yapıda gerçekleştirilen çalışmalarda da tutarsız sonuçlara ulaşılmaktadır. Bu ise araştırmanın hemen her aşamasında araştırmacının kişisel tercihlerinin devreye girdiği anlamına gelmektedir. Çünkü din, dindarlık ve ruh sağlığı kavramları nasıl tanımlanıyorsa ona göre sonuçlar elde edilmektedir. Örneklem seçiminden kullanılan ölçeklere kadar pek çok hususta da aynı sorun devam etmektedir. Anahtar sözcükler- Din, Dindarlık, Dindarlık Tipleri, Dindarlığın Boyutları, Ruh Sağlığı, PsikoSosyal Uyum §§§ ∗ 8-10 Ekim 2010 tarihlerinde Konya’da gerçekleştirilen “Din Psikolojisinin Đmkânları, Sınırları ve Gelecek Vizyonu” konulu I. Ulusal Din Psikolojisi Kongresi’nde sunulan bildirinin yeniden gözden geçirilerek makale formatında düzenlenmiş şeklidir. ∗∗ Çukurova Üni. Đlâhiyat Fakültesi Din Psikolojisi Anabilim Dalı, e-posta: Doç. Dr. Asım YAPICI Giriş Avrupa ve ABD’de özellikle 1980’lerden sonra artmaya başlayan ruh sağlığıdindarlık araştırmaları günümüzde daha da hızlanmıştır. Ampirik çalışmalar üzerinden gerçekleştirilen meta-analitik araştırmalar bu konuda devasa bir literatürün oluştuğunu ortaya koymaktadır. Ruh sağlığı – dindarlık ilişkisini konu edinen çalışmalar Avrupa ve ABD’de psikologlar, din psikologları, psikiyatrlar hatta zaman zaman sosyologlar tarafından yürütülürken ülkemizde bu konuya ilgi duyanlar genellikle ilahiyat çevrelerindeki din psikologlarıdır. Bu durum başta tek yönlü bakış açısı olmak üzere çok çeşitli sıkıntıları beraberinde getirmektedir. Ülkemizdeki akademisyenlerin kahir ekseriyeti, ruh sağlığı-dindarlık çalışmalarını teori ve yöntem bakımından pozitivist metodolojinin önermeleri doğrultusunda gerçekleştirmektedirler. Bu noktada kuramsal açıdan özellikle “başa çıkma”, “bağlanma stilleri ” ve “atıf” teorileri tercih edilmekte, araştırmalarda genellikle nicel yöntem benimsenmekte; anket, test, ölçek vs. tekniklerle veriler toplanmakta, istatistiksel çözümlemelerle bulgulara ulaşılmaktadır. Hem söz konusu teoriler, hem de ölçekler ya temelde Batı kökenli ya da Batılı literatürden beslenerek hazırlanmaktadır. Bu bağlamda şu soruyu ön plana çıkartmanın anlamlı olduğu kanaatindeyiz: Müslüman insan tipi ve dindarlığı dikkate alınmadan, Batıda şekillenen insan tipleri ve dindarlık modelleriyle gerçekleştirilen çalışmalar, Müslüman Türk insanını ne kadar tahlil edebilir? Bu sorudan hareketle çalışmamızın birisi özel diğeri genel olmak üzere iki problem etrafında yoğunlaşacağını söylemek durumundayız. Özelde ruh sağlığı-dindarlık çalışmalarında karşılaşılan teorik ve metodik güçlükler üzerinde durulacak, bu kapsamda din psikolojisi alanında yerel bilgiyi oluşturamama problemi üzerinde yoğunlaşılacaktır. Genelde ise pozitivist paradigmayı benimsemiş din psikolojisi çalışmalarında karşılaşılan güçlükler tespite çalışılacaktır. Amacımız söz konusu problemleri aşabilmek için neler yapılması gerektiğini tartışmaya açmak ve çözüm yollarının üretilmesine katkı sağlamaktır. Aslında ruh sağlığı-dindarlık çalışmalarında karşılaşılan güçlükler sadece ülkemizdeki araştırmalarda değil Batı bilim çevrelerinde de sıklıkla tartışma konusu yapılmaktadır. Kuşkusuz orada karşılaşılan sorunların büyük bir kısmı ülkemizdeki çalışmalarda da gözlenmektedir. Ancak Batı bilim çevrelerinde yaşanmayan, sadece ülkemize has sorunların olduğunu da ifade etmek gerekir. 26 Kuramdan Yönteme “Ruh Sağlığı-Din” Çalışmaları Genel anlamda düşünülecek olursa, ruh sağlığı-dindarlık araştırmalarında karşılaşılan sorunlar “konu”, “yöntem” ve “araştırmacı”dan kaynaklananlar olmak üzere üç kısımda ele alınabilir. Ayrıca bunları “nesnel” ve “öznel” sorunlar şeklinde ikili bir tasnife tabii tutmak da mümkündür. Bununla birlikte çoğu kez söz konusu sorunların iç içe girdiği ve oldukça kompleks bir yapı arz ettiği görülmektedir. Problemin çok yönlü ve çok boyutlu olduğunu unutmaksızın ancak analitik ve kategorik bir tavır takınarak çalışmamızı “teorik” ve “yöntemsel” sorunlar şeklinde iki temel başlık altında ele almak istiyoruz. 1. Ruh Sağlığı-Dindarlık Araştırmalarında Karşılaşılan Teorik Sorunlar a) Tanımlardan Kaynaklanan Sorunlar aa) Ruh Sağlığının Tanımlanması Problemi Öncelikle söylemek gerekir ki, psikiyatrlar ve psikologlar arasında ruh sağlığı kavramıyla neyin kastedildiği hususunda fikir birliği mevcut değildir. Çünkü normallik ile anormallik, sağlıklı olma ile hasta olma arasında kesin bir sınır belirlemek kolay olmadığından ruh sağlığını tanımlamak oldukça zordur (Holm, 2004: 143). Dahası bilimsel açıdan normal ile normal dışı davranışların ayrımı yapılırken kullanılabilecek kesin ölçütler bulunmamaktadır. Geçtan’a (1995: 12-13) göre, bu konuda ileri sürülen yaklaşımlar, büyük oranda birbirini dışlayan iki farklı görüş altında toplanabilir: Birinci görüşe göre, toplumsal normlara uyma oranı normali, bu kurallardan sapma oranı ise anormal olanı ortaya koymaktadır. Buradan hareketle toplumda kabul gördüğü sürece hiçbir davranışın normal dışı olmadığı anlamı çıkarılabilir. Đkinci görüş ise, toplumsal kurallara uymanın bireysel huzur ve sosyal düzen için gerekliliğini vurgulamakla birlikte, gerçek normallik için temel ölçütün kişinin kendisini iyi hissetmesi olduğunda ısrar etmektedir. Âdeta her iki yaklaşımı birlikte değerlendiren Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) göre ruh sağlığının normal olması, “kişinin kendisiyle ve çevresiyle uyum içinde olması” demektir (akt. Ankay, 1992: 11). Fakat bu tanım da normalin ve anormalin sınırlarını net bir biçimde belirlemekten uzak görünmektedir. Holm (2004: 143) ruh sağlığını “bireyin iç ve dış dünyasındaki ilişkilerini bozacak rahatsızlıkların bulunmaması” şeklinde ifade etmektedir. Çeşitli araştırmacılara dayanarak, ruh sağlığını anlamada “olgunlaşma”, “uyum”, “denge”, “kendilik algısı” ve “bireysel farkındalık” olmak üzere çok çeşitli kriterlerin bulunduğunu vurgulayan Yaparel’e (1987: 44-54) göre: “Psiko-sosyal açıdan sağlıklı olan kişi, hayatın önüne çıkardığı engelleri, çelişkileri ve problemleri semptomatik davranışa başvurmadan çözebilen insandır.” Bu çerçeveden bakılac (...truncated)


This is a preview of a remote PDF: https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/46940
Article home page: http://dergipark.org.tr/cuilah/issue/4181/54946

Asım YAPICI. Kuramdan Yönteme “Ruh Sağlığı-Din” Çalışmalarında Karşılaşılan Güçlükler, Çukurova Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi (ÇÜİFD), 2011, pp. 25-61, Volume 2, Issue 11,