Ebu'l-Berekat el-Bağdadi Felsefesinde Tanrı Kitap incelemesi

Mevzu – Sosyal Bilimler Dergisi, Apr 2019

Ahmet KOCA

Article PDF cannot be displayed. You can download it here:

https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/703093

Ebu'l-Berekat el-Bağdadi Felsefesinde Tanrı Kitap incelemesi

mevzu sosyal bilimler dergisi | journal of social sciences mevzu, Nisan/April 2019, s.1:101-104 Kitap Değerlendirmesi / Book Review Ebü’l-Berekât el-Bağdâdî Felsefesinde Tanrı Tuna Tunagöz, İstanbul, İsam, 2017. Ahmet KOCA YL Öğrencisi, 29 Mayıs Üniversitesi, Kelam Master Student, 29 Mayıs University, Kalam İstanbul / TURKEY ORCID ID: orcid.org/0000-0002-3103-783X Makale Bilgisi | Article Information Makale Türü / Article Type: Kitap Değerlendirmesi / Book Review Geliş Tarihi / Date Received: 1 Mart / March 2019 Kabul Tarihi / Date Accepted: 31 Mart / March 2019 Yayın Tarihi / Date Published: 30 Nisan / April 2019 Yayın Sezonu / Pub Date Season: Nisan / April Atıf / Citation: KOCA, A. (2019). Ebü’l-Berekât el-Bağdâdî Felsefesinde Tanrı. Tuna Tunagöz, İstanbul, İsam, 2017. Mevzu: Sosyal Bilimler Dergisi, 1 (Nisan 2019): 101-104. İntihal: Bu makale, ienticate yazılımınca taranmıştır. İntihal tespit edilmemiştir. Plagiarism: is article has been scanned by ienticate. No plagiarism detected. web: http://dergipark.gov.tr/mevzu | mailto: Copyright © Published by Mevzu Toplum Derneği - Metod / Mevzu Community Association, İstanbul, Turkey. Bütün hakları saklıdır. / All right reserved. CC BY-NC-ND 4.0 Ebü’l-Berekât el-Bağdâdî Felsefesinde Tanrı. Tuna Tunagöz, İstanbul, İsam, 2017. İnsanlık tarihi boyunca belli medeniyetler belli dönemlerde düşünce alanında atılımlar gerçekleştirmiştir. Fakat bu atılımlar tarihin tabiatından kaynaklanan sebeplerden dolayı süreklilik arz etmez. İslam medeniyeti de belli bir dönemde düşünsel alanda büyük bir gelişim kaydetmiş, fakat bir süre sonra gerilemeye başlamış ve zihinsel bir krize sürüklenmiştir. Bu durumlarda medeniyet içerisindeki hakim yapılara eleştirel bir şekilde yaklaşabilen düşünürler kriz içerisindeki nesiller için bir çıkış noktası oluşturabilme potansiyeli taşır. Hakkında yapılmış doktora araştırmasının kitaplaşmış halini inceleyeceğimiz Ebu’l-Berekât el-Bağdâdî de bu grup içerisinde yer alan nadir düşünürlerden birisidir. Kendisi, dönemindeki hakim felsefi yapı olan meşşâiliği eleştirmiş ve kendi düşünce sistemini inşa etmeye çaba sarf etmiştir. İlerleyen dönemde de mensup olduğu Yahudîliğin kendisini tatmin etmemesi sonucu İslamiyet’i seçmiştir. Kitap iki bölümden oluşmaktadır. Yazar asıl konu olan Bağdâdî’nin sisteminde tanrı meselesine gelmeden evvel giriş bölümünde filozofun yaşadığı çağdaki sosyal ve siyasi yapıları incelemiş, daha sonra da düşünürün hayatı ve eserleri hakkında bilgi vermiştir. Birinci bölümde Bağdâdî’nin tanrının ispatına dair temellendirdiği delilleri işlemiş, ikinci bölümde de tanrının isimleri ve sıfatları konusunu işlemiştir. Bağdadi’nin yaşadığı çağın otoritelerden yoksun olduğunu söyleyen yazar, İslam dünyasının siyasi anlamda parçalı bir yapı arz ettiğini söyler. Mısır ve Şam’da Fatımiler Şiiliği, Bağdat’ta ise Abbasiler Sünni düşünceyi savunuyordu. Siyasi alandaki bu kaos ortamının yanında düşünce sahasında da kelamcı-felsefeci çekişmesi hat safhaya ulaşmıştı. Bütün bu iç karışıklıkların üstüne o dönemde İslam dünyası haçlı tehlikesiyle de mücadele etmekteydi. Yazara göre, hem siyasi hem mezhepsel çeşitliliğin olduğu bir ortamda Bağdâdî bu çeşitlilikten faydalanmış ve tıpkı Gazali’de olduğu gibi hakikat iddiasındaki gruplar hakkında şüpheye düşmüş, bu şüphesi de onu sorgulamaya ve fikir üretmeye itmiştir. Yazar, Bağdadi’nin din değiştirmesinin de bu sorgulama sürecinin bir tezahürü olduğunu söyler. Bağdadi’nin hayatıyla ilgili bilgilerin sınırlı olmasından ötürü yazar, filozofun hayatına dair genel bir tasvir vermekten öte bir şey yapılamayacağını söyler. Ayrıca yazar, hayatı esnasında filozof kimliğinden çok tabip kimliğiyle Mevzu, sy. 1 (Nisan 2019) | Ahmet KOCA öne çıkan Bağdadi’nin vefatından sonra Râzi ve İbn Teymiyye gibi meşşâilik eleştirisi yapan birçok düşünüre kaynaklık ettiğini tespit etmiştir. Yazarın bir diğer tespiti ise filozofun hayatında radikal bir dönüm noktası olan İslamiyet’e girme hadisesiyle alakalıdır. Tarih kitaplarında bu şekildeki radikal dönüşümlerle alakalı çok fazla spekülatif bilgi bulunmaktadır. Hatta bu bilgilerin bir kısmı düşünürü değersizleştirici bir mahiyet arz etmektedir. Yazar, bu bilgilerin tikel olarak din değiştirme gibi bir olaya sebebiyet veremeyeceğini, bu değişikliğin bir süreç içerisinde gerçekleştiğini söyler. Kitabın birinci kısmında Bağdadi’nin tanrının ispatıyla alakalı kullandığı ve eleştirdiği deliller incelenmiştir. İspat-ı vacip konusunda Bağdadi’nin genel olarak Meşşâi bir çizgi takip ettiğini söyleyen yazar, aklî yollar yanında sezgisel bir yolla da tanrıya ulaşılabileceğinin Bağdadi tarafından savunulduğunu söyler. Bağdadi’deki bu mistik yönün ise Gazali’nin etkisinden dolayı oluştuğunu iddia eder. İlk neden, imkan, varlık ve sezgi delili gibi daha önce kullanılmış delilleri açıklayan Bağdadi, bunlara ek olarak da literatüre “ilk bilgi delili” adında bir ispat-ı vacip delili kazandırmıştır. Yazar Bağdadi’nin düşünce sisteminde eleştiriye tabi tuttuğu ispat-ı vacip delillerine geçmeden evvel, modern dönemdeki araştırmacılar tarafından ileri sürülen Bağdadi’nin vahdet-i vücud nazariyesini benimseyip benimsemediği iddiasını kritize eder. Daha sonra da hudus ve ilk hareket ettirici delillerine Bağdadi’nin yapmış olduğu tenkitlerle birinci bölümü noktalar. İkinci bölümde yazar İslam dünyasındaki düşünce akımlarının sahip oldukları sıfat teorilerini muhtasar bir şekilde açıkladıktan sonra Ebu’lBerekat el-Bağdadi’nin sıfat teorisini anlatmaya başlar. Bağdadi’nin sıfat anlayışı Meşşaî geleneğin ve kelamcı geleneğin sıfat teorilerinden farklıdır. Yazara göre Bağdadi Sıfat teorisinin inşasında Ebu Haşim Cübbâi’nin Ahval nazariyesinden istifade etmiştir. Ona göre sıfatlara hakiki anlamda layık olan tek varlık tanrıdır. Diğer canlılar kısmen veya yarı hakiki şekilde bu sıfatlarla muttasıf olabilir. Sıfat tasnifiyle alakalı olarak ise yazar Bağdadi’nin kendisinden önce süregelen hiçbir sıfat tasnifinin devamı niteliğinde olmayan orijinal bir sıfat tasnifi olduğunu söyler. Bağdadi’ye göre sıfatlar icabi ve selbi olarak ikiye ayrılır. İcabi sıfatlar literatürdeki subuti sıfatlara, selbi sıfatlar da zâta uygun düşmeyen manalar anlamında selbi sıfatlara tekabül eder. Bu bölümde özellikle dikkat çeken husus Bağdadi’nin irade hakkındaki görüşleridir. Yaza- Ebü’l-Berekât el-Bağdâdî Felsefesinde Tanrı. Tuna Tunagöz, İstanbul, İsam, 2017. ra göre Bağdadi, kendinden önceki geleneği iradenin anlamını tam manasıyla kavrayamamakla suçlar ve Allah’ın zatında hadis iradenin bulunmamasını söylemenin kadim iradenin de bulunmamasını söylemeyi gerektireceğini iddia eder ve Allah’ın hadis bir iradeyle vasıflanmasında problem olmadığını söyler. Diğer bir husus ilim sıfatı hakkında Meşşâi geleneğe getirdiği eleştirilerdir. Bağdadi bütün her şeyin ilk ilkeye nispet edildiği halde cüziyyatın bilgisinin tanrıya nispet edilmemesinin tutarsızlık olduğunu söyler. Kitabın son konusu olarak tanrının isimleri meselesinde Bağdâdî, tıpkı selefleri gibi bu konuda isim, (...truncated)


This is a preview of a remote PDF: https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/703093
Article home page: https://dergipark.org.tr/en/pub/mevzu/issue/44858/543471

Ahmet KOCA. Ebu'l-Berekat el-Bağdadi Felsefesinde Tanrı Kitap incelemesi, Mevzu – Sosyal Bilimler Dergisi, 2019, pp. 101-104, Issue 1,