İbn Sina'ya Kadar Arap Mantığı
Mantık Araştırmaları Dergisi
Journal of Logical Studies
İbn Sînâ’ya Kadar Arap Mantığı | Arabic Logic up to Avicenna
Yazar(lar) | Author(s): Ahmad Hasnawi & Wilfrid Hodges
Çeviren(ler) | Translator(s): Alaattin TEKİN
Bu makaleyi kaynak gösterin | Cite this article:
Hasnawi̇, A , Hodges, W . "İbn Sina'ya Kadar Arap Mantığı". Çev., Alaattin Teki̇n. Mantık
Araştırmaları Dergisi 2 (2020 ): 153-171
Bu makaleye çevrimiçi ulaşın | See this article online:
https://dergipark.org.tr/tr/pub/mader/issue/59321/767127
ISSN 2687-3125 | e-ISSN 2687-3125
Mantık Araştırmaları Dergisi
Yıl: 2 Sayı: 3-4 2020 / Bahar-Kış
İbn Sînâ’ya Kadar Arap Mantığı
Ahmad Hasnawi & Wilfrid Hodges
Çeviren: Alaattin TEKİN*
Özet
Orta Çağdaki mantık çalışmalarına dair ortak bir eserin bir
bölümünün tercümesini içeren bu yazı, Grek mantık mirasının tercümeler
vasıtasıyla İslam dünyasına aktarılmasını ve İbn Sînâ’ya kadar ki süreçte
Arap mantığının tarihsel gelişimini ele eler. Bununla birlikte başta Fârâbî
ve İbn Sînâ olmak üzere Süryani mütercim ve filozofların tarihsel süreçte
Arap mantığına yönelik yeniliklerin neler olduğu ele alınmaktadır.
Özellikle de İbn Sînâ’nın mantığa getirmiş olduğu yenilikler incelenir.
Ayrıca Helenistik dönemde şarihlerin ortaya koyduğu ve günümüze
ulaşmayan pek çok eserin Fârâbî, İbn Sînâ ve İbn Rüşd gibi filozofların
eserlerinde muhafaza edildiğine dair açıklamaların ele alınması mantık
tarihi açısından önemli bir husustur.
Sînâ
Anahtar kelimeler: Mantık, Grek Mantığı, Arap Mantığı, Fârâbî, İbn
*
Arş. Gör, Dicle Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi, Mantık Anabilim Dalı.
Çevirinin bu aşamaya ulaşmasında büyük bir emeği olan kıymetli hocam Prof. Dr.
Nazım HASIRCI’ya en içten şükranlarımla.
Bu makalenin orijinali: Navaes, Catarina Dutilh, and Stephen Read. 2016. The
Cambridge companion to medieval logic. Cambridge: Cambridge University Pres
Geliş Tarihi: 09-07-2020
Kabul Tarihi: 24-09-2020
Yayın Tarihi: 31-12-2020
Bu bölümde ilk olarak, onuncu yüzyılın sonuna kadar Arap
mantıkçıların Grek eserlerini nasıl devraldıklarını, bu eserleri kendi
eserlerine nasıl dahil ettiklerini ve bu süreç boyunca onların mantık
konusunu nasıl yeniden şekillendirdiklerini tartışacağız. On ikinci
yüzyılda yazmasına rağmen Genç İbn Rüşd, Fârâbî (ö. 950) geleneğine
bağlı olduğundan biz onu da bu sürece dahil ettik. Bundan sonra, İbn
Sînâ’nın on birinci asrın başlarındaki formel yeniliklerine müracaat
edeceğiz. Aynı zamanda bizim tartıştığımız meselelerin çoğu Tony
Street’in Arabic Logic adlı çalışmasında ele alınmaktadır.
ÇEVİRİ MAKALE
•••
Ahmad Hasnawi & Wilfrid Hodges
2.1 Grek Mantık Mirası
Felsefenin bir dalı olarak Arap mantığı, eski Yunan mantığının
varisiydi ve esasen miras, Meşşâî (Peripatetik) geleneğine aitti. Arapça
dilbilgisi, İslâm hukuku ve İslâm tartışma teolojisi (kelam) bağımsız akıl
yürütme yöntemleri geliştirdi ve bu yöntemler ile felsefi bir disiplin olan
mantık arasında kaçınılmaz olarak bazı etkileşimler gerçekleşti. Bu
etkileşim çatışma ve özümseme arasında değişmekteydi. Yunan Meşşâî
mantığı daha sonra Organon olarak kabul edilen Aristoteles'in mantık
metinleri ve çeşitli felsefi inançlara sahip Roma İmparatorluğu bilim
adamlarının bu metinler üzerine yaptıkları yorumlarıyla birlikte
şekillendi. Arap filozoflarının farkına vardığı bu yorumlar sekiz asır
sürdürülen bir faaliyetin ürünüydüler.
Bir giriş olarak Porphyry’in İsagoge’si ile başlayan ve Aristoteles'in
Retorik ve Poetika’sını da kapsayan Arapça Organon, ilk defa Geç Antik
Çağ'da tasarlanan aslında genişletilmiş Organon'du. Ancak Geç Antik
Dönemde sadece program niteliğinde (programmatic) olan bu durum
Arap mantıkçıları için bir gerçeklik oldu. Onlar, bir mantık sistemi
düzenleyerek Organon’u somutlaşmış bir sistem olarak kavradılar. Bu
sistemin formel merkezini genel akıl yürütme veya kıyas teorisi sunmayı
amaçlayan Organon’un üçüncü kitabı olan Birinci Analitikler
oluşturmaktadır. Kategoriler (Kategoriler’in buradaki yerine özellikle İbn
Sînâ tarafından itiraz edilmesine rağmen) ve Yorum Üzerine adlı ilk iki
kitap formel kısımlar için bir hazırlıktır. Organon’un diğer bölümleri, akıl
yürütme teorisini, yalnızca bilimsel faaliyetler değil aynı zamanda sosyal
iletişim alanlarında ve insan eylemlerinin farklı alanlarındaki akıl
yürütme ilkelerine de uyarlar. Bilim için bir yöntem olarak mantık,
Aristoteles'in İkinci Analitikler adlı eserinin amacı iken; çeşitli sosyal
iletişim alanlarını sistematize etmek için bir alet olarak mantık Orgonon’un
diğer kitaplarının da amacıydı. Buna göre Topikler, iki kişinin yaygın
olarak kabul edilen öncüllerden hareket ederek akıl yürüttüğü diyalektik
oyunların kurallarını verirken Sofistik Çürütmeler yanlış düşünceler
tarafından tuzağa düşürülmekten kaçınmanın kurallarını verir. Retorik,
meşhur bir kitle tarafından kabul edilen ikna edici argümanları ortaya
koymak için kurallar sağlar ve son olarak Poetik, eylemler için faydalı olan
hayallerin uyarılması adına söylemler oluşturmak için kurallar verir.
Burada, bu sistemin merkezinde aksiyolojik bir belirsizliğin olduğu
belirtilmelidir: Bu sistem bir yandan beş sanatı aynı seviyede ele alırken;
154
İbn Sînâ’ya Kadar Arap Mantığı
ancak öte yandan, kıyasın mükemmel bir formu olan Burhânî kıyas ile
diğer kıyas türleri arasında bir durum farkı olduğunu ortaya
koymaktadır. (Retorik ve Poetika’nın dahil edilmesi hakkında bkz. Black
1990.)
Grekçe Organon’un Arapçaya kabulü eşsiz bir belgede verilmektedir:
Bağdat Okulunun Organon nüshası olarak adlandırılabilecek bilgileri
içeren bu Arapça el yazması Paris 2346 no’ludur. Bu nüsha da
Aristoteles'in Organon külliyatının Arapça kabulünün kronolojik
sıralaması büyük ölçüde Nestûri alimi Hasan İbn Sûvâr (1017’den sonra
öldü) ve en azından Retorik örneğinde olduğu gibi bir Hristiyan âlimi olan
Ebü Ali b. İsa es-Semh (ö.1027) tarafından kayıt altına alınır. Bu yazma
nüsha, Huneyn b. İshâk (ö. 873) tarafından revize edilen Birinci
Analitikler’in ve Retorik’in anonim çevirisi yine dokuzuncu yüzyılın
başlarında Kindî ve çevresinin bir üyesi olduğu söylenen Naima alHımsî’ye atfedilen Sofistik Çürütmeler’in üç mevcut tercümesinden biri, en
eski çevirilerin bir kısmını içerir. Organon’un diğer metinlerinin çevirileri
Bağdat’taki daha yeni bir çeviri faaliyetinin sonucuydu; Kategoriler ve
Yorum Üzerine İshâk b. Huneyn (ö. 910) tarafından tercüme edildi.
Topikler’in ilk yedi bölümü Ebü'l-Osman ed-Dimeşkî (yaklaşık 900 civarı)
tarafından ve sekizinci bölüm ise İbrahım b. Abdullah el-Kâtib (ö. X. yy)
tarafından tercüme edildi. İkinci Analitikler ve Poetika, Ebû Bişr b. Mettâ (ö.
940) tarafından tercüme edildi. Bu Paris nüshası ayrıca Dimeşkî’nin
çevirdiği Porphyry’nun İsagoge'sini de içerir.
Bağdat nüshasının aslının mevcut olduğu, vurgulanması gereken
dikkate değer bir hakikattir. Çünkü o Aristoteles'in mantık külliyatına
özgüdür. O Aristoteles’in tabiat felsefesi ile hiçbir şekilde
karşılaştırılamaz. İshâk b. Huneyn tarafından tercüme edilen tabiat
felsefesinin birinci kitabı yani Fizik, Bağdat Okulun (...truncated)