Safevîlerin Şiîleştirme Siyasetinin Mağduru Olan Bir Aile: Haydarîler ve Irak’taki Faaliyetleri
Necmettin Erbakan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 46, 2018, s. 37-54.
– Hakemli Makale –
SAFEVÎLERİN ŞİÎLEŞTİRME SİYASETİNİN MAĞDURU
OLAN BİR AİLE: HAYDARÎLER VE IRAK’TAKİ
FAALİYETLERİ
Abdulcebbar KAVAK
Doç. Dr., Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi İslami İlimer Fakültesi
Tasavvuf Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
ÖZ
İran’daki Sünnî tarikatlardan biri olan Safeviyye, 16. Yüzyılın başında güçlü bir
tarikatten siyasî bir otoriteye dönüşmüştür. Safeviyye tarikatı mensuplarının sahip
oldukları Sünnî tasavvuf kültürünü terkedip Şiîliği benimsemeleri ve çoğunluğu Sünnî
olan İran halkına devlet eliyle Şiîliğin dayatılması, toplumsal açıdan oldukça zorlu bir
değişim ve dönüşüm sürecini beraberinde getirmiştir. Bazı hanedan mensupları ve halkın
muhalefeti, Safevî yönetimini bu kararlı tutumundan vazgeçirmeye yetmemiştir. Bu
nedenle 16. Yüzyılın ilk çeyreğinden itibaren içinde Haydarî ailesi gibi hanedan
mensuplarının da yer aldığı çok sayıda elit şahsiyet İran’ı terkedip Osmanlı topraklarına
göç etmişlerdir.
Haydarî ailesi, Şeyh Muhammed el-Erdebîlî’nin başkanlığında kalabalık bir aile
efradıyla Irak’a göç etmişlerdir. Irak’ın kuzeyinde açtıkları Maveran Medresesi ile
Bağdat’taki ilmî başarılarından dolayı Osmanlı devlet ricalinin dikkatini çekmişler ve
müftülük ve kadılık görevleri ile taltif edilmişlerdir. Yine ilmiye mensubu olarak halkın
saygınlığını kazanmışlardır. Irak’ta Safeviyye tarikatının Haydariyye kolunu oluşturan
aile, ilim ve tasavvuf alanlarında yararlı hizmetlerde bulunmuşlardır.
Anahtar Kelimeler: Safevîler, İran, Şiîleştirme Siyaseti, Haydarî Alesi, Irak
A Family Which is The Future of The Politics of Safavids:
Haydaris and Their Activities in Iraq
One of the Sunni sufi order in Iran, Safaviyya, at the beginning of the 16th century
turned into a political authority from a strong sufi order. The members of the Safaviyya
abandoned the Sunni sufi culture and adopted Shiism and the imposition of Shi’ism by
the state on the people of Iran, the majority of whom are Sunni, brought about a process
of transformation and transformation which is quite challenging from a social point of
view. Some members of the dynasty and the opposition of the people did not allow the
Safavid government to give up its determined attitude. Fort his reason, from the first
quarter of the 16th century, many elite figures including members of the dynasty such
as the Haydari family abandoned Iran and emigrated to the Ottoman lands.
Abdulcebbar KAVAK
38
The Haydarî family emigrated to Irak with a crowd of family members under the
chairmanship of Sheikh Muhammad al-Erdebîlî. Thanks to the Maveran Madrasah they
have opened in North of Iraq and they missions of mufti and judge in Baghdat and other
cities of Iraq, has attracted the attention of the persons of Ottoman government and
gained the respect of the people. Haydari Family constitute the Haydariyya branch of
the Safaviyya and they made useful services in Iraq.
Keywords: Safavids, Iran, Shiite Politics, Haydari Family, Irak
GİRİŞ
İran, İslam öncesi dönemde Pers topluluklarını tek çatı altında toplayan
Ahameni krallığı ile Sasani İmparatorluğunun yönetimi altında kalmıştır.1
İslam’dan sonraki dönemde ise İran’da Araplar, Türkler ve Moğollar hüküm
sürmekle beraber,2 çoğunlukla Türklerin etkin olduğu devlet ve hanedanlar
ön plana çıkmıştır. Bunlardan Gazne ve Selçuklu devletleri ile Safevî ve Kaçar
hanedanları en uzun süre iktidarda kalanlardır.3
Safevîler İran’ın siyasî tarihinde söz sahibi olmuş hanedanlar içinde
özel bir yere sahiptir. 16. yüzyılın başından itibaren İran’ın toplumsal
hayatında meydana getirdikleri mezhebi değişim ve dönüşüm, İran halkını
derinden etkilemiştir. Şah İsmail Safevî’nin Şiîliği İran’ın resmi mezhebi olarak
ilan etmesi4 ve Şiîliğin yaygınlaştırılması için toplumsal alanda uyguladığı
baskı ve yaptırımlar, çoğunluğu Sünnî olan İran halkının5 muhalefeti ile
karşılaşmıştır. Hanedan mensupları arasında da Şah İsmail’in bu kararına karşı
çıkanlar olmuştur ki bunların başında Şeyh Haydar Pîrüddin el-Erdebîlî’nin
ailesi gelmektedir. Fakat elde ettiği iktidarı kaybetmek istemeyen Şah İsmail
Safevî ve halefleri, oluşan muhalefeti sert bir şekilde bastırma yolunu
benimsemiş ve bu konuda hanedan mensubu ya da halk ayrımı
yapmamışlardır.
1 Naskalı, Esko, “İran”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, İstanbul 2000, XXII, 394;
Garthwaite, Gene R., İran Tarihi, çev. Fethi Aytuna, İnkılap Kitabevi, İstanbul 2011, s.2021, 80.
2 Garthwaite, İran Tarihi, s. 110.
3 Sümer, Faruk, “Kaçarlar” Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, İstanbul 2001, XXIV, 52;
Abrahamıan, Ervand, Modern İran Tarihi, çev. Dilek Şendil, Türkiye İş Bankası Kültür
Yayınları, İstanbul 2011, s. 12; Garthwaite, İran Tarihi, s. 118-202; Karadeniz, Yılmaz, İran
Tarihi, Selenge Yayınları, İstanbul 2012, s. 41-48.
4 Vâilî, Tâlib Muhaybis Hasan, es-Safeviyyûn mine’t-Tarîkati’s-Safeviyye hettâ te’sîsi’d-devle,
Rend Li’t-Tiba’a ve’n-Neşr ve’t-Tevzî’, Dimaşk 2011, s. 239.
5 Kaplan, Doğan, “Şiîliğin İran Topraklarında Egemenliği: Safeviler Öncesi Arka Plan ve Safevi
Dönemi Şiîleştirme Politikaları”, Marife Dergisi, Sayı: 3, 2008, s. 189.
Haydarîler ve Irak’taki Faaliyetleri
39
Safevîler, İran’da toplumsal hayatın hemen her alanında kendisini
hissettiren Sünnî kültürün yok edilmesi için ciddi bir gayretin içine
girmişlerdir. Bu meyanda en çok öne çıkan faaliyetleri içinde; hutbelerin on
iki imam adına okutulması, mevcut ezana yapılan eklemeler, ilk üç halifeye
lanet okunması ve Tebrizde basılan sikkelerin üzerine “La ilahe illallah Ali
veliyyullah” ifadesinin yazılması sayılabilir.6 Atılan adımlardan bu iş için çok
ciddi bir yol haritası hazırlandığı ve planlı hareket edildiği anlaşılmaktadır.
Öncelikle hanedan mensuplarından muhalif olanları etkisiz hale getirmek için
baskı uygulanmış ve direnenler ölüm yahut İran’ı terketmek tercihleriyle
başbaşa bırakılmışlardır. Diğer taraftan toplumsal hayatta Sünnî kültürü
ayakta tutan iki dinamik kurum üzerinde yoğunlaşmışlardır. Bunlar Sünnî
medreseleri ve tarikatlara ait tekkelerdir. Safevîler, yönetimlerinin selameti
için engel ve tehlikeli gördükleri medrese ve tekkelerin büyük çoğunluğunu
yakıp yıkmak suretiyle faaliyet alanlarını daraltmışlardır.7 Bu arada çok sayıda
Sünnî âlim ve mutasavvıfı da öldürmüşlerdir8.
16. yüzyılın ikinci yarısına kadar içinde hanedan mensubu Haydarî ailesi
mensuplarının da bulunduğu pek çok âlim ve mutasavvıf İran’ı terkederek
Osmanlı topraklarına göç etmişlerdir. Bu makalede Irak’a göç eden Safevî
hanedanı mensubu Haydarî ailesinin ilim ve tasavvuf alanlarındaki faaliyetleri
ile toplumsal alana katkılarından bahsedilecektir.
A. SAFEVÎLERİN İRAN’DA İKTİDARA GELİŞİ VE ŞİÎLİĞİ BENİMSEMELERİ
İran’da pek çok hanedanın devlet yönetiminde söz sahibi olduğu
bilinmektedir. Fakat Safeviyye gibi tasavvufî faaliyet yürüten Sünnî bir
tarikatın siyasî ve askeri faaliyetlerle devlet idaresini ele geçirmesi dikkatleri
bu tarikata çekmiştir. Tarikat’a adını veren Şeyh Safiyüddin el-Erdebîlî (ö (...truncated)