Fârâbî'nin Önerme Anlayışı
Mantık Araştırmaları Dergisi
Journal of Logical Studies
Fârâbî’nin Önerme Anlayışı
Yazar(lar) | Author(s): Mustafa ÖZBAKIR
Bu makaleyi kaynak gösterin | Cite this article:
Özbakır, M. "Fârâbî'nin Önerme Anlayışı". Mantık Araştırmaları Dergisi 2 (2020): 172-175
Bu makaleye çevrimiçi ulaşın | See this article online:
https://dergipark.org.tr/tr/pub/mader/issue/59321/807065
ISSN 2687-3125 | e-ISSN 2687-3125
Mantık Araştırmaları Dergisi
Yıl: 2 Sayı: 3-4 2020 / Bahar-Kış
Fârâbî’nin Önerme Anlayışı
Mustafa ÖZBAKIR*
Ferruh Özpilavcı
İstanbul: Litera Yayıncılık, 2018, 351 sayfa.
*
Uzman, Mustafa Özbakır, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı,
Geliş Tarihi: 07-10-2020
Kabul Tarihi: 21-12-2020
Yayın Tarihi: 31-12-2020
İslâm düşünce tarihinde ilk defa Fârâbî’nin (ö. 339/950) ortaya
koyduğu ve daha sonra İbn Sînâ’nın (ö. 428/1037) tüm sistemini üzerine
inşa ettiği anlayışa göre insan tarafından elde edilen tüm bilgiler ya
tasavvur denilen kavramların bilgisi ya da tasdik denilen önermelerin
bilgisidir. Bunların ilkine tanım ve betimden oluşan kavl-i şârihle,
diğerine ise kıyas, tümevarım ve temsilden oluşan kanıt ile ulaşılır. Bu
anlayışa uygun olarak mantıkta tasavvurât bölümünün gayesi tanım,
tasdikât bölümünün gayesi ise kıyas (el-matlabu’l-a‘lâ) kabul edilir. Tabii
olarak bu gayelere ulaşmak için de öncelikle bunların temelinde yer alan
ilkeler incelenir. Tasavvurlar söz konusu olduğunda bu ilkeler beş tümel,
tasdikler söz konusu olduğunda ise önermeler ve onların hükümleridir.
Doç. Dr. Ferruh Özpilavcı’nın Fârâbî’nin Önerme Anlayışı adlı eseri
kıyasın ilkeleri konumunda olan önermeler ve hükümlerini Fârâbî’nin
müstakil olarak telif ettiği İbâre’si ve Aristoteles’in Peri Hermeneias’ı
üzerine yazmış olduğu Şerhu’l-İbâresi özelinde ele almayı
amaçlamaktadır. Giriş, sonuç ve üç bölümden oluşan eserin ilk
bölümünde Aristoteles’in Peri Hermeneias’ı ve Meşşâî gelenekte Peri
Hermeneias üzerine yazılmış şerhler üzerinde durulurken ikinci bölümde
Fârâbî’nin mantık ilmine yaklaşımı ve önermeler başta olmak üzere
mantık alanında telif ettiği eserleri araştırma konusu yapılır. Üçüncü ve
son bölümde ise kitabın esas konusu olan Fârâbî’nin önerme anlayışına
yoğunlaşılır.
Eserin genel sistematiği dikkate alınırsa birinci ve ikinci bölüm
okuru asıl gaye olan üçüncü bölüme hazırlamaktadır diyebiliriz. Zira
birinci bölüm, Aristoteles’in Peri Hermeneias’ının içeriği hakkında
KİTAP TANITIMI
ISBN: 978-605-9925-52-5
Fârâbî’nin Önerme Anlayışı
muhtasar bilgiler sunmasının yanında bu eser üzerine yazılan şerhleri de
kronolojik olarak zikretmektedir. Bu yönüyle ilk bölüm aynı zamanda Peri
Hermeneias’la ilgili bir literatür çalışması olarak da değerlendirilebilir.
Ayrıca bu bölümde İslâm dünyasında yapılan Peri Hermeneias
çalışmalarına özel bir başlık açılması Aristoteles’in mirasının İslâm
dünyasında nasıl karşılandığı hakkında da genel bir fikir vermektedir.
İkinci bölümde ise yazar, Fârâbî’nin mantık anlayışını özet bir şekilde
ortaya koyduktan sonra onun mantık alanında telif etmiş olduğu eserleri
hakkında kısa bilgiler vermektedir. Bu bölümde dikkat çekici bir husus,
Fârâbî’nin Şerhu’l-İbâre’de Arisoteles’e biçimsel olarak bağlı kalmakla
birlikte müstakil olarak telif ettiği İbâre’sinde kendine özgü bazı
değişiklikler yaptığına işaret edilmesidir. Bu da Fârâbî’nin her ne kadar
Aristoteles takipçisi olsa da sistem içerisinde kendine has bazı
değişikliklerde bulunduğunu göstermektedir.
Fârâbî, Aristoteles’ten sonra bir bütün olarak felsefenin, bunun
içerisinde de özel olarak mantığın yeniden inşasında oynadığı rol
nedeniyle muallim-i sânî olarak anılmaktadır. Bu nedenle Fârâbî’nin
gerek tasavvurlar gerekse de tasdikler etrafında ortaya koyduğu görüşler
büyük önem arz etmektedir. Bununla birlikte tasdik bölümünde
önermeler ve hükümleri, İslâm mantıkçıları tarafından ziyadesiyle
önemsenen burhan teorisine temel oluşturması bakımından daha özel bir
yere sahiptir. İşte Özpilavcı, eserinin üçüncü bölümünde yedi alt bölüme
ayırmak sûretiyle Fârâbî’nin bu husustaki düşüncelerini gayet sade bir
dille ve akıcı bir üslupla ortaya koymaktadır.
Seyyid Şerîf Cürcânî (ö. 816/1413), lafızların yardımı olmadan insanın
zor da olsa bilgiye ulaşmasının mümkün olduğunu, buna karşın bilginin
bir başkasına aktarımının lafızlar olmadan gerçekleşmesinin imkânsız
olduğunu söyler.1 Zira zihindeki anlamlar ancak bu anlamlara delâlet
eden lafızlar aracılığıyla bir başkasına aktarılabilir. Bu nedenle
mantıkçılar lafız bahislerini doğrudan olmasa da bi’l-araz mantığın
konuları arasında görmüşlerdir. Bu doğrultuda Özpilavcı, üçüncü
bölümün başında önermeye giriş başlığı altında öncelikle delâlet
bahislerine değinir ve lafızların düşünceyle, düşüncenin varlıkla olan
ilişkisini bütüncül bir şekilde ortaya koyar. Bu şekilde lafızların özellikleri
incelendikten sonra yazar, bir sonraki bölümde lafızlardan müteşekkil
haberî tam söz olan, mantıkçının esas uğraş alanı önermenin tanımı ve
unsurlarına geçiş yapar.
1
Seyyid Şerîf el-Cürcânî, (Hâşiyetü Tahrîri’l-Kavâidi’l-Mantıkıyye (Tahrîrü’l-Kavâidi’lMantıkıyye içinde), İstanbul: Hâşemi Yay., 4. Basım, 2017, s. 59.
173
Mustafa ÖZBAKIR
Önermeler, farklı itibarlar dikkate alınarak çeşitli şekillerde taksim
edilebilir. Özpilavcı, önermenin tanımı ve unsurlarını takip eden üç
bölümde sırasıyla önermelerin yapısını, niteliğini ve niceliğini göz
önünde bulundurarak önerme çeşitlerini üç kısımda inceler. Yapısına
göre önerme çeşitlerinde Fârâbî, Aristoteles’in eserindeki sistemine uygun
olarak İbâre ve Şerhu’l-İbâre kitaplarında sadece yüklemli önermeleri
incelemiş, şartlı önermelere ise daha çok Kıyas veya Cedel kitaplarında yer
vermiştir. Ancak bilindiği gibi şartlı önermeler daha sonraki mantıkçılar
tarafından doğrudan önerme çeşitleri içerisinde ele alınmaya başlamıştır.
Özpilavcı, Fârâbî’nin bu husustaki düşüncelerini Kıyas ve Cedel
kitaplarından istifade ederek söz konusu başlığın altına derç etmekte ve
böylece yapısına göre önerme çeşitleri bölümünü ikmâl etmektedir.
Niteliklerine göre önermeler bağlamında öncelikle olumlu-olumsuz
ardından basîta, ma‘dûle ve ademî önermeleri ele alan Özpilavcı, burada
basîta, ma‘dûle ve ademî arasındaki ilişkilere de değinmekte ve zahirleri
itibariyle birbirlerine benzeyen bu önermeler arasındaki farkların daha
belirgin hâle gelmesi için tablolar kullanmaktadır. Niceliklerine göre
önermeler ise tekil, tümel-tikel, mühmel ve münharifat olmak üzere dört
kısımda incelenmektedir.
Altıncı bölüm önermeler arası ilişkilere tahsis edilmiştir. Önermeler
arası ilişkiler aslında bir bakıma önermenin hükümlerini ifade etmesi
nedeniyle tenakuz ve tezat gibi tekabül ilişkilerinin yanında döndürme
konusu da bu başlık altında değerlendirilmektedir. Ayrıca bu kısımda
diğer mantık kitaplarında görmeye alışık olmadığımız, esasen metafiziğin
konusu olan Allah’ın geleceğe dair bilgisi ve Allah’ın bilgisi dâhilinde
olan önermelerin mümkün olarak isimlendirilip isimlendirilemeyeceği de
geleceğe dair önermeler kapsamında Fârâbî merkezli olarak
tartışılmaktadı (...truncated)