Cumhuriyet Döneminde Türkiye’de Kur’an Kurslarının Kurulması ve Gelişimi

Çukurova Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi (ÇÜİFD), Jun 2011

İslam Dininin temel kaynağı olan Kur’an’ın öğretimi, din eğitiminin amacı ve içeriğinin belirlenmesinde daima özel bir önem taşımıştır. Kur’an metninin doğru biçimde okunması da din eğitiminin bir parçası olarak görülmüştür. Bu nedenle Hz. Peygamber döneminden itibaren örgün ve yaygın eğitim ortamlarında Kur’an’ın içeriğinin ve okunmasının öğretimi üzerinde durulmuştur. Đlköğretim kurumları olan küttab ve sıbyan mekteplerinde Kur’an öğretimi programın temelini oluşturmaktadır. Daha ileri düzeydeki Kur’an öğretimi ise darü’l-Kur’an ya da darü’l-huffaz adlı kurumlarda yapılmıştır. Cumhuriyetten sonra 1924 yılında Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden sonra medreseler kapatılarak, örgün din eğitimi kurumları Maarif Vekâleti’ne bağlanmıştır. Yaygın din eğitimi ise yeni kurulan Diyanet Đşleri Reisliği’nin sorumluluğu alanına girmiştir. Aynı yıl Diyanet Đşleri Reisliği sadece Kur’an öğretimi yapılmak üzere darü’l-huffazların açılmasına çalışmış; ancak başarılı olamamıştır. 1930 yılında din gö- revlisi yetiştirmek amacıyla açılan Đmam ve Hatip Mektepleri kapanınca, Hıfz Dershaneleri açılmıştır. Kurs niteliğindeki Hıfz Dershaneleri uzun bir dönem din görevlisi yetiştirme amacını gerçekleştirmiştir. Çocuk ve yetişkinlere Kur’an okuma ile birlikte dînî bilgilerin de verildiği yaygın eğitim kurumları olarak Kur’an Kurslarının açılmaları ise 1965 yılından sonra başlamış- tır. 1971 yılında yönetmeliğin açılması ile yasal zemin sağlanmış ve sayıları hızla artmıştır. Daha sonraki yıllarda yönetmeliklerde yapılan değişikliklerle kursların etkinliği ve niteliği daha da artmıştır.

Article PDF cannot be displayed. You can download it here:

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/46939

Cumhuriyet Döneminde Türkiye’de Kur’an Kurslarının Kurulması ve Gelişimi

Cumhuriyet Döneminde Türkiye’de Kur’an Kurslarının Kurulması ve Gelişimi Prof. Dr. Zeki Salih ZENGĐN∗ Atıf / ©- Zengin, Z.S. (2011). Cumhuriyet Döneminde Türkiye’de Kur’an Kurslarının Kurulması ve Gelişimi, Çukurova Üniversitesi Đlahiyat Fakültesi Dergisi 11 (2), 1-24. Özet- Đslam Dininin temel kaynağı olan Kur’an’ın öğretimi, din eğitiminin amacı ve içeriğinin belirlenmesinde daima özel bir önem taşımıştır. Kur’an metninin doğru biçimde okunması da din eğitiminin bir parçası olarak görülmüştür. Bu nedenle Hz. Peygamber döneminden itibaren örgün ve yaygın eğitim ortamlarında Kur’an’ın içeriğinin ve okunmasının öğretimi üzerinde durulmuştur. Đlköğretim kurumları olan küttab ve sıbyan mekteplerinde Kur’an öğretimi programın temelini oluşturmaktadır. Daha ileri düzeydeki Kur’an öğretimi ise darü’l-Kur’an ya da darü’l-huffaz adlı kurumlarda yapılmıştır. Cumhuriyetten sonra 1924 yılında Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden sonra medreseler kapatılarak, örgün din eğitimi kurumları Maarif Vekâleti’ne bağlanmıştır. Yaygın din eğitimi ise yeni kurulan Diyanet Đşleri Reisliği’nin sorumluluğu alanına girmiştir. Aynı yıl Diyanet Đşleri Reisliği sadece Kur’an öğretimi yapılmak üzere darü’l-huffazların açılmasına çalışmış; ancak başarılı olamamıştır. 1930 yılında din görevlisi yetiştirmek amacıyla açılan Đmam ve Hatip Mektepleri kapanınca, Hıfz Dershaneleri açılmıştır. Kurs niteliğindeki Hıfz Dershaneleri uzun bir dönem din görevlisi yetiştirme amacını gerçekleştirmiştir. Çocuk ve yetişkinlere Kur’an okuma ile birlikte dînî bilgilerin de verildiği yaygın eğitim kurumları olarak Kur’an Kurslarının açılmaları ise 1965 yılından sonra başlamıştır. 1971 yılında yönetmeliğin açılması ile yasal zemin sağlanmış ve sayıları hızla artmıştır. Daha sonraki yıllarda yönetmeliklerde yapılan değişikliklerle kursların etkinliği ve niteliği daha da artmıştır. Anahtar sözcükler- Kur’an Kursu, Tevhid-i Tedrisat Kanunu, Yaygın Din Eğitimi. §§§ ∗ Çukurova Üni. Đlâhiyat Fakültesi Din Eğitimi Anabilim Dalı, e-posta: Prof. Dr. Zeki Salih ZENGĐN Giriş Đslam Dininin temel kaynağı olan Kur’an’ın öğretiminin, başlangıçtan itibaren din eğitimi faaliyetleri içerisinde özel bir yeri ve anlamı olmuştur. Temel inanç esasları yanında ibadet ve ahlakî esasları da içeren Kur’an’ın öğrenilmesi, doğal olarak dinin vazettiği bilgi ve hayat tarzının öğrenilmesi ve anlaşılması açısından son derece önem taşımaktadır. Kutsal kitabın öngördüğü esaslar din eğitiminin teorisinin oluşturulmasından, eğitimde izlenecek programa; hatta izlenecek yönteme kadar her aşamada temel belirleyici olmuştur. Geniş anlamı ile düşünülecek olursa din eğitimi esas itibarıyla Kur’an eğitimidir. Onun getirdiği inanç, ibadet ve ahlak esaslarından oluşan içeriğinin anlaşılması, yorumlanması ve yaşanması bu eğitimin başlıca amacını oluşturmaktadır. Bu amacın gerçekleştirilmesinin bir parçası ise aynı zamanda Kur’an metninin belirli kurallar çerçevesinde okunabilmesidir. Kur’an’ın okunması bir ibadettir. Sadece bu maksat için Kur’an okumayı öğrenmek söz konusu olabilir. Nitekim günümüzde çocuklar ve yetişkinler için düzenlenen Kur’an kurslarında bu amaç öncelikli olarak gözetilir. Anlamı bilinmeden dahi Kur’an okumanın, inanan insanın ruh dünyasında olumlu etkiler bıraktığı, ibadet etmiş olmanın verdiği huzura kavuşturduğu bilinmektedir. Đlm-i Kıraat ve Tecvit kuralları çerçevesinde Kur’an’ı doğru okutabilme becerisi ise ayrı bir çalışma alanı olmuştur. Şüphesiz din eğitiminin bütünlüğü içerisinde, Kur’an’ın hem okunabilmesi, hem anlamının bilinmesi hem de verilen mesajdaki bilginin davranışa dönüştürülmesini birlikte ele almak gerekir. Kur’an öğretiminin tarihî sürecine bakıldığında genel anlamda bu bütünlüğün sağlanmasının hedeflendiği görülür. Çalışmamızda Cumhuriyet döneminde Kur’an kurslarının gelişimi esas alınmakla birlikte, bu konuya geçmeden evvel Hz. Peygamber döneminden itibaren Kur’an öğretimi konusunda yapılan çalışmalar hakkında genel bir bilginin verilmesi konu bütünlüğünün sağlanması açısından yararlı olacaktır. Kur’an öğretimi, doğal olarak Đslam’ın tebliği ile birlikte başlamıştır. Mekke döneminde başta Dârü’l-Erkam olmak üzere çeşitli ortamlarda Hz. Peygamber müslümanlara Kur’an’ı öğretmiştir. Hicret’ten sonra Medine’de inşa edilen Mescid-i Nebevî ve hemen yanındaki Suffa’da yapılan eğitim de aynı amacı taşımıştır. Kur’an dersleri, namazda okunmak üzere ezberlenmesi, ahenkli sesle okunması ve metinlerin uygulanmak üzere açıklanmasını kapsamaktadır. Medine döneminde Mescid-i Nebevî dışındaki mescit ve 2 Cumhuriyet Döneminde Türkiye’de Kur’an Kursları evlerde de bu tarz eğitimin yapıldığı, eğitim için ayrıca muallimler de görevlendirildiği, muallimlerin - hediye olarak dahi - ücret almalarının söz konusu olmadığı bilinmektedir1. Buralarda yetişen insanlar yeni müslüman olan toplulukların eğitimi işiyle görevlendirilmiş, bu gelenek Hulefâ-i Raşidîn döneminde de sürdürülmüştür2. Đlk dönemlerde küttap adı verilen, daha sonraki dönemlerde ise sıbyan mektebi, mahalle mektebi ya da iptidai mektepleri olarak anılan çocukların temel eğitimlerinin yapıldığı kurumların öğretim programlarında Cumhuriyet’in başlarına kadar, din dersleri ile birlikte Kur’an öğretimi daima yer almıştır3. Đslam dünyasında medreselerin kurulması ile birlikte Kur’an’ın bir taraftan genel eğitim içerisinde Tefsir, Hadis, Fıkıh, Kelam gibi ilimler altında içeriğinin, bir taraftan da darü’l-Kur’an, dârü’l-huffâz ve dârü’l-kurrâ adlarıyla açılan müstakil kurumlarda, farklı biçimlerde ve belirlenen Tecvit kurallarına uygun biçimde okunmasının esas alındığı Kıraat ve Mehâric-i Hurûf ilimlerinin tedrisinin söz konusu olduğu, ayrıca hafızlık eğitiminin de verildiği görülmektedir4. Cahit Baltacı’nın tespitlerine göre XV. ve XVI. asırlarda çeşitli şehirlerde 15 dârü’l-kurrâ medresesi bulunmaktadır5; ancak Osmanlı ülkesinde Kıraat ilminin okutulduğu mekânların bunlarla sınırlı olduğu söylenemez. Müstakil olarak dârü’l-kurrâ adıyla inşa edilen binalar olduğu gibi bazen bir medresenin bir kısmı da bu adla Kur’an öğretimine ayrılabilmektedir. Đlk dönemlerden itibaren dâru’l-kurrâlara mescitler, evler, medreseler veya tekkeler içerisinde yer verildiği görülmektedir6. Süreç içerisinde Kur’an öğretiminin kurumsal yapısının nitelik değiştirdiği, daha önce örgün eğitim kurumlarında yer alan bu etkinliğin günümüzde yaygın eğitim içerisinde 1 2 3 4 5 6 Muhammed Hamidullah, Đslam Peygamberi II, 5. bs. Çev. Salih Tuğ, (Đstanbul: Đrfan Yayınları, 1991), s. 758-778. Şakir Gözütok, Đlk Dönem Đslam Eğitim Tarihi, (Ankara: Fecr Yayınları, 2002), s. 183; Johs. Pedersen, “Mescit”, Đslam Ansiklopedisi (MEB), 1957, VIII, 47-62. Mehmet Dağ ve H. Raşid Öymen, Đslam Eğitim Tarihi, (Ankara: Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları, 1974), s. 170. Faik Reşit Unat, Türkiye Eğitim Sisteminin Gelişmesine Tarihî Bir Bakış, (Ankara: Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları, 1964), s. 8; Yusuf Alemdar, Đstanbul’da Kur’an Okulları, (Ankara: Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, 2007), s. 90. Cahid Bal (...truncated)


This is a preview of a remote PDF: https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/46939
Article home page: http://dergipark.org.tr/cuilah/issue/4181/54945

Zeki Salih ZENGİN. Cumhuriyet Döneminde Türkiye’de Kur’an Kurslarının Kurulması ve Gelişimi, Çukurova Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi (ÇÜİFD), 2011, pp. 1-24, Volume 2, Issue 11,