Mahmud Hasan el-Mağnîsî’nin Mantık Anlayışı
Mantık Araştırmaları Dergisi
Journal of Logical Studies
Mahmud Hasan el-Mağnîsî’nin Mantık Anlayışı | Mahmoud Hassan el-Magnisi’s Understanding
of Logic
Yazar(lar) | Author(s): Adem EVMEŞ
Bu makaleyi kaynak gösterin | Cite this article:
EVMEŞ, A . "Mahmud Hasan el-Mağnîsî’nin Mantık Anlayışı". Mantık Araştırmaları Dergisi 2 (2019):
38-72
Bu makaleye çevrimiçi ulaşın | See this article online:
https://dergipark.org.tr/tr/pub/mader/issue/52241/634948
ISSN 2687-3125 | e-ISSN 2687-3125
Mantık Araştırmaları Dergisi
Yıl: 1 Sayı: 2 – 2019 / Kış
Mahmud Hasan el-Mağnîsî’nin Mantık Anlayışı*
Adem EVMEŞ**
Özet
“Mahmud Hasan el-Mağnîsî’nin mantık anlayışı” adını taşıyan bu çalışmada
Mağnîsî’nin Ebherî’nin Îsâgûcî adlı eserine yaptığı Muğni’t-Tullâb adlı şerhinden
hareketle kavram, önerme ve akıl yürütme konuları hakkında görüşlerini ortaya
koymaya çalıştık. Bunu yaparken Kâtî’nin şerhiyle de karşılaştırmada bulunduk. İlk
olarak kavram konusunu ele aldık. Kavramların tanımlarını yaparak örnekler verdik.
Daha sonra beş tümel, tanım konusunu ele aldık. Tanım konusundan sonra önerme ve
akıl yürütme konusu genel hatlarıyla ele aldık. Sonuçta ise ulaşılan kanaatlere yer
verdik.
Anahtar Kelimeler: Mantık, Mağnîsî, Muğni’t-Tullâb, şerh, kavram, önerme, akıl
yürütme.
•••
Mahmoud Hassan el-Magnisi’s Understanding of Logic
•••
Giriş
Bu çalışmada Mağnîsî’nin mantık anlayışını ana hatlarıyla ele alıp,
Mağnîsî’nin kavram, önerme ve akıl yürütme konuları hakkında temel
*
Bu çalışma “Muğnisi’nin Mantık İlmine Katkıları”, (Yüksek Lisans Tezi, Erciyes
Üniversitesi, Türkiye, 2015) adlı çalışmadan elde edilmiştir.
**
Dr., Öğretmen, Milli Eğitim Bakanlığı,
Geliş Tarihi: 19-10-2019
Kabul Tarihi: 02-02-2020
Yayın Tarihi: 02-02-2020
Keywords: Logic, al-Magnisi, Mugni’t-Tullâb, commentary, concept, suggestion,
reasoning
ARAŞTIRMA MAALESİ
In this study called “Mahmoud Hassan al-Magnisi’s Understanding of Logic”,
we tried to clarify Magnisi’s views on the subject of consept, suggestion and reasoning
by looking at his commentary to al-Abhari’s İsagoge, Mugni’t-Tullâb. While doing
this, we also compared his work to Qati’s commentary. First, we discussed the subject
of consept and we gave examples by defining various consept. Then we discussed the
subjects of five universals and definition. Following the subject of definition, we
discussed the subjects of suggestion and reasoning in broad strokes. In the conclusion
section, we stated our conclusions.
Mahmud Hasan el-Mağnîsî’nin Mantık Anlayışı
görüşlerine yer vermeye çalışacağız. Şunu belirtmek gerekir ki h. 1222’de
vefat etmiş olan Mağnîsî, Esîrüddin Mufaddal b. Ömer el-Ebherî’nin
İsâgûcî adlı mantık risalesine 1890 yılında Muallim Muğni’t-Tullab adıyla
bir şerh yazmıştır.1 Mağnîsî’nin mantık görüşlerini ele alırken bu
eserinden faydalandık. Ayrıca ilk şarihlerden olan Hüsamuddîn Hasan elKâtî’nin görüşlerine yer vermeye çalıştık.
Mağnîsî, mantık ilminin temelini oluşturan tasavvur ve tasdik
bağlamında mantık konularını ele almıştır.2 Bilgi, tasavvur ve tasdik
olarak ikiye ayrılmaktadır. Bilginin ilk kısmı olan tasavvur, hüküm
bildirmez iken; bilginin ikinci kısmı olan tasdik ise hüküm bildir. Mesela,
‘insan’ terimi hakkında olumlu ya da olumsuz hüküm verilmemesi
tasavvur olurken, ‘insan yazıcıdır’ ve ‘insan yazıcı değildir.’ şeklinde
hüküm verilmesi ise tasdiktir.3
1. Kavram Teorisi
Mantıkla dil arasında sıkı bir ilişki vardır. Dil sayesinde
düşüncelerimizi ifade ederiz. Bundan dolayı İslam mantık tarihinde, lafızmana ilişkini ortaya koymak amacıyla ilk olarak delalet konusu ele
alınmıştır. Delâlet, bir şeyin halidir ki, onu bilmekle başka bir şey daha
bilinir. Birinci şeye delâlet eden (dâl), ikinci şeye ise delâlet edilen
(medlûl) adı verilir. Delâlet,eğer lafız ile olursa sözlü delâlet, lafız ile
olmazsa sözsüz delâlet olur. Delâlet ister sözlü olsun ister sözsüz olsun,
vaz’î, aklî, tabiî delalet olarak üzere üç kısma ayrılır.4 Ebherî, İsâgûcî’de
sözlü ve sözsüz delalet ayrımı yapmamaktadır.
Delalet türlerinden mantığı ilgilendiren sözlü vaz‘î delâlettir. Sözlü
vaz’î delalet; mutabakat, tazammun ve iltizam olmak üzere üçe ayrılır.
Sözlü vaz‘î delâletin birinci çeşidi olan mutabakatla delalet, lafzın vaz‘
vasıtasıyla konulduğu mananın tamamına delalet etmesidir. Mesela,
‘insan’ teriminin ‘konuşan canlıya’ delaleti böyledir. Lafzın, konulduğu
Necati Öner, Tanzimattan Sonra Türkiye’de İlim ve Mantık Anlayışı (İstanbul: Divan
Kitap, 2012), 39.
2 Mahmud Hasan el-Mağnîsî, Muğni’t-Tullâb, thk. İsam b. Mühezzeb es-Subui (Beyrut:
Dar-ı Beyrut, 1430/2009), 67.
Kutbuddîn Râzî, Tahrîrü’l-Kavâidi’l-Mantıkiyye fî Şerhi’r-Risâleti’ş-Şemsiyye, thk.
Muhsin Bidarfer, (Kum: Menşûrât-ı Bîdâr, 1426/2005), 30-31.
4 Mağnîsî, Muğni’t-Tullâb, 72.
1
39
Adem EVMEŞ
anlamın tamamına uygun olmasından dolayı mutabakat adı verilmiştir.
Bu da ‘ayakkabı, ayakkabıya uydu.’ deyiminden elde edilmiştir.
Tazammun, lafzın vaz‘ vasıtasıyla konulduğu anlamın bir kısmına delalet
etmesidir. Mesela, ‘insan’ teriminin sadece ‘canlıya’ veya sadece
‘konuşan’ terimine delalet etmesi tazammunla delalettir. İltizam, lafzın
vaz’ edildiği anlama veya onun bir kısmına değil de, bu anlamın zihinde
gerektirdiği bir şeye delâlet etmesidir.5 Mağnîsî’ye göre lafzın anlamı
gerektirmesi; ya hem zihnen hem de haricen (dış varlıkta) olur. Mesela,
insanın ilim öğrenmeye ve yazı yazmaya yeteneğinin olması, hem zihnen
hem de haricen bir gerektirmedir. Ya da bu gerektirme sadece hariçte olur.
Mesela, siyahlığın, zenci ve karga için gerekli olması böyledir. Ya da
gerektirme sadece zihinde olur. Görmenin, körlüğü gerektirmesi
böyledir.6
İltizami delaleti diğerlerinden ayıran en önemli özellik, zihinsel
gerektirmenin şart koşulmasıdır. Zihinsel gerektirme bir şeyin diğer bir
şeyi zihinde gerektirmesidir. Bu durumda gerektiren (lâzım) ne zaman
zihinde yer alırsa, gerekenin de (melzûm) zihinde bulunması gerekir.
Bundan dolayı Mağnîsî burada ‘zihnî’ kaydını koymuştur. Burada harici
bir gerektirmenin şart koşulması mümkün değildir. Çünkü haricî iltizam,
bir şeyin başka bir şeyi hariçte gerekli kılmasıdır.7 Bu delalet türlerinde
dikkat çeken husus, lafzın anlam için vaz’ edilmiş (konulmuş) olmasıdır.
Mutabakatla
delalette,
lafız
konulduğu
anlamın
tamamını
göstermektedir. Tazammun da ise anlamın bir kısmını içermektedir.
İltizam da ise gerektirme yoluyla anlamı göstermesidir.
Mağnîsî, bu üç delalet arasındaki ilişkiyi ele almıştır. Mağnîsî,
mutabakatın tazammunu gerektirmeyeceğini ifade etmiştir. Aynı şekilde
mutabakat, iltizamı da gerektirmemektedir. Mağnîsî, Fahreddîn Râzî'nin
bu konuda farklı bir görüşe sahip olduğunu belirtmiştir.8 Fahreddîn
Râzî’ye göre mutabakat, tazammunu gerektirmektedir. Çünkü her
bilinene, zihni bir lazım gerekir. Zihni lazımın tasavvuru, kendisinden
Mağnîsî, Muğni’t-Tullâb, 75; Hüsâm el-Kâtî, Şerhu Îsâgûcî, thk.Kasım b. Naim elHanefi , (Beyrut: Daru’l-Küttabü’l- İlmiyye, 2015), 12-13.
6 Mağnîsî, Muğni’t-Tullâb, 75-76.
7 Mağnîsî, Muğni’t-Tullâb, 76.77.
8 Mağnîsî, Muğni’t-Tullâb, 77 (...truncated)